"Fırat, sesin neden kesildi?" Fırat, telefonun sesini hoparlöre aldı, şayet karşısında ki maskeli katil Aydın'dı ise kızının çırpınışları bu defa onun için bir şeyler ifade edebilmeliydi. Telefonu yatağının üzerine fırlattı. "Fırat, cevap ver. Ne olur cevap ver? Ölüyorum burada lütfen, Fırat cevap ver, cevap! Fıraat!" Adam halen tetiği çekmemişti. Karanlıkta gözlerini seçebilmeyi dilerdi. İnsanları gözlerine bakmadan etkileyebilmek imkansızdı. Bağırsa, annesi de babası da yetişebilirdi ama bu defa onların hayatını tehlikeye atabilirdi. "Fırat, sana bir şey olursa kendimi asla affetmem. Bende kendimi öldürürüm, kamp alanında ki nehre bırakırım kendimi. Anlıyor musun beni? Sana bir şey olursa..." Büşra'nın hıçkırıkları bölüyordu söylediklerini. Evinin kapısının önüne dizlerinin üzerine

