Karen elbisesinin eteklerini tutarak yürüyüşünü hızlandırdı. Yanından geçen insanların meraklı bakışlarına maruz kalsa da görmemezlikten gelerek bakışlarını sadece koridorun sonunda ki alana odakladı.
Önünde düşen saçlarını nefesi ile itmeye çalışarak yürüdükçe boşalan koridora baktı. Karanlık koridorlarda neredeyse kimse kalmamıştı. Büyük ihtimal herkes dans etmek için ana salona gidiyordu.
Genç kız sarmaşıklarla ve çiçeklerle kaplı balkona adımını attığında gözleriyle Anthony'i arayarak yuvarlak balkonun içinde dolaştırdı.
Arkasından gelerek kolunu tutan ve kendisini duvara yaslayan kişiyi göremeden küçük bir çığlık atmak için dudaklarını araladı.
Bir el ağzını kapatırken sessiz ol Karen benim diyen Anthony'nin sesini duydu. Şimdi elini geri çeken Anthony'e karşı sesini yükseltmekten de geri kalmamıştı.
"Tanrım ne yapıyorsun bırak çabuk beni. Bu yaptığın yanlış anlaşılabilirdi ayrıca.."
"Ayrıca ne sevgili Karen.. Kocan görebilir ve senin aslında kim olduğunu öğrenebilir mi? "
"Kes şunu Anthony, biz seninle hiç bir zaman sevgili olmadık. Senden korkmam için bir sebep yok. Arkadaşlığımıza zarar verecek herhangi bir harekette bulunmak senin kaybına olur."
"Arkadaşlığımıza mı ? "
Anthony erkeksi bir şekilde kahkaha attıktan sonra gülüşünü keserek genç kızı duvara doğru sıkıştırmak istercesine bir adım öne geldi.
"Biz arkadaş değiliz Karen. Sally onu aldattığımı sandığı zaman bana hiç kimse inanmadı. En yakın arkadaşım olan sende dahil buna. Şimdi bana arkadaşlığımız üzerinden kendini acındırmayacaksın değil mi. "
"Asla ! Kendimi acındırmak gibi bir niyetim yok. Senin aldattığını düşündük çünkü kanıtlar bunu gösteriyordu. Fakat nasıl olup da beni tanıdın anlamıyorum. Oysa ki kimse farketmemişti. "
"Karen biz çok yakındık Senin gerçekte kim olduğunu en iyi benim bildiğimi bilmelisin bu yüzden. Neleri sevip neleri sevmediğini bunları bilen bendim. Sally'nin umrunda bile olmazdı. Öyle ki saçlarını arkaya atış şeklin ve insanlara utangaç bir şekilde bakman. Farkettiğim an gözlerime inanamadım..."
&&&&&&&
Vincent ana salona döndüğü zaman gözleri ile karısını aramış fakat bıraktığı yerde bulamamıştı. Etrafı hızlıca dolaşıp dans edenlerin içine bile bakmıştı fakat karısını hiç bir yerde görememişti. İçinde yükselmeye başlayan endişe baş gösterirken adını hatırlamak istemediği bir leydinin kendisine doğru yürüdüğünü görerek hızla yönünü değiştirdi.
Kahretsin dans etmekte olan bir çifte çarpacaktı neredeyse.
"Lord Vincent, sizi burada görmek ne kadar güzel. Karınızın yanınızı boş bırakması hiç hoş değil. Sizin gibi yakışıklı bir adam yerine.. "
Vincent kadının ağzından çıkan sözler ile karşısında duran kadının korkmasını sağlayacak bir şekilde öne doğru atılarak
"Benim gibi bir adam yerine ne ? Ne saçmalıyorsun sen? Karımın beni yalnız bıraktığı saçmalığı da nereden çıktı. "
"Lordum neredeyse on, on beş dakika önce Düşesi uzun koridorda yürürken gördüm. Bilirsiniz o koridorun sonu gizli aşıkların buluşma yerine çıkar. "
Vincent kadının sözlerini bitirmesini beklemeyerek hızla merdivenlere doğru yürümeye başladı.
