Ateş elindeki kadife kutuya bakarken dudaklarında ona has bir tebessüm, çehresini yüzüğün taşını bile kıskandıracak şekilde aydınlatıyordu. Gözlerinin içindeki parıltının sebebi de yüzük değil, saf mutluluktu. İşleri yoluna koymak için planladığı şeyler artık meyvesini veriyordu. Aslında henüz emin değildi ama öyle olmasını umuyordu. Çünkü tutunabileceği başka bir şeyi kalmamıştı. Ece’nin ailesiyle konuştuğundan beri duygularından ve kararlarından daha emindi. Günlerdir ondan uzak duruyor, endişe ve merakla yokluğunu hissetmesini umuyor ve sabırla kızın sabrını taşırmayı bekliyordu. Eğer Ece onu merak eder ve çağırdığında gelirse doğru yolda olduğunu anlayacaktı. Hele istediği cevabı verirse eline bu yüzüğü takacaktı. Kenan’ın hatıralarını ve yüzüğün parmağında bıraktığı izi değiştiremez

