Emel, omuzunda ki el ile kendine geldiğinde; babasının toprağının üzerine yüzünü gömmüş bir halde uyuyup kalmıştı. Birileri, ya da herhangi biri soğuktan uyuşmuş bedenine dokunarak onu uyandırmaya çalışıyordu ve Emel sahiden bir kaç dakika daha orada kalsa donarak ölebilirdi. Bu soğukta nasıl uyuyabilmişti? Saçları yüzünü örtmüş, darmadağın bir halde iken; kadife taytının içinde ki bacakları ıslak toprağı iyice emmiş buz kesmişti... Adını ilk kez mi duydu onu uyandıran kişinin ağzından, yoksa az evvel omzuna dokunduğunda da seslenmiş miydi bilmiyordu Emel, bunu hatırlayamayacak kadar üşüyordu. "Emel, iyi misin?" Adı ile seslenen yabancı bir erkek sesiydi duyduğu Emel'in. Aslında, o sesin hiç yabancı olmadığının da farkındaydı Emel, yabancı adam bir yerlerden tanıdık bir sese sahipti. Fat

