HATIRLATMA
*********************
Zil çalmadan müdür odasına koştum.Kapıyı çalıp içeri girdim.
''Hocam sizinle bir konu hakkında konuşmak istiyorum.''dedim
''Ne hakkında?''dedim
''Okul üniformaları, okulumuzun daha düzenli olması için ,kim öğrenci kim öğretmen belli olmayan bu düzeni değiştirmek istiyorum.Hem bir öğrencinin çizimi çok güzel bizim için bir forma tasarlar.Hem tasarım maliyetinde kurtuluruz.Adı Sevgi 12/D.....
''12D mi? kim bir burslu öğrencinin tasarladığı formayı giyer.Hem bütçemiz yok. Olmaz Nur , dön sınıfına .''dedi Müdür
Sorun forma değil.Sorun bir burslu yapmasıydı.Bende Nur isem o kızın yaptığı formaları onlara giydiririm...
***************
Forma işini ne yapacağım.Müdür çok kararlı, düşün Nur düşün.Müdürün zayıf noktası ne.En çok neyden korkar diye düşünmeye başladım.
Kolumun Zeynep tarafından delinmese daha rahat düşünebilirdim.
''Ne var Zeynep ne var, bir beyin fırtınası yaptırmıyorsunuz.''dedim
''Hoca sana sesleniyor.''dedi Zeynep kısık sesle
Hoca'ya döndüğümde gözlerinde adeta bir volkan patlıyordu.
''Nur , kızım bizimle derse katılmak ister misin yoksa paket yapıp evde mi dinlersin.''dedi Coğrafyacı Atlas hocası sitemle
''Yok siz yorulmayın, ben sizi can kulağıyla dinliyorum.''dedim
''Fesupanallah, sizi bana sayıyla mı veriyorlar .''dedi ve dersi anlatmaya devam etti.
''Nur sabahtan beri neyin var.''dedi Zeynep
'' Şimdi değil Zeynep. Yakında anlatacağım.''dedim
''Başını yine bela açmayacaksın değil mi.''dedi Zeynep
''Bela benim üçüncü adım Zeyno.''dedim
''Sana şurdan bir çakarım görürsün üçüncü adı görürsün.Bir dakika ikinci ad olması gerekmiyor mu?''dedi Zeynep
''Aaa sana söylemedim mi?''dedim.
''Neyi?''
''İkinci bir adım olduğunu?''dedim
''Öyle mi -elini çenesine koyup düşünmeye çalıştı.- hatırlayamadım.Meraklandırma kızım söyle işte.''dedi Zeynep
''Söylerim ama dalga geçmek yok tamam mı?'' dedim.
''Tamam ,söyle hadi.Kuzenim Şehime den daha kötü olmaz.''dedim
''Aşkım.''dedim
Zeynep gülümseyerek. ''Söyle aşkım , adın ne ?''dedi.
''Hayır adım Aşkım.''dedim
''Şaka yapıyorsun?''dedi Zeynep
''Hayır yapmıyorum.''dedim
''Yani hani bildiğimiz Aşkım.''dedi Zeynep ve kahkaha atmaya başladı.Tüm sınıf bize döndü.Hoca elindeki kalemi bırakıp bize döndü.
''Kızlar çıkın dışarı.Yeter artık çıkın sınıftan.''dedi Atlas hoca
''Peki hocam.''dedim ve hale gülmeye devam eden Zeynep'i kolundan tutup sınıftan çıkardım.Kantine doğru ilerledik.Kantinciden iki su alıp masaya geçtik.
''Al iç ,şu suyu.''dedim ve suyun birini ona uzattım.
''Teşekkürler Aşkım.''dedi Zeynep
''Zeynep!!''dedim
''Tamam Nur .''dedi Zeynep
******************
Zil çalmasıyla kantin dolmaya başladı.Bizim ekip masaya gelince sınıftaki olanları sormaya başladı.
''Hadi bize de anlatın.''dedi Özcan
''Çok merak ediyorum.''dedi Sevgi
Zeynep bana döndü.Anlatmak için izin istiyordu.Bizimkilere baktığımda merakla bize bakıyorlardı.
''Anlatmak istemiyorsan anlarız.Hazır hissetiğin zaman anlatırsın.Sana kırılmayız değil mi arkadaşlar.''dedi Batuhan
Herkes Batuhan'a katıldı.
''Sizden birşeyler gizlemek istemiyorum. Benim ikinci bir adım var.''dedim
''Buna mı güldün Zeynep.Ya en kötü ne olabilir.''dedi Batuhan
''Aslında adı kötü değil.Sadece çok anlamlı.''dedi Zeynep
''Merak ettim şimdi.Söylesene Nur.''dedi Batuhan
''Aşkım.''dedim
''Nee...ee de....din.''dedi Batuhan
''Şey adım Aşkım.''dedim
''Hee o yüzden... şey ben.... de şey sanmıştım....neyse.. ben bir su alayım''dedi Batuhan ve kalktı.
''Nur , Btuhanla aranızda....''diye Zeynep'in sözü kestim.
''Biz sadece arkadaşız.''dedim
''Öyle olsun.''dedi Zeynep.
***************
''Tüm öğrencilerin dikkatine, yarım saat sonra konferans salonunda basketbol takımı için ödül töreni olacak.Tüm öğrencilerin katılması mecburdur..''
''Matematik dersi vardı o da kaynadı.Yaşasın basketbol takımı.''dedi Özcan
''Hadi gidelim önlerden bir yer tutarız.''dedi Sevgi
''Siz gidin benim ufak bir işim var.''dedim.
