Şarkı bittiğinde bir alkış tufanı ve ıslık sesleri yankılanıyordu.Cesaretimi toparlayıp Savaş'a baktım.Gözlerinde pişmanlık görmek beni üzmüştü.Mikrofonu bırakıp sahneden indim.Başka bir kız çıkıp o şarkı söyleme başladı.
Bizim ekibin yanına giderken kolumu biri tutmuştu.Savaş'ın olmasını istiyordum ,arkama döndüğümde yanıldığımı anladım.
''Ne istiyorsun? Mert''dedim bıkkınlıkla
''Konuşmak .''dedi Mert sakince.Kolumdaki eline bakıp ''Böyle mi konuşmak istiyorsun.Canımı yakarak mı?''dedim.
Elini kolumdan çekip ''Lütfen ''dedi Mert .
Şaşkınlıkla Mert'e bakıyordum.İlk defa Mert'i böyle görüyordum.Gözlerinin altında mor halkalar, saçları dağılmış ,sakalları uzamıştı.Kendini iyice salmıştı.Bana yaptıklarını düşününce ona üzülmek istemiyordum.Ama elimde değil onun bu halinde benimde payım vardı.Çaresizce başımı sallayıp konuşmayı kabul ettim.
''Tamam, nerede konuşacağız.''dedim
''Benim odam olur mu?''dediğinde kaşlarımı çattığımda ''Tamam yanlış bir yer.O zaman sen karar ver.''dedi Mert.
Elimi çenemekoyup düşünmeye başladım.Nerede konuşabilirdik.Benim odam da olmaz Zeynep var,hotel'in lobisi kalabalık olur.Restoran bu saate kapalıdır.Burasıda çok sesli olmaz.En iyisi Mert'in odasıydı galiba.
''Oda numaran kaç .''dedim.Mert önce şaşırsada kendini toparlayıp ''102 ''dedi.
''Tamam sen git bende arkadaşlarımla konuşup geleceğim.''dedim .O da başını sallayıp bardan çıktı.Bende arkadaşlarımın yanına ilerledim.Gözlerim Savaş'ın masasına takıldığında barın çıkışına doğru ilerliyorlardı.Önde Savaş gidiyordu.Diğerleride peşine takılmıştı.
Onları izlemeyi bırakıp Zeynep 'i yanına oturdum. Kimseden ses çıkmıyordu.Sormak istiyorlar ama cesaret edemiyorlardı.Bende anlatmaya karar verdim zaten hepsini biliyorlardı.
''Konuşmak istiyormuş.''dedim
''Ne hakkında .''dedi Zeynep.
''Bilmiyorum,birazdan odasına gideceğim.''dedim
''Hayır gidemezsin Nur.''dedi Batuhan.
''Saedece konuşcağız Batuhan.Hem yarım saat sonra gelmezsem.102 nolu odaya gelirsin.Tamam mı?''dedim
''Tamam .''dedi Batuhan ve masadan kalkıp dışarı çıktı.
''Ben gidiyorum siz eğlenmenize bakın.''Dedim ve ayağa kalkacakken Sevgi ''Nur!''dedi.
''Efendim Sevgi.''dedim.
''Çok teşekkür ederiz .Senin sayende ,hayatımızda ilk defa beş yıldızlı bir otelde kalıyoruz.Sen olmasaydın bunları yapamazdık.''dedi Sevgi ve diğerleride onayladığında gülerek onlara baktım.
''Bu daha başlangıç tatlım.Size unutamayacağınız bir lise son yaşatacağım.''dedim ve göz kırpıp kayıya doğru ilerlerken arkamda bağırmaya başladılar.Barda ki müzik durmuş herkes bizimkilere bakıyorlardı.
''En büyük başkan bizim başkan,en büyük başkan bizim başkan.''diye kolkola girip bağırıyorlardı.Arkama dönmeden elimi kaldırıp salladım.Onlarıda kendime benzetmiştim.
*********
Asansörden inip Mert'in odasına doğru ilerledim .Kapının önüne geldiğimde durdum .Ya buda bir oyunsa.