Sally böyle bir şeyi asla yapmazdı. Yapmış mıydı yoksa ? Hayır karısı kendisini aldatmazdı ihanet lafını duyduğunda bile yüzü kızaran bir insandı. Kendisini oraya çağıran ya da sıkıştıran birinin işi olmalıydı bu.
Karanlık ve uzun koridorda yürüyor aynı zaman da tedirgin bakışlar ile de karısını arayışını sürdürüyordu. Bir gece için saraya gelmişlerdi ve karısını sadece yarım saat yalnız bırakmıştı şimdi ise onu hiç ummadığı bir yerde arıyordu. Bir kaç kapıyı daha geçtikten sonra koridorun sonunda beliren sarmaşıklar ve çiçeklerle kaplı balkonu görerek duraksadı.
Kadının bahsettiği yer burasıydı ve İki kişi hararetli bir şekilde tartışıyordu ve bunlardan biri sesinden ve hareketlerinden anladığı kadarı ile Sally'idi.
Vincent içinde büyüyen öfke ile hızlanarak koridoru hızla ilerlemeye başladı. Karısını sıkıştıran ve böyle karanlık bir alana sürükleyen adamı kendi elleri ile öldürecekti. Vincent karısını ve yanında bulunan adamı çok iyi bir şekilde göremese de karısının orada yardımına muhtaç bir durumda olduğunu hissedebiliyordu. Haklıydı genç kızın isteği dışında buraya geldiğini içten bir şekilde biliyordu.
Yanlarına vardığında neredeyse sesini çıkaracaktı ki tok sesli adamın "senin gerçekte kim olduğunu en iyi benim bildiğimi bilmelisin "demesi ile duraksadı.
Lanet olası adamın neyden bahsettiğini bilmiyordu fakat merakına yenik düşmüştü. Kendisini göstermeden çevik bir şekilde vücudunu sola doğru atarak duvarın arkasına saklandı. Şimdi seslerini daha iyi duyabiliyordu ve bu adam karısına bir şey yapacak olur sa hemen müdahale edebilirdi. Ardından adamın devam etmesi ile farkında olmadan eli yumruk şeklini aldı. Vücudu buz kesmişti ve konuşmanın devamını duymak için bekliyordu. Ne olduğunu anlaması gerekiyordu yoksa karısına kötü bir harekette bulunmaktan korkuyordu.
"Neleri sevip neleri sevmediğini bunları bilen bendim. Sally'nin umrunda bile olmazdı. Öyle ki saçlarını arkaya atış şeklin ve insanlara utangaç bir şekilde bakman. Farkettiğim an gözlerime inanamadım..."
Karısının saçlarından, utangaçlığına kadar farkında olan adamı o an öldürmek istese de geriye çekilerek bedenini duvara yasladı. Dikkatini çeken bir diğer şeyle duran beynini çalıştırmak için gözlerini kapattı. Bu ayrıntı nasıl da gözünden kaçmıştı. Adını bilmediği adam karısından ikinci bir kişilik gibi bahsediyordu.Ya da..
&&&&&&
Karen hızla bakışlarını indirerek Anthony'nin kolları arasından çıkmak için çabaladı.
"Lütfen bırak artık benden ne istiyorsun, benim kim olduğumu anladığına göre gitmeme izin vermelisin. Vincent görürse neler olacağını biliyorsun."
"Gideceksin Karen, senden tek istediğim beni Sally ile görüştürmen. Onunla konuşmamı sağlarsan Vincent'a hiç bir şey söylemeyeceğime dair söz verebilirim. "
"Tamam yapacağım lütfen hadi gidelim. Yalvarırım.."
&&&&&
Vincent duvardan çekilerek adımlarını hızlandırdı.İliklerine kadar buz kesmişti ve neler olduğunu anlaması gerekiyordu. Beyninde yankılanan sözleri tekrar tekrar gözünün önüne getirdi.
Bir yalancı ile evlenmişti. Kandırılmıştı ve hesabını soracağı kimse yoktu. Küçük fahişe kendisi ile oyun oynamış hatta neredeyse duygularıyla alay edecek seviyeye gelmişti. Ana salona girerek durumu birazdan gelecek olan karısına hissettirmeye çalışmak için içecek masasına ilerledi. Soğuk bir şeyler içmeli ve içini soğutmalıydı.
Tanrım karısının sözleri ve Adının Anthony olduğunu öğrendiği adamın sözleri aklından çıkmıyordu. Gerçek Sally şu an neredeydi Lanet bir şekilde nasıl Karen ile evlenmişti ve bunun farkına varamamıştı.
Bakışları merdivenlerden etrafa bakarak inen karısına kaydığında bardağı tutan ellerinin sertleştiğini hissetti.
Karısı sandığı kadına bakmaya bile tahammülü yoktu şu an . Dokunmaya hatta konuşmaya. Buna bir çözüm bulana dek ne yapması gerektiğine karar verene dek hiç bir şey çaktırmayacak ve eve döndükleri zaman hesabını soracaktı.
Yanına yaklaşan kıza gülümsemeye çalışsa da pek başarılı olduğunu sanmıyordu. Bu ortamda daha fazla kalmak istemese de durumu farkettirmemesi gerektiğini bildiğinden umursamaz bir şekilde "neredeydin "diye sordu.
Genç kız az önce olanları düşünmemeye çalışarak aklına gelen ilk bahaneyi söyledi.
"Biraz dinlenmek için misafir salonuna gitmiştim. "
Yalan..!
"Yorgunsan eve gidebiliriz. Benim de işim bitti. "
"Evet, evet güzel olur. Erken ayrılmamız bir sorun olur mu ? "
"Hayır olmayacaktır. "
Genç kız kocasıyla birlikte merdivenlere doğru ilerlerken Vincent'dan yayılan soğukluğun farkına varmıştı. Kocası sert bir ifadeyle yüzüne bakıyor hatta konuşmak istemiyormuş gibi bir tavır sergiliyordu. Karen bunun nedenini anlamasa da bu durumun Kralla olan konuşmadan dolayı olduğunu sanıyordu.
Arabaya bindiklerinde evlerine gitmeyi beklerken Vincent'in Dawson malikanesine demesi ile genç kız kocasına döndü.
"Neden benim evime gidiyoruz ? "
"Burası evine daha yakın. Gelmişken anneni ve kızkardeşini görmek isteyebilirsin diye düşündüm. "
Genç kız rahatlayarak arkasına yaslandı. Bir an bir sorun olduğunu düşünerek korkmuştu. Fakat kocası kendisini düşündüğünü bir kez daha belli etmişti.
Vincent başını pencereden dışarıya doğru çevirerek karanlık araziyi izlemeye koyuldu. Aklında bir şeyler vardı ve bu gece bu işi Leydi Annabeth'in gözü önünde yapacaktı...
At arabası sarsılarak toprak yolda durduğu zaman Karen ışıkları yanan eve heyecanla baktı.
"Ne kadar iyi oldu buraya gelmemiz . Annemi ve kardeşimi çok özlemişim. "
Vincent cevap vermeyerek arabadan inen kıza yardım ettikten sonra hızla arkasını dönerek evin girişine doğru ilerledi. Kapıyı açan hizmetçiye dönerek "Leydi Annabeth ile acil görüşmek istediğimi iletin lütfen ! "Dedi.
Bu oyundan haberi olup olmadığını öğrenmeliydi.
Karen kocasının annesi ile görüşmesini garipsese de sormaya fırsat bulamadan merdivenlerden inen kardeşinin kendisine sarılmasına ve sevgi sözcüklerini sıralamasına maruz kaldı.
"Ahh Sally seni çok özlemişim. Ne iyi ettiniz gelmekle. "
"Bende seni özledim kardeşim. "
Vincent iki kardeşin konuşmalarını nefret içinde izledikten sonra yan tarafında bulunan kapının açılması ile başını çevirdi. İki genç kız misafir salonuna doğru yürüyordu ve Vincent'i kapıda bıraktıklarının farkında değillerdi.
Vincent kaşlarını çatmış bir şekilde kendisine bakan Annabeth'in elini zarif bir şekilde öptükten sonra çalışma odasına girerek Leydi Annabeth'in yerine oturmasını bekledi.
