Büşra, ayağının altında ki karları ezerken bir ileri bir geri gidiyor, avuçlarını yağan kara doğru açmış bir halde her bir tanenin teninde yok oluşunu izliyordu. Ara ara da dönüp Fırat'a bakıyordu. Fırat, karavanın pazarlığını bir türlü bitirememişti. Adamın kış şartlarında karavan seyahatinin zor olduğunu bile bile çektiği fahiş fiyata değildi Fırat'ın kızgınlığı, herhangi bir evrak ya da belge imzalamadan bu işi halledelim diyordu. Büşra, Fırat ile bir karavanla sonsuza kadar yaşayamayacağını biliyordu. Mantığı kalbinden daha çok konuşmaya kalktığında, üzerine bir tokmak vuruyor tekrar duygularına teslim oluyordu. Babasının bu defa Fırat'ı bulunca işkence ile öldüreceğini de ara ara düşünüyordu ama sonra buna Fırat'ın yanında olduğu sürece izin vermeyeceğini söylüyordu kendine. Şimdi Fat