Mert'i ilk gördüğüm zaman bana 'yeni kız ayağını dek al .'demişti.İşte o an ondan nefret etmeye başladım.Neden sadece Mert den nefret ediyorumda diğerlerinde etmiyorum.Sonuçta diğerleride bu oyunun içindeydi.Emre'yi affedip en yakın arkadaşımla arasını yaptım,sonra Ateş onunda sevdiği kızla konuşmasnı sağladım.Ardından Yağız beni Mert'in elinden kurtarmıştı.Savaş ise onu ilk gördüğümde etkilenmiştim onunda beni sevdiğini sanıyordum taa ki onunda oyunun bir parçası olana kadar.Ondan bile nefret etmezsek nasıl Mert den bu kadar nefret edebiliyorum aklım almıyordu.Sebepsizce nefret ediyordum.Peki neden? Bunun sorusu bu kapının ardındaydı.Elimi kaldırıp kapıyı çaldım.Birkaç saniye sonra Mert kapıyı açtı ve eliyle içeriyi gösterip ''Buyur .''dedi .
İçeri girdiğimde lüks bir odayla karşılaştım.Geniş beyaz bir yatak karşısında iki tekli koltuk ve önünde küçük bir masa, tağın ağ tarafındaki kapı muhtemelen banyo , diğer odada gri bir koltuk takımı ve beyaz bir televizyon ünitesi vardı.Neredeyse bir ev gibiydi.
Yatak odasını es geçerek oturma odası kısmına ilerledim.İki koltuğa oturup Mert'i bekledim.Bir kaç dakika sonra elinde kahvelerle geldi.Fincanın bir tanesini bana uzattı.Fincanı alıp masaya koydum.O da yanıma oturup kahvesini benimkinin yanına koydu.
Sesizce birbirimize bakıyorduk.
''Neden?''dedi Mert üzgünce.
''Ne neden?''dedim anlamayamayarak.
Derin bir iç çekip başını koltuğa yasladı. ''Neden beni kimse sevmiyor? Çok mu çirkinim ,çok mu kötüyüm, sevilmeye layık değil miyim?''dedi sitemle
''Hayır öyle değil....''diyemeden Mert ayağa kalktı.
''Öyle Nur ,Beni kimse sevmiyor.İlk önce Dilara ,sonra sen ...''dedi ve dizlerinin üstüne çöktü. ''Söyle ben nerede hata yaptım.''dedi Mert ve başını yere eğdi. Mert'in karşısına diz çöküp elimle çenesinden tuttum ve başını kaldırdım.
''Önce kendini sev ve değer ver.Kendini sevmeyen birini kimse sevmez.''dedim.
Mert hızla kollarını boynuma doyayıp ''O zaman beni sever misin?''dedi.Cevap vermedim.Ona sarılmasamda kollarını boynumdan itmedim. Birkaç saniye sonra kollarını çözdü.Yerden kalkıp koltuğa oturduk.Başını omuzuma yaslayıp gözlerini kapattı.
''Çok teşekkür ederim beni sabırla dinlediğin için.''dedi Mert
Elimi saçlarını okşadım. ''Uyu koca oğlan.''dedim gülerek.Başını usulca sallayıp uykuya daldı.Nefesi düzene girince uyuduğunu anladım.Başını elimle tutup koltuğa yatırdım.Yatak odasına girip bir yastık ve çarşafı alıp Mert'in yanına geldim.Başını kaldırıp yastığı koydum.Ayakkabılarını çıkartıp üzerini örtüm.Koltuğun önünde diz çöküp uyuyan Mert'i seyrettim.Uyurken bile kaşları çatıktı ,elimi katırıp çatık kaşlarını düzeltim ama tekrar çattı.Yavaşca yaklaşıp alnından öptüğümde telaşla geri çekildim.Neden yaptım ki bunu ?Acımış mıydım? Yoksa ...... Telaşla ayağa kalktım son kez yüzüne baktım çatık kaşları düzelmişti.Gidecekken Mert birşeyler mırıldandı.Kulağımı ona yaklaştırıp ne dediğini anlamaya çalışıyordum.
