Gece ile gündüz arasında bir an vardır, ne karanlığa ait ne de aydınlığa. O ara evrede, rüya ile gerçeklik iç içe geçer, dün ile bugün birbirine karışır. Elif o sabah işte o ara evrede uyandı. Gözleri hâlâ kapalıyken bile hissetti - her şey değişmişti. Bedeni farklıydı, kalbi farklıydı, ruhu farklıydı. Dün gece bir kapı kapanmış, başka bir kapı açılmıştı. Ve artık geri dönüş yoktu. ----- İlk hissettiği sıcaklıktı. Yusuf’un bedeni yanındaydı, sıcak, güçlü, koruyucu. Kolu Elif’in belindeydi, sımsıkı sarılmıştı ona, sanki uyurken bile bırakmak istememişti. Nefesi Elif’in ensesine değiyordu, düzenli, ağır, uyku nefesi. Elif gözlerini açtı, yavaşça açtı. Oda aydınlıktı, sabah güneşi perdelerin arasından sızıyordu, ışık çizgileri yerde dans ediyordu. Saat kaçtı acaba? Bilmiyordu, umurunda da

