Artık parmaklarımın hareketi sıfırdı ama tınaklarımla verdiğim tahribattan oluşan yanma hissi, kalbimin sızısının yanında hiçbir şeydi. "Nil'im fark edecek, yapma! Kaldır başını, ona bu sözleri yutturmalısın." Kızılımın fısıltısını algılasamda tepki veremedim. Ortamda rahatsız edici bir sessizlik vardı ve zaman huysuz bir hızla akmaya devam ediyordu. Özgür boğazını temizleyip yeniden söze girdiğinde yine gerildim. "Ben sizi buraya toplamak istedim çünkü hepinize bir özür borcum var. Ali ile de konuştum, helâlleştim. Sıra sizde..." Hayır! Bu bir rüya olmalıydı. Edis pişman dediğinde bile yok artık diyen tarafım dehşete düşmüştü. "Özellikle de senden koca göz... Ben kendimi kaybettim, yaşadıklarımın ağırlığından dolayı önüme gelen insana saldırmak kolayıma geldi. Seni korktuğum için, hak