''Sen inanmasanda ben seni seviyorum.''dedi Mert.
Hayır beni sevmiyorsun,ben senin için ulaşılmaz bir oyuncağım sadece demek isterdim.Bugün yeterince üzülmüştü bunları söylemenin zamanı değil.
Ayağa kalktım.Masanın üzerinde duran içilmemiş kahvelere baktım.Kendi fincanımı alıp içmeye başladım.Soğumuştu ama beni kendime getirmemi sağlamıştı.Boş bardağı bırakıp kapıya doğru ilerledim. Dışarı çıktığımda yorgun hissediyordum. Sırtımı duvara dayayıp gözlerimi kapadım.
''Mert ,seni çok yordu galiba.''diyen sesi tanıyordum.Gözlerimi açmasamda karşımdakinin Savaş olduğunu biliyordum.Bu imasına sinirlensemde konuşmadım.Gözlerimi açıp bir ara aşık olduğum yada olduğumu sandığım adama baktım.
''Saz arkadaşlarını göremiyorum.Yoksa yine sana kazık mı attılar .''dedim alayla.
Savaş beni duvarla arasına alıp yakamdan tuttu.
''Yalan mı? Sana kazık atan Gökmen ve Dilara'nın yanında ne işin var.''dedim
''Bundan sanane .''dedi Savaş.
Bu sözleri beni kırsa da umursamadan konuşmaya devam ettim.
''Haklısın ,artık beni ilgilendirmiyorsun sevgilinin yanına git.''dedim
Savaş ,yakamdaki elleri gevşeti.Ellerini saçlarıma uzatıp okşadı.
''Artık bir sevgilim yok.''dedi
''Aaaa yoksa ondan da mı sıkıldın.''dedim alayla.
Başını hayır anlamında sallayıp başını boyun girintime koydu. ''Sadece kalbimin başka birine ait olduğunu yeni anladı.''dedi Savaş.
Derin bir nefes alıp kokusunu içime çektim. Parfümünü değiştirmişti.Aklımı okumuş gibi cevap verdi. ''Sen istediğin için .''dedi
''Geç kalmadın mı?''dedim
Başını boyun giritimden kaldırıp gözlerime baktı.
''Biliyorum ama.....''diyemeden elimi kaldırıp susturdum.
''Sen tercihini Elif'le yaptın.''dedim
''Sadece seni kıskandırmak istemiştin.''dedi Savaş.
Söylediğiyle Savaş'ı itip kahkaha attım. ''Şimdi sen beni kıskandırmak için Elif sevgili olduğunu ve her fırsatta öpüşerek beni kıskandırmak istedin.''dedim alayla.
''Biliyorum hata yaptım ama bir şans.....''elimi kaldırıp susturdum.
''Savaş sen beni hiç sevmedin.Şimdi bahaneler uydurup bir şanş daha isteme.''dedim ellerimi saçlarımı götürüp hırsla karşıştırdım. ''Ulan Mert bile senden daha adam.''dememle Savaş sinirlenip beni kolumu sıktı.
''Bir daha onunla beni karşılaştırma.''dedi Savaş
''Bırak beni git kendine başka bir oyuncak bul.''dedim ve gidecekken kolumdan çekip ''Seni seviyorum ''dedi ve anlımdan öptü.
''İnanmıyorum artık sana .''dedim ve asansöre doğru ilerledim.
''İnanacaksın bana güzelim.''dedi Savaş arkamdan.
Çok beklersin sen...
*******
Asansörün düğmesine basıp beklemeye başladım.Asansör gelince kapı açıldı ve Yağız bir kızla sarmaş dolaştı. Al birini vur ötekine. Uyarı amaçlı öksürdüğüm çift sonunda bana baktılar.Yağız'a başımla selam verip asansöre girdim.Kız asansörden inip Yağız'a baktı. ''Canım insene geldik.''dedi kız
Ben gideceğim kata bakıp Yağız'ın çıkmasını bekledim.O kıza bakıp ''Sizi tanımıyorum bayan.''dedi ve asansör kapandı.Ben şaşkınlıkla Yağız'a baktım.
