RÜYA

593 Kelimeler
KAMER Yemyeşil bir yerde geziyordum.Hatta tüy gibi süzülüyordum desem daha doğru olurdu.Üstümde bembeyaz bir elbise ve başımdada ona uyumlu beyaz örtümle, sanki bir şey arıyordum. ''KAMERRRRR'' diye ruhani bir ses duydum.Ama bana seslenen kimse yoktu etrafımda.Biraz daha yürüdükten sonra nihayet, bir kütüğün üstüne oturmuş bir kadın gördüm.Örtüsü o kadar uzundu ki elbisesiyle birbirine karışmıştı ama ay gibi parlıyordu.Sanki beni bekliyordu. Yanına yaklaşınca, ''Kimsin sen! Bana seslenen sen miydin?'' dedim. O da ''Gel Kamer otur yanıma.Vaktimiz kısıtlı.O gelmeden, sana bilmen gerekenleri anlatmalıyım''dedi. Kafam karışmıştı.Ne demek istiyordu bu kadın?Kim gelecekti? Ne öğrenmem gerekiyordu?Nerdeydim ben?Altay nerdeydi? Anlaşılan sorularımın cevabı bu kadındaydı.Yanına adımlayıp usulca kütükteki boş yere, yani yanına oturdum. Bana özlemle bakıyordu. Örtümü açıp saçlarımı sevdi.Saçlarıma görünce şok oldum.Saçlarım kahverengiydi benim.Ama şimdi gri olmuştu.Benim şaşırmamla ilgilenmeyip, konuşmaya başladı. ''Kamer,kızım sana şimdi anlatacaklarımı iyi dinle ve sözümü kesme.Vaktimiz kısa. Sen normal bir insan değilsin.Eşini bulduğunda bir bütün olacaksınız. Bulmuş olmalısın ki, burda olduğuna göre.İkiniz de eksiktiniz.Güçleriniz yalnız iken bir işe yaramaz ama birlikte olduğunuzda, durdurulamaz bir güç ortaya çıkar.Bu yüzden bunu eşin ve ailesi dışında kimse bilmemeli.Uyandığında damarlarında akan güçle ne yapacağını, senin zihnine kodlamış olucam.Bu şekilde nasıl kullanacağını bileceksin.Kim olduğuna gelecek olursak. Senin annen bir luna idi.Şafak sürüsünün alfasının kızıydı.Babanda bir likandı.Annen ve babanı Dark adında bir kötü ruh öldürdü.Seni ben, yani teyzen Aysel, kurtardım.Annenin adı Aybüke,Babanın adı Aras'dı. Seni alaca sürüsünün yakınlarında bıraktım.Bense sana bu mesajı iletebilmek için kalan gücümü rüyana sızabilmek için kullandım.Sonrasında da öldüm. Ne Şafak sürüsü nede Babanın Gökbörü sürüsü'nden kimse hayatta değil.Dark hepsini katletti.Sürüsünü bozguna uğrattık ama bizdende kayıplar oldu.Kalan varsada dağaldık.Aslımızı yitirdik.Sen insansın ama reşit olduğunda ve eşini bulduğunda güçlerin ortaya çıkacaktı. Ama kurt ya da likana dönüşemeyecektin.Çünkü iki farklı cins evlendiğinde,melez doğan sadece farklı güçler alır.Ama o da 20 yaşından sonra eşini bulunca ortaya çıkar.Güçlerin hakkında şuan bir bilgim yok.Bu rüyana son gelişim değil ama tekrar zamanını bilemem.Tek bildiğim dikkatli ol.Ve Alfana güven.Eşin olan Alfana.Ama Alpaguhanda bişeyler biliyor olabilir.Sor ona?'' dedi. Kafam çok karışmıştı.Ama aniden güm güm diye seslerin yükselmesi, yerin sallanması ile teyzem olduğunu söyleyen Aysel, panikle, ''Geldi,olamaz!Çabuk git! Dediklerimi unutma Kamer.SEN VE EŞİN BİR BÜTÜNSÜNÜZ.VE DARK'I SADECE SİZ YENEBİLİRSİNİZ.HAZIR BEKLEYİN! SAVAŞ YAKIN!'' demesiyle, bulunduğumuz yerin doğası değişmeye başladı.Öyle kuvvetli titriyordum ki,kulaklarım uğuldamaya başlamıştı. Birden sarsılarak kendime geldim.Gözümü yavaşça açtığımda hastanedeydim.Kolumda serum takılıydı ve başımda bir doktor ve hemşire vardı. Monitörden ritmik sesler geliyordu.Bana ne olmuştu.En son meydandaydık ve Altay'ın eşi ...Ahh Eş yani ben... Panikle doğrulmaya kalktığımda hemşire beni durdurdu.Ama karşıma baktığımda Altay'ı gördüm.Kulaklarımdaki baskı gidince etrafımdaki sesleri duymaya başladım. Doktor elinde bir ışığı gözlerime tutup,'Beni duyuyur musunuz Kamer hanım' diyordu. Diğer yanda Altay çıldırmış gibiydi.Onu da sakinleştirmeye çabalıyorlardı.Sanırım eş bağından acımı hissetmişti.Göğüs kafesim ağrıyordu. Altay ''Bırakın beni, Kamer'in yanına gidicem''diyordu.Sonunda biraz daha gücümü bulunca ona seslendim. ''ALTAY! BEN İYİYİM'' Ona seslenmemle,hemşire ona daha fazla engel olamadı.Hızla yanıma adımlayıp,alnını alnıma dayadı.Gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı.Sonrada, o yıllarca beklediğim kelimeyi söyledi. ''İyi misin Eşim? Ha söyle bana! Seni kaybettim sandım Aşkım! Bayıldın sandım ama sonra kalbin durdu.Doktor ve hemşireler müdahale etti.Bu yüzden göğsünün ağrıması normal ama sen yinede nasıl hissettiğini söyle'' dedi. Ben sadece onun ağzından çıkan iki kelimeye odaklanmıştım.''Eşim'' ve ''Aşkım''. Dilim tutuldu.Ama bir şey söylememi beklediğini farkederek boğazımı temizledim.Ama sesim tarazlı çıkınca, hemen komidinin üstündeki şişeyi benim için açıp,kapağına az bir su koyup içirdi. En azından damaklarımdaki kuruluk gitmişti. ''İyiyim, merak etme'' dedim.Ama o hala rahatlamamıştı.Doktor ve hemşire odadan çıkmadan, durumumun stabil olduğunu ama bir gece daha burda kalmam gerektiğini söyleyip çıktılar.Altay hemen alnımı öptü ve bana sarıldı.Bende ona yatakta yatarken ve serumun engel olmasına rağmen, elimden geldiği kadar kollarımı sardım ona. Biraz bu ana ihtiyacım vardı. Sakinliğe,sessizliğe.... Çünkü sanırım, büyük bir kaos bizi bekliyordu....
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE