Yazarın anlatımı... Akşamın ay ışıkları gri bir örtü gibi şehrin üstüne serilirken, Afran'nın ışıkları tamamen sönmüştü sanki. Doktorun önünde öylece durmuş, içi çığlık çığlığa ama sesi kesilmişti çoktan; yalnızca ölüm ardından gelen sessizlik, beyninde uğuldayan acının yankısıydı artık. Bir cümle. Birkaç kelime. Belki de sadece bir isim ve ardından gelen “artık yok” fısıltısıydı duyduğu. Ama dünya durdu o anda. Gözbebekleri küçüldü, omuzları çöktü. Ciğerlerine dolması gereken hava bir anlık tereddütle boğazında kaldı. Açık kapıdan duyulan ölüm saatinin tıkırtısı bir çekiç gibi işliyordu ruhuna. Xazel'in bedenine beyaz örtü kapanmış.Birkaç adım attı; değil yürümek, sanki yer çekimi ona inat iki katına çıkmıştı. Yüzünde ne bir çığlık, ne bir gözyaşı vardı ilk başta. Sanki her şeyin öte

