Büşra, kaşığını yeniden ortada ki iç harç kabına daldırıp bir miktar aldıktan sonra önünde ki pazı yaprağının içine bırakıp, ince bir çizgi haline getirip yaprağı katlamaya başladı. Yaprağın damarlarını kesen Emel, Büşra'nın pazı dolması yapıp götüreceği kişinin önemini sorup sormamak arasındaydı. Büşra'nın hayatında biri vardı ise bile, kendi dikiş tutmamış yaşamına inat; dilsiz kuzeni hep daha mutlu olmayı başarmıştı. O mutsuz olsun istemezdi aslında, mutlaka Büşra da mutlu olmalıydı ama kendisi hak etmiyor muydu? Elinde ki yaprağın damarlarını kestikten sonra Büşra'nın önüne serdi ve: "Adı ne? " diye sordu. Büşra, Emel'e yalan söylemekten rahatsız ama Fırat'tan bahsettiği anda Emel'in evham yapıp, Fırat'ın varlıklarından haberdar olmasını ciddi bir tehdit olarak göreceğinden emindi. Ak