''Yuh be ,bu kadarı da fazla.''dedim
Yağız bana doğru yaklaşıp ''Ne oldu kıskandın mı Bücür.''dedi sırıtarak.
''Savaş kızın biriyle öpüşerek kıskandırır sen kızı yatağa atarak kıskandırırsın.Söylesene ben sizi kıskandırmak istersem ne yapayım.''dedim.
Yağız en son söylediğimle kaşlarını çattı. ''Sakın denemeye kalkma.''dedi .
''Niye siz yaparken oluyorda ben neden yapmayım.''dedim
''Çünkü......'' dedi sustu.
''Merak etme ben asla sizin yaptığınız gibi yapmam.Çünkü ben kırmadan,incitmeden severim ve ayrılırken bile bunları yapmaya ne vicdanım ne de kaarakterim izin verir.''dedim ve asansörün kapısı açıldı ve çıktım.
''Bücür ,kalbini çalacağım.''dedi
Sen mi güldürme beni...
*************
Bugün herkesin benimle derdi ne. Önüne gelen ilanı aşk ediyor.Biraz temiz hava almaya ihtiyacım vardı.Tekrar asansöre binip bahçe katına bastım.Asansörden inip bahçeye çıktığımda birkaç kişi vardı.Masalardan birine oturup kafamı masanın üstüne bırakıp gözlerimi kapatım.Çok yorulmuştum bazen herşeyi bırakıp Amerikaya dönmek istiyordu.Ama arkadaşlarımın yüzündeki mutluluğu gördükçe bu düşünce aklımdan uçup gidiyordu.
''Yorucu bir gündü.''Diyen sesle irkilip başımı kaldırdım.
''Pikacu! ''dedim şaşkınlıkla .
Kendimi toparlayı '' Evet öyle oldu.Sende ilanı aşk ederceksen üzgünüm bugünlük kotam doldu.Başka bir güne Pikacu.''dedim
''Yok öyle bir hataya düşmem küçük. Bir dakkika kim sana ilanı aşk etti.''dedi
Elimi çeneme dayayıp gözlerimi Pikacuya diktim. ''Mert,Savaş ve Yağız.''dedim
''Hareminde ki erkekler yani.'''dedi dalga geçerek.
''Öyle sende haremime katılmak ister misin? Pikacu''dedim sırıtarak.
Yüzünü buruşturup '' Allah yazdıysa bozsun.Birde bana şöyle seslenme bana.Hem bir büyüğüne böyle seslenilmez.''dedi
''Kaç yaşındasın ki?''dedim alayla
''20 yaşındayım küçük .Sen?''dedi
''17 buçuk . Hem o kadar yaş farkı yok ki ''dedim ve devam ettim''Peki istediğin gibi olsun. Bundan sonra sana abi diyeceğim.Nasıl bunu sevdim mi?''dedim.
''Abi mi?''dedi
''Evet bundan sonra sana böyle sesleneceğim.''dedim ve ayağa kalktım.
''O zaman bende san Hürmüz diyeceğim.''dedi Pars arkamdan.
Pars'a dönüp '' Hürmüz mü?''dedim şaşkınlıkla.
''Evet 7 Kocalı Hürmüz gibisin.''dedi Pars alayla
''Hürmüz sevdim ama birşey eksik .''dedim ve elimi çeneme koyup Pars'a baktım.
''Ne eksik .''dedi Pars
''3 koca daha tabiki.Sonuçta Hürmüz'ün 7 kocası olmalı. Mert ,Yağız , Savaş ve sen ''dedim
Pars isimleri saydıkça kaşlarını çattı kendi adı söylememle şaşkın uğradı.
''Ben mi?''dedi
''Evet seni kendi haremime transfer etmeyi düşünüyorum.Bonservisin ne kadar?''dedim
Pars gülerek bana baktı. ''Şuan görüştüğüm başa biri yok ama olