Vincent karanlık ve uzun koridorda yürüyor aynı zaman da tedirgin bakışlar ile de karısını arıyordu. Bir gece için saraya gelmişlerdi ve karısını sadece yarım saat yalnız bırakmıştı şimdi ise hiç bir yerde göremiyordu. Bir kaç kapıyı daha geçtikten sonra koridorun sonunda beliren sarmaşıklar ve çiçeklerle kaplı balkonu görerek duraksadı. İki kişi hararetli bir şekilde tartışıyordu ve bunlardan biri sesinden ve hareketlerinden anladığı kadarı ile Sally'idi.
Vincent içinde büyüyen öfke ile hızlanarak koridoru hızla ilerlemeye başladı. Karısını sıkıştıran ve böyle karanlık bir alana sürükleyen adamı kendi elleri ile öldürecekti. Vincent karısını ve yanında bulunan adamı çok iyi bir şekilde göremese de karısının orada yardımına muhtaç bir durumda olduğunu hissedebiliyordu. Yanlarına vardığında neredeyse sesini çıkaracaktı ki tok sesli adamın senin gerçekte kim olduğunu en iyi benim bildiğimi bilmelisin demesi ile duraksadı.
Lanet olası adamın neyden bahsettiğini bilmiyordu fakat merakına yenik düşmüştü. Kendisini göstermeden çevik bir şekilde vücudunu sola doğru atarak duvarın arkasına saklandı. Şimdi seslerini daha iyi duyabiliyordu ve bu adam karısına bir şey yapacak olur sa hemen müdahale edebilirdi.
Yine de karısını bu balkon köşesinde sıkıştıran adamın boynunu kopartmak istese de bir kaç dakika daha bekleyerek karısına kendisini savunması için zaman vermeyi tercih etti. Genç kızın bu sözler karşısında vereceği cevabı da merak etmişti.
&&&&&
İki gün önce çalışma odasında işlerini halleden Vincent saraydan gelen mektubu okuyor ve Kralın neden ingilterede bulunan bütün önemli toprak sahiplerini sarayına çağırdığını anlamaya çalışıyordu. Kendisine gelen mektupta bu davete hatta erkekler için toplantıya katılmak zorunlu kılınsa da Vincent emrivakilerden kesinlikle hoşlanmazdı ve kara kara ne yapacağını düşünüyordu. Kapının çalınması ile başını kaldırdı ve gelen kişinin kim olduğuna baktı. Kapıda duran tabiki de karısından başkası değildi.
Genç kızın neden geldiğini merak etse de önce genç çocuğun getirdiği mektuba cevap vermeliydi. Eğer karşısında ki Kral olmasa Vincent ne demesi gerektiğini iyi biliyordu fakat şu an Krala karşı gelmeye gücünün yetmeyeceği de bariz ortadaydı.
&&&&&
Karen soğuk havaların iyice bastırmasıyla üzerine kalın pelerinini geçirerek odadan dışarı çıktı.
Bir kaç hafta önce Vincent'la kendi isteği ile birlikte olmuştu ve o günden beri Vincent ile araları çok iyiydi. Kocası kendisine karşı daha sıcak ve ilgili davranıyordu ki Karen bunun sebebini iyi biliyordu. Yatakta olan uyumlarını odadan dışarı taşımamaları da ayrı bir sorundu.
Genç kız kendisini çok yalnız hissettiği bu evden bir kaç saatliğine de olsa kurtulmak istiyordu.
Günlerini kütüphane de kitap okuyarak geçiriyordu hatta öyle ki Vincent bile bazen kendisine katılıyordu. Karen'in kendisini saklamasına gerek kalmamıştı. Gördüğü üzere kocası onu zaten Sally sanıyordu ve davranışlarından farklı bir anlam çıkarmıyordu.
Yavaş bir şekilde ilerleyerek Vincent'in çalışma odasının kapısını çalarak içeri girdi. Masanın başında oturan kocası genç bir çocuğun verdiği mektubu çatık kaşlarla okuyordu.
Vincent kağıda bir şeyler yazarak çocuğu gönderdikten sonra ayağa kalkarak kızın yanına geldi ve karısının belinden tutarak kendisine çekti.
Genç çocuk çıkana kadar bekleyen Karen Vincent'ın kendisini yakınına doğru çekmesi ile yüzünde beliren hafif heyecanlı ifadeyi gizlemeye çalışarak aklında ki soruyu yöneltti. Yüzünde ki ifadeden dolayı bir sorun olduğunu düşünüyordu ve bunu dile getirdi.
Ne sorun olabilir ki sadece zorunlu çağrılmış olduğum bir davet var ve seni yalnız bırakarak gitmek zorundayım. Çok kısa kalmaya çalışacağım ve hemen evimize döneceğim.
Bu sözleri genç kızın gelmek istemeyeceğini düşünerek söylemişti. Aynı zaman da Karen'da Vincent'in evimize demesine takılmıştı. Gün geçtikçe Vincent'a olan bağlılığı artıyor ve içinde oluşan duygulara engel olamıyordu. Uygulamayı düşündüğü planlarını bile unutup duruyordu.
Davet mi ? Neden zorunlu gidiyorsun önemli biri mi ?
İngiltere Kralı IV. Henry sevgilim. Gitmezsem sorun olacaktır. Kısa bir görüşme olacağını ummaktan başka çarem yok.
Karen aklına gelen düşünce ile ben de gelebilir miyim dedi. Bu aradığı fırsattı. Biraz bu evden uzaklaşıp düşünebilir ve yabancı bir yerde duygularının farkına varabilirdi.
Vincent ile bu evin içine sıkışmış hissediyordu.
Vincent ilk önce bu istek karşısında şaşırsa da zaten eşli gidilen bu davete karısını da götürmeyi düşünmediği için ilk önce gülümsemiş ve tabi ki diyerek onay vermişti. Genç kızın haftalardır evden çıkmadığının ve sıkıldığının farkındaydı.
Vincent'dan onayı alır almaz çalışma odasına ne için geldiğini unutan Karen ise heyecanla odadan geri çıkmıştı.
Bu düşünce ile odasına doğru yürüyerek hazırlık yapabileceğini düşündü.İlk defa kralın karşısına çıkacaktı ve ilk defa Karen olarak özen göstermesi gerekecekti.
İki gün sonra
Vincent hala odasında olan karısını beklerken büyük antrede bulunan bütün portreleri tek tek incelemeye vakti olmuştu. Sabırsız bir şekilde bir ileri bir geri yürürken gözü merdivenlerden büyük bir zarafetle inen kıza takıldı. Genç kız o kadar güzel görünüyordu ki Vincent bu gece Kral ile olan toplantısına odaklanamayacağını düşündü.Aklı büyük salonda olacak olan karısında kalacaktı.
Bu düşünce ile elini cebinden çıkararak kısa bir an gözlerini kapattı. Eğer Kral bu toplantıya katılmasını zorunlu kılmasaydı şu an bu merdivenlerden inen kızı tekrar alıp odaya götürürdü. Bu anın düşüncesi bile o kadar güzeldi ki Vincent huzursuzca yerinde kıpırdandı. Günden güne vücudunda meydana gelen tepkimelere kendisi bile inanamıyordu.
Genç kızın hafif çekici kokusu burnuna geldiği an gerçekten nefes aldığını hissediyor ya da genç kızı göremediği bir an hemen merak ediyor ve nerede olduğunu sorguluyordu. Öyle ki vaktinin çoğunu evin içinde karısı ile birlikte geçiriyor ve birlikte kitap okuyorlar ya da muhabbet ediyorlardı. Vincent en başta bu duruma şaşırsa da insanların huylarının değişebileceğini biliyordu.
Ve Vincent için en heyecanlı gelişmelerden bir diğeri ise yatakta olan uyumları idi. Genç kızın narin bedenini incitmeye korkar bir şekilde onunla birlikte oluyor ve her gece içinde biriken bu arzuyu dindirmeye çalışıyordu. Karısının varlığında huzur bulan bir adama dönüşmüştü ve bunun sebebini genç kızın kalbinin güzelliğine ve kendisine hissettirdiklerine bağlıyordu.
Gözlerini kızın üzerinde bulunan yakası açık elbiseye gittiğinde huzursuzluğu bir kat daha arttı. Karısı kendinde olmayan özellikleri bugün sergilemeye karar vermişti daha doğrusu göğüslerini demek daha doğru olurdu.
Genç kız kocasının bakışlarının gittiği yere farkederek hafifçe kızardı. Hala utanıyor ve kendisine engel olamıyordu. Elbisesinin biraz açık olmasına Vincent'in kızacağını düşünmemişti fakat kocasının gözlerinde gördüklerini kesinlikle iyi bir anlama yoramayacağını da biliyordu.