Kısa bir sessizlikten sonra söze kendisinin başlaması gerektiğini farketti. Büyük ihtimal Leydi Annabeth'de acil bir şekilde kendisiyle görüşmek istediği için şaşırmış olmalıydı.
"Buraya neden geldiğimi merak ediyorsunuz sanırım ? "
"Evet Vincent acil görüşmek istediğini belirtmişsin. Bir sorun mu var yoksa Sally? "
"Karen demek istediniz sanırım. "
Yaşlı kadının bakışlarında ki ifade değişirken nefesini tutarak fısıltıyla konuştu.
"Tanrım sen, nasıl ? "
"Nasıl öğrendim değil mi ? Merak etmeyin kızınız o kadar profesyonel ki anlamam mümkün değildi. Aylarca çok başarılı bir şekilde kandırıldım. Kızlarınızın sarayda bulunan eski bir tanıdıkları sayesinde duymamam gereken bir konuşmaya tanık oldum. "
"Tanrım Karen? Peki o biliyor mu bildiğini ? "
"Hayır Leydim. Önce sizinle konuşmak istedim. Neden yaptınız ? Annemin çok yakın arkadaşı olduğunuzu sanıyordum fakat siz üçünüz bir olup beni kandırdınız. "
"Vincent lütfen önce dinle bu üçümüz arasında planlanmış bir şey değildi. Ben de sonradan öğrendim fakat engel olmam için çok geçti. "
"Neden peki Lanet olsun ! neden yer değiştirdiler neden beni kandırdılar. Lanet yüzünden mi yoksa. Kızınız benim lanetli biri olduğuma mı inanıyordu. "
"Vincent ben, "
"Gerek yok leydim ben anlayacağımı anladım galiba. Karen, sally tarafından kurban seçildi ve Planladıkları şeyin gerçekleşmesinin ardından ikisi de arkamdan eğlendiler. "
"Vincent hayır yanılıyorsun. Sally'nin sevdiği biri vardı. Ve, ve Karen seninle evlenmeyi kendi tercih etti. "
"Daha fazla konuşmaya gerek yok Leydim. Açıklamayı bizzat Karen'dan dinleyeceğim. "
"Tanrım Vincent hayır kızlarım suçsuz. Karen ise en masumumuz. Bunu ona yapma ! "
"Merak etmeyin Leydim kızınız üzülmeyecek ve onu suçlamayacağım da. Kendi tercihini kendisi yapacak. "
&&&&&&&
Vincent Leydi Annabeth'in arkasından iki kardeşin bulunduğu odaya girerek bir kaç saniye birlikte oturan kızlarla baktı. Gerçekten ayırt etmek imkansızdı ve yan yana durdukları zaman bu daha da iyi anlaşılıyordu. Karşılıklı oturan kardeşlerden gerçek Sally'e bakarak "Leydi Karen" diye seslendi.
İki kardeşten tahmin ettiği üzere Karen başını hızla çevirerek Vincent'a baksa da yaptığı hatanın farkına vararak aynı hızla bakışlarını indirdi. İstemeden de olsa adına karşı duyarsız kalamamıştı.
Sally başını yavaşça çevirerek Vincent'a baktı.
"Bir şey mi söyleyecektiniz Lordum? "
"İstediğiniz zaman kız kardeşinizi görmek üzere sizi Kenneth konağına beklediğimizi söylemek istemiştim. "
Karen sessiz bir şekilde ayağa kalkarak annesine sarıldıktan sonra kardeşine de sarılarak pelerinini almak üzere antreye doğru ilerledi. Hala korkudan içi titriyor ve Vincent'a bakamıyordu. Nasıl böyle bir hataya düşmüştü de Vincent'in seslenişini üzerine alınmıştı.
Evden çıktıkları zaman sessizce at arabasına yürürlerken Vincent ayağı sendeleyen kızı tutarak yürümesi için elini beline koydu. Dokunuşunda ki sertlik Karen'in tekrar ürpermesine sebep olurken bu gece neden bu şekilde hissettiğini anlamaya çalıştı. Bir garip hissediyordu ve içinde ki sıkıntı da gittikçe büyüyordu...