Berlin’in doğu yakasında, Friedrichshain’in terk edilmiş endüstriyel bölgesinde gece yarısını geçmişti. Eski bir bira fabrikasının devasa hangarları, paslı demir iskeletler ve kırık camlarla doluydu. Aurora’nın ışığı hâlâ içlerinde titreşiyordu – Lena’nın damarlarında yeşil-mor bir nabız, Marek’in gözlerinde hafif bir parıltı, Viktor’un pençelerinde artık saf mor değil, aurora damarlı bir ateş. Ama huzur kısa sürdü. Hangarın kuzey girişinden motor sesleri yükseldi – ağır, zincirli, tehditkar. Blutwölfe’nin “Reiner”lerinden daha tehlikeli bir birim geliyordu: “Schattenrudel” – Gölge Sürüsü. Motosikletler, modifiye edilmiş, egzozları susturulmuş, farları kırmızıya boyanmış. Onların üstünde sekiz siluet: deri zırhlı, kaskları kurt kafası şeklinde, göz deliklerinden kan kırmızısı ışık sızan

