Vincent üç katlı bir evin önünde durarak ışıkları yanan kata baktı. İçi sıkıntıyla daralsa da buraya bir amaç uğruna gelmişti ve bunu gerçekleştirmeden eve dönmeyecekti.
Arabadan inerek evin kapısını çaldı ve açılmasıyla içeri girdi.Merdivenleri yavaşça çıkmadan önce kahyaya uzattığı ceketini adamın kollarını serbestçe bıraktıktan sonra Cecil nerede diye sordu.
Odasında cevabını alarak adımlarını yatak odasına yönlendirdi. Açık olan kapıdan içeri girdiğinde gördüğü yatak odası ile midesi ağzına gelmiş gibi hissetse de umursamamaya çalışarak odanın içine doğru yürüdü. Kadınsı renklerin hakim olduğu oda gözlerini oldukça yorarken açık olan banyonun kapısından içeriye giren kadınla göz göze geldi.
Cecil yuvarlak hatlara sahip sarışın bir kadındı. Güzelliği herkesin dilinde dolaşsa da o yatağına girmek için Kenneth Dükü'nü seçmişti.Vücudunda ki lekeler ya da lanet umrunda değildi. Cecilin umursadığı tek bir şey vardı o da güç para ve ünvandı. Tabi bunun yanında Kenneth dükünün metresi olarak sahip olacağı elbiseler, odalar ve at arabasının da sahibi olacaktı.
Kollarını Vincent'a dolarken ıslak bedenini de Vincent'a değdirmekten eksik kalmamıştı.
Sevgilim geleceğini söylemedin, evliliğinin ilk haftasında seni yatağımda görmeyi beklemiyordum.
Vincent donuk bakışlarla Cecil'i sustururken metresinin kendisine hesap sorarcasına yönelttiği sorulardan hoşlanmamıştı. Daha iki günlük evliyken burada ne işi olduğunu bilmiyordu. Karısının bundan haberi olduğunda hissedeceği şeyler aklına geldiğinde Cecil'in kollarını boynundan indirerek pencerenin önüne doğru yürüdü.
Cecil üzerinde ki havlunun düşmesini umursamayarak pencerenin önünde ki adama doğru yürüdü.
Neyin var sevgilim ? Dalgın ve düşünceli görünüyorsun ! Karın seni mutlu edemiyor mu yoksa ?
Kollarını Vincent'in bedenine sararak başını sırtına yasladı.
Seni rahatlatmama izin ver lütfen pişman olmayacağını biliyorsun.
Vincent metresinin karısına sarf ettiği sözler karşısında vücudunun kasılmasını göz ardı ederek sert bir sesle burnunu alakan olmayan işlere sokma Cecil dedi.
Vincent arkasını dönerek odanın ortasına doğru yürüdü. Yerdeki havluyu alarak Cecil'e doğru fırlattı.
Giy üzerini!
Ama neden, senin için hazır olduğumu görmüyor musun ? Tek eksiğim sensin Vincent, izin ver bana seni mutlu edeyim.
Eller Vincent'in gömleğinin yakalarına doğru ilerlerken Vincent'in kendisini geri çekmesiyle duraksadı.
Bedenini her zaman arzulayan ve kendisine karşı gelmeyen adamın bugün daha farklı olduğunu görebiliyordu. Vincent dokunuşlarından çekiliyorsa ve kendisine tahammül edemiyorsa karısına olan bağlılığı mı buna sebep oluyordu.
Genç kadın sorgulayıcı bakışlarla Vincent'ı inceleyerek ayaklarının dibinde ki havluyu eline aldı. Çıplaklığını örterek dolaba doğru ilerledi ve bir bardağa sarı renkte ki içeceği doldurdu.
Vincent'a uzattıktan sonra karşısında durarak kollarını göğsünde birleştirdi.
Canını sıkan bir şeyler mi var Charles ? Sana dokunmam hoşuna giderdi. Yani bir kaç aydır öyleydi.
Vincent içeceği yudumladıktan sonra bakışlarını bardaktan ayırmadan Cecilin sorusunu düşündü.
Bir sorun var mıydı gerçektende. Neden böyle davranıyordu ya da neden bu şekilde suçlu hissediyordu.
Bir sorun yok Cecil, bana garip sorular sormaktan vazgeç.
Cecil bozulsa da bunu belli etmeyerek sessiz kaldı. Vincent'ın ani çıkışlarına alışkın olmadığı için istemeden de olsa üzülmüştü.
Vincent bardağı pencerenin önüne bıraktıktan sonra iki koltuğun arasında duran küçük masanın üzerine cebinden çıkardığı kutuyu fırlatarak kapıya yöneldi. Kadınlar her zaman mücevherlele mutlu olur ve bütün sorunları unuturlardı.
Görüşürüz Vincent.
Vincent görüşürüz Cecil demek istese de bir daha görüşeceklerini sanmıyordu. Bir daha buraya gelmeyecekti.