Bir sorun mu var beğenmediysen gidip değiştirebilirim.
Bir kaç saat daha bekleyebileceğimi sanmıyorum kaldı ki Kral'ın bizi bekleyeceğini düşünmek saçmalık olurdu.
Peki öyleyse ?
Vincent'in hala olduğu yerde hareket etmeden durduğunu gören genç kız neden hala beklediklerine anlam veremeyerek yerinde sabit bir şekilde aynı Vincent gibi durarak kocasının delici bakışlarını farketmemeye çalıştı.
Vincent aniden harekete geçerek yürümeye başladı ve ana kapıya doğru ilerledi. Kahya kapıyı açmış bit şekilde Lord ve Leydisinin çıkmasını bekliyordu.
Genç kızın arkasından geldiğini bilen Vincent tam arkasında olabileciği ihtimalini düşünmeyerek aniden durdu ve arkasını döndü. Neredeyse çarpışacaklardı ve Karen'in özenle yaptığı saçları bozulacaktı.
Genç kız bu düşünce ile kaşlarını çatarak Vincent'a baktı.
Gerçekten bit sorun olmadığına emin misin ?
Elbisen, neden her gün giydiklerinden birini giymiyorsun. Böyle bir şeye gerek olduğunu sanmıyorum.
Konuşurken eliyle de kızın yakasından görünen yumuşak tenini ve dolgun olduğu belli olan göğüslerini gösteriyordu.
Her gün giydiğim kıyafetler böyle bir davet için uygun değil Lordum, ayrıca sizin bile hoşunuza gitmeyen o kıyafetler ike kralın karşısına çıkmamı nasıl beklersiniz.
Vincent kızın yüzüne karşı savunduğu sözlerin bir kaç hafta önce kendi ağzından çıktığını biliyordu. Birgün yemek yerlerken neden hep aynı tarz kıyafetleri giydiğini sormuş ve ayrıca renklerini de beğenmediğini dile getirmişti.
Genç kız başka kıyafeti olmadığı bahanesini öne sürse de Vincent'in bilmediği bir şey vardı. Genç kızın dolabında bulunan kapalı elbiseler yalnız bir kaç parça ile sınırlıydı gerisini ise Karen'in Vincent'in karşısında giymeye cesareti yoktu.
Bu sözleri üzerine çok geçmeden Vincent eve Londra'nın en iyi terzisini çağırmış ve genç kızın dolabını baştan aşağı yenilemişti. Bu olayın üzerine Karen yine de alışkanlıklardan vazgeçememişti. Kendi elbiseleri ile mutluydu ve Vincent'in o kadar para harcayarak diktirdiği rengarenk elbiselere neredeyse daha elini bile sürmemişti.
Bu lanet elbise de nereden çıktı o zaman ?
Böyle bir şey satın aldığını hatırlamıyordu. Zaten bu tarz bir elbiseyi alacak olması için aklını yitirmiş olması gerekiyordu.
Bu mu ? Genç kız üzerinde bulunan yeşil tonlarında ipekten elbiseyi göstererek Vincent'in gözlerinin içine baktı.
Bunu bana siz aldınız Lordum. En hoşunuza gidenlerden biriydi sanırım.
Tanrım şimdi hatırlamıştı. Madam Deluxe elbiseyi kendisine gösterdiği sıralarda Vincent yapılacak iş anlaşmasının maddeleri ile meşguldu ve elbiseyi inceleyecek fırsatı olmamıştı.
Eve döndüğümüz zaman dolabını tekrar değiştirmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Ama bunun çok masraflı bir iş olduğunu biliyorsun..
Emin ol para umrumda değil Sally.
Nasıl istersen.
Bu değişim çok yorucu ve para gerektiren bir iş olsa da genç kız Vincent'in parayla ilgili bir sıkıntısı olmadığını bildiğinden susmayı tercih etti. Kendisinin bu evde yapacak bir işi olmadığından dolayı yorucu olan kısmına da bir şekilde katlanacaktı.
&&&&&&&
Siyah ve gri renklerin hakim olduğu gösterişli at arabası sarayın önünde durarak içindekilerin inmesini bekledi. Açılan kapıdan önce Kenneth Dükü ardından Düşes indi ve sarayın merdivenlerini çıkmaya başladılar.
Dışarıdan hafif bir şekilde çalan valsin hoş müziği duyuluyor ve altın sarısı ışıklar bahçeye vuruyordu.
