Viktor, Prag’ın dar sokaklarından ayrılırken, kar taneleri hâlâ ağır ağır süzülüyordu gökyüzünden. Her bir tanecik, sanki gizli bir el tarafından yönlendirilmiş gibi, hafifçe salınıyor ve yere inmeden önce havada kısa bir dans ediyordu. Ama bu kez, her kar taneciğinin içinde yeşil-mor bir ışık parıldıyordu; bu ışık, Viktor’un gözlerinde bir yol haritası gibi beliriyor, onu karanlığın ötesine çağırıyordu. Pençelerinin ucundaki kıvılcımlar, her adımda zemini deliyor, gölgeleri titretiyor ve şehrin sessiz, boş sokaklarında yankılanan nefesler gibi hissediliyordu. Siyah alev, ilk kez Varşova’da deneyimlediği kadar yoğun değildi; ama hâlâ içten içe büyüyordu, hatıralardan beslenerek, insanın bilinçaltına sızarak. Viktor, her nefesini derinden hissederek adım atıyordu; ayak izleri karın beyaz ör