Cecil kapıdan çıkan adamın arkasından bakmayı bırakarak masanın üzerinde ki kutuyu eline aldı. Küçük mavi kadife kutuyu açarak içinde bulunan zarif mücevheri eline aldı.
Vincent'in zevki her zamanki gibi çok güzeldi ve yine Cecil'in beğeneceği tarzda bir mücevher seçmişti.
Cecil hissettiği kalp kırıklığını anında unutarak mücevheri bileğine taktı. Gerçekten çok güzel görünüyordu ve gideceği ilk davette bunu takmaktan gurur duyacaktı.
Vincent saat gece yarısını geçerken eve girdi ve karanlık antrede yavaşça ilerleyerek odasının yolunu yürümeye başladı. Merdivenleri sakin bir şekilde çıktıktan sonra odanın kapısını açarak hafif serin olduğu hissedilen odaya girdi.
Yatakta herşeyden habersiz yatan genç kızın yanına giderek bir süre sessizce ayakta dikildi. Daha sonra üzerindekileri çıkararak kendi tarafına geçti ve ağırlığının kızı uyandırmamasına dikkat ederek yatağa uzandı.
Bu gece yapmayı amaçladığı şeyi yapmadan eve geri dönmüştü ve kendisini şu an daha huzurlu hissediyordu. Sakin bir şekilde nefes alan kıza doğru dönerek elini kızın geceliğinden görünen omzuna yaklaştırdı. Ne kadar dokunmak istese de genç kıza verdiği söz aklından çıkmadığı için elini tekrar çekerek gözlerini kapattı ve uyumaya çalıştı.
Karen gözlerini yavaşça açarak güneş ışıklarının girdiği odaya baktı. Yan tarafı boştu Vincent gelmemişti demek ki. Dün gece sinirle odasına geldikten sonra yapacak bir şeyler bulamayıp üzerini değiştirmiş ve yatağa uzanmıştı sonra da uyuyakalmıştı.
Yerinden kalkarak dolaptan kahvaltı için uygun bir kıyafet seçti ve hazırlanmasını tamamlayarak odadan çıktı.
Kahvaltı yapmak üzere yemek salonuna doğru ilerleyerek açık kapıdan içeri girdi. Vincent'in kahvaltı yaptığını görerek günaydın dedikten sonra yerine oturdu.
Tabağına bir kaç parça birşey aldıktan sonra aklında ki soruları sormamak için tabağındakilerle oynamaya başladı. Vincent'in gece gelip gelmediğini sormayacaktı yanda kulüpte ne yaptığını.
Tabağındakileri bitirmeye çalışarak zar zor çatalını dudaklarına götürdü. Bir kaç gündür Vincent ile neredeyse hiç konuşmuyorlardı ve bu da genç kızın bu evde yalnız hissetmesine sebep oluyordu.
Sıkıntıyla iç çekerek meyve suyundan küçük bir yudum aldı. Vincent'in üzerinde olan gözlerini bilmeden hareket ediyordu ve hareketlerinin göze çarptığını bilmiyordu.
En sonunda dayanamayarak başını kaldırdı ve Dün gece uyuyakalmışım dedi. Vincent'in kendisine anlamsız bir şekilde bakmaya devam ettiğini görerek konuya böyle pat diye girmemesi gerektiğinini farketti.
Dün gece gelmedin sanırım diyerek hızla bardağını eline aldı. Yüzündeki ifadeyi bardağın arkasına saklamaya çalışıyordu.
Hayır geldim. Sen uyuyordun.
Kulüpte iyi vakit geçirdin mi ?
Vincent oturuşunu düzelterek bir kaç saniye gözlerini kısıp karısına baktı.
Evet dedikten sonra kaşlarını kaldırarak bu soruların nereye varacağını düşünmeye başladı. Ayrıca karısına kulüpte olduğunu söyleyerek yalanının kesinleşmesini sağlamıştı.
Benimle bu kadar ilgili olmanın sebebini öğrenebilir miyim Sally ?
İlgili mi, hayır yanlış anladın ondan değil ben,
Bende öyle düşünmüştüm zaten, ilgili bir eş olmadığın açıkça ortada çünkü..
Vincent hışımla yerinden kalkıp odadan çıkarken Karen Vincent'in ne demek istediğini anlamaya çalışıyordu. Kocasının neden bu şekilde davrandığını çözemeyen genç kız da aynı şekilde gerildiğini hissediyordu.
Ne yapacağım ben Vincent'la diye düşünerek kahvaltısını bitirmeden masadan kalktı. Annesini ve kardeşini ziyaret etmek istiyordu fakat Vincent'in ne diyeceğini bilmiyordu. Büyük ihtimal karşı çıkacaktı. Genç kız yerinden kalkarak yatak odasına yöneldi. Atıyla hızlıca gidip gelebilirdi. At arabasıyla yolculuk bir saate yakın sürmüştü ve at üzerinde gideceği yolu daha aza indirebilirdi. Hatta Vincent'in haberi dahi olmadan gidip gelecekti.