''Tamam senin içinde yer tutarız.''dedi Zeynep ve gittiler. Batuhan hariç , karşımda dikilmişti.
''Ne işler çevirdiğini anlat.''dedi Batuhan
Pes edip okul forması ile ilgili planımı açıkladım.
''Güzel düşünmüşün ama çok zor.''dedi.
''Denemek istiyorum.''Dedim ve kantinden çıkıp bahçeye çıktım.Temiz hava alıp kafamı toparlamak istiyorumdum.Çardakların birine oturup gözlerimi kapattım , düşünmeye başladım.
''Aaa bak kimler buradaymış.''dedi biri
Bu ses tanıdık ama çıkaramadım.Gözlerimi açtığımda bir sen eksiktin, sende geldin tam oldu demek istiyordum ama hiç sırası değil.Senin icabına sonra bakacağım.
''Filiz? Senin ne işin var burada?''dedim
''Mert için okulumu değiştirdim.''dedi Filiz
İyi halt ettin , bir sen eksiktin zaten.Etrafım düşmanlarımla çevrildi.Elif , Dilara, Pelin, Filiz yok mu arttıran.
''İyi rahat bırak şimdi beni.''dedim
''İşte bunu yapamam.Senin yüzünden Mert yüzüme bile bakmıyor.Bunların bir bedeli olmalı.''dedi Filiz
''İyi de benim suçum değil.Git Mert'le hallet meseleni.''dedim
''Sen hayatımıza girmeden önce herşey çok güzeldi.Yaptıklarının hesabını vereceksin.''dedi ve gitti.
Vay arkadaş ben neymişimde haberim yokmuş.Şimdilik Filiz meselesini askıya alalım.Onunda bir zamanı var.
************************
Yok olmuyor, aklım durdu.En iyisi konferans salonuna gitmek.Birazdan tören başlar.
''Bakarmısın konferans salonu nerede?''dedi biri.Arkamı döndüğümde birkaç gazeteci vardı.İşte şimdi yandın müdür.
''Tören için gelmiştiniz değil mi.''dedim
''Evet,''dedi öndeki sarışın bayan muhabir.
''Bende oraya gidiyorum.Size eşlik edeyim.''dedim ve gazetecileri konferans salona götürdüm.
***************
Tören, Müdür ve Okul aile birliğinin konuşmalarıyla başlamış ve sonunda ödül törenine başlamıştı.Müdür basketbol takımın oyuncularını çağırdı.
Savaş, Mert, Gökmen, Emre, Yağız, bunlardan takım olmaz ki bunlardan olsa olsa çete olur.Hayret nasıl kazanmışlar.Müdür plaketi kaptan yani Savaş'a verdi. Gazeteceler fotoğraf çekerken öğrenciler dağılıyordu.Ben de tebrik etmek için yanlarına giderken bazıları benden önce davrandı.Elif Savaşın yanına, Filiz Mert'in yanına, Dilara Gökmen'in yanına,Zeynep Emre'nin yanına gitti.Onları böyle yan yana görünce sanki aradaki kara çalı gibi hissediyorum.Galiba Filiz haklı , ben gelmeseydim...Neyse artık biliyordum yerimi.Onların yanında benim yerim yoktu.En iyisi gitmekti.
''Nur !!''dedi Yağız
''Ne istiyorsun?''dedim.
''Herkesin eşi yanında bir tek ben yanlız kaldım. Eşim olur musun?''dedi
''Malesef Yağız eşin olabilmek için reşit olmam gerekiyor.''dedim
''Nur hadi ama.''dedi.
''Tamam baş belası , geliyorum.''dedim ve Yağız'ın yanına geçtim.
*********************
Gazeteciler, Müdür ve Okul Aile Birliği'yle konuşuyordu.İşte tam zamanı.Yanlarına doğru ilerledim.
''Hocam size birşey söylemek istiyordum.Haftaya yapılacak programa gazetecileride çağırsak okulumuz fedakarlığından herkes haberdar olsun.''dedim
''Ne programı?''dedi Gazateci kız
''Okulumuz artık forma sistemine geçiyor.Bunu da öğrencilerin tasarlayıp sunduğu bir defile düzenlenecek.Kazanan kıyafet okulumuz yeni forması olacak.''dedim
Müdür ve Okul aile birliği başkanı şaşkın şaşkın bana bakmaya başladılar.
''Tabi geliriz.Bizimde bir katkımız olsun okulunuza. ''dedi gazeteci kız,
''Okulumuz öyle yüce gönüllü ki.Burslu öğrencilerin kıyafetleri okul aile birliği tarafından karşılacak.''dedim
''Okulunuzun kıymetini bilin Küçük Hanım, ben ne okullar gördüm.Burslu öğrencilerini ezen ,onlara değer vermeyen.Ama sizin okul başka.Haberimde bu cömertliğinizi ekleyeceğim . Haberlerinizi bekliyorum Yılmaz Müdür ve bizi davet ettiğiniz için teşekürler Esra Demirkan .''dedi ve gazeteci gitti.
''Yılmaz bey ne demek oluyor bu?''dedi Esra Demirkan
Demirkan mı? Yani bu kadın Mert'in annesi mi?
''Esra Hanım, böyle birşey olamayacağını söyledim ama... ''dedi Yılmaz Müdür.
''Yeter ...'' dedi Esra Demirkan bana dönüp ''Küçük hanım, adınızı öğrenebilir miyim?''dedi
''Nur ''dedim
''Peki Nur, başımıza bu derdi sen açtın.Sorumluluk sana ait.Defileyi hazırla.''dedi ve gitti.
İşte bu kadar.