Genç kız şaşkın bakışlarla etrafı inceleyerek Vincent'in kolunda büyük salona girdi ve dans edip muhabbet eden insanlara baktı. Vincent genç kızı içecek masasının yanına doğru götürerek masadan aldığı bir bardağı karısına verdikten sonra meraklı bakışların arasında genç kızın dudaklarına Karen'in müdahale etmesine fırsat bırakmadan tutkulu bir öpücük kondurdu.
Kralın yanına gitmeden önce salonda ki herkese gerekli olan imayı hissettirdiğini düşünüyordu.
Genç kız kocasının yüzüne ne olduğunu anlayamaz bir şekilde baktıktan sonra hızla bakışlarını kaçırdı.
Herkesin içinde öpülmüştü ve büyük ihtimal rezil olmuştu.
Vincent genç kızın değişen ruh halini farkederek gülümsedi ve yarım saate geleceğini söyleyerek karşı balkonun altında bulunan sütunlara doğru ilerledi. Aklı karısında kalsa da bu toplantıya katılmayı daha fazla geciktiremeyeceğini de biliyordu.
&&&&&&
Karen Vincent'in gitmesi ile yalnız kaldığını farkederek dans edenleri izlemeye başladı. Üzerinde gezinen mavi delici bakışlardan habersiz yüzünde ki ifade dans edenleri gördükçe aydınlanıyordu.
Herkes çok şık kıyafetler içinde birbirlerine kur yapıyor ya da muhabbet ediyordu. Karen yanına yaklaşan Lordu umursamamaya çalışarak bardağından bir yudum daha aldı. Vincent'in iznini almadan kimseyle dans etmemesi gerektiğini düşünüyordu.
Saçlarında hissettiği ılık nefes ile teni ürperirken kendisine aşina gelen sesin sahibinin söylediği sözler ile bardağı tutan parmakları buz kesti.
Kim olduğunu seni ilk gördüğüm an anladım Karen.. İtiraf etmeliyim az önce olanlar tutkulu öpüşmeniz gerçekten güzel bir sahneydi. Vincent'i kandırdığınızı anlamasam sana aşık olduğunu düşünecektim.
Siz neler saçmalıyorsunuz ?
Başını kaldırarak sesin sahibine döndü. Tanrım bu, bu Sally'nin eski sevgililerinden biriydi. Ve aynı zaman da kendisinin de bir zamanlar en iyi arkadaşı.
Arkadaşın olduğumu sanıyordum Karen. Beni tanımıyormuş gibi yapmana bozuldum. Herkesi kandırsanız da beni kandıramayacağını en iyi sen bilmeliydin yanılıyor muyum ?
Bir zamanlar arkadaşımdın Anthony. Bir zamanlar ! Ayrıca benim kim olduğumu farketmen umrumda değil.
Karen arkasını dönerek gitmek için harekete geçti. Umrumda değil dese de bacakları korkudan titriyor ve kalbi yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Hareket etmesine fırsat kalmadan kulağına fısıldanan sözlerle olduğu yerde durdu. Hareket etme kabiliyetini yitirdiğini hissediyordu.
Benimle bir kaç dakika için de koridorun sonunda bulunan balkonda buluşmazsan sanırım Vincent'in duyacakları da benim umrumda olmayacak.
Kendisine gelmeyi başardığında hızla arkasını döndü ve Anthony'e gereken cevabı vermek için elini kaldırdı fakat görünürde kimse yoktu. Genç adam söylediği yere kendisinden önce varmak için harekete geçmişti belli ki.
Karen endişeli gözlerle etrafa bakarak gidip gitmemesi gerektiğini düşündü. Eğer giderse Anthony'nin neden çağırdığını öğrenebilir ve Vincent'in kulağına gitmeden geri buraya dönebilirdi. Ya da gitmemeyi tercih edecek ve Anthony'nin farkına vardığı gerçekleri açığa çıkarmasını eli kolu bağlı bir vaziyette izleyecekti.
Hayır kesinlikle bunun olmasına müsaade edemezdi. Bir gün eğer gerçekler ortaya çıkacaksa bunu Vincent'a söyleyen ilk kendisi olmalıydı.
Hızla merdivenlere yönelen Karen, bu gecenin sorunsuz bitmesi için ne gerekiyorsa yapmayı aklına o an koymuştu. Girişte gördüğü uzun koridora doğru yürümeye başladığında tanrının yardımına çokça ihtiyacı olacağınıda hissediyordu.