Üzerine kalın bir pelerin alarak sıkıca sarındı. Hava soğuktu ve üşümek istemiyordu. Evden normal bir şekilde çıkarak ahırlara yöneldi ve sakin duran bir atın ipini çözerek üzerine çıktı. Gitmeye hazırdı.
Büyük yapıyı arkasında bırakarak hızla kendi evine doğru atını sürerken aklında kardeşiyle konuşmak ve ondan biraz bilgi alabilmek vardı.
Karen yarım saati biraz geçe kendi evini gördüğü zaman gülümseyerek atını yavaşlattı. Ana kapıya vardığında hızla attan inerek ipini seyise verdikten sonra evin içine girdi ve kardeşiyle annesini görmek istediğini belirterek oturma odasına geçti.
Bir kaç dakika sonra annesi telaşlı bir şekilde içeri girdi ve kızına doğru kollarını açarak yürüdü.
Ahh Karen seni çok özledim kızım.. sadece bir kaç gün oldu ve yokluğun..
Anneciğim lütfen ağlama. İstediğin zama beni görmeye gelebilirsin bende seni aynı şekilde biliyorsun.
Doğru diyorsun, yaşlı kadın koltuğa otururken aklına bir şey gelmiş gibi aniden başını kaldırdı ve kocanla aranızda bir sorun yok değil mi Karen diye sordu. Kızının yüzünde ki ifade garip hissetmesine sebep olmuştu.
Ha-hayır anne nerden çıkardın bunu.
Neden geldin o zaman bu şekilde.
Leydi Annabeth kızının at üzerinde uygunsuz bir şekilde buraya kadar gelmesinden dolayı böyle bir soru sormuştu.
Seni görmek istedim ve Sally ile konuşmak. Özleminize de dayanamayınca daha hızlı diye atla gelmeyi uygun buldum.
Ahh güzel kızım çok iyi yapmışsın fakat Sally evde değil. Biraz önce çıktı. Karşılaşmamanız oldukça garip.
Ben ormanlık yoldan geldim sanırım ondan.
Karen hayal kırıklığı ile başını eğdi. Bu kadar yolu boşuna gelmişti. Amacı kardeşinden akıl almaktı fakat kızkardeşi evde yoktu.
Peki nereye gitti ?
Ahh bir yerlerde bir balo varmış galiba. Artık kafam o tarz gürültüleri götürmediği için malesef ki ben gitmedim.
Anladım.. Ben gideyim o zaman anneciğim sende kendine iyi bak. Tekrar gelirim ziyaretinize.
Karen aynı şekilde atına binerek kendisini bekleyen orman yolculuğu için atını mahmuzladı.
Vincent içeri giren arkadaşını görerek hızla ayağa kalktı. Kahvaltıdan beri çalışma odasındaydı ve saatin kaç olduğunu farketmemişti.
Chester yüzünde ki muzip gülümseme ile Vincent'a doğru yürüyerek arkadaşına kısaca sarıldı ve Vincent'in karşısına oturdu.
Bu ziyaretini neye borçluyum Chester, düğünden sonra nişanlından kaçmak için yurtdışına çıkacağını söylemiştin.
Chester kendinden beklenecek bir şekilde gülümseyerek Vincent'a baktı ve benim nişanlımdan kaçmamı bırakalım asıl Düşes senden kaçıyormuş onu konuşalım Vincent dedi.
Bunu da nerden çıkardın, hangi lanet olası dedikoducu böyle şeyleri etrafa yayıyor.
Dostum gözlerimle gördüm kesinlikle Leydi Sally'di ve sensiz çok eğleniyordu hatta bir çok centilmen'in dans teklifini de istekli bir şekilde kabul ediyordu.
Sen neyden bahsediyorsun Sally evde !
Vincent hızla ayağa kalkarak zili çaldı ve uşağın içeri girmesini bekledi.
Düşes nerede ! Odasında ise çağır gelsin çabuk.
Lordum Leydi Sally evde değiller şuan.
Vincent arkadaşının sözlerinin doğruluğu karşısında öfkelenerek nereye gitti diye bağırdı.
Lanet karısı kendisine haber dahi vermeden yalnız başına bir baloya katılmıştı.
Bilmiyorum Lordum kimse görmemiş çıkarken. Seyisin söylediğine göre ahırdan bir de at istemiş.
Vincent eliyle ensesini sıvazlayarak öfkeli yürüyüşünü sürdürdü.
Atın üzerine elbiseyle binecek kadar delirmiş olamazdı değil mi ?
Çabuk at arabamı hazırlayın!
Uşak odadan çıkacakken Vincent hayır dur diye bağırdı. At arabası beni yavaşlatır . Sadece atım, atımı istiyorum.
Yaşlı uşak odadan acele ile çıkarken Vincent 'da Chester'a döndü.
Nerede gördüm demiştin ?
~~~~ Bölüm Sonu ~~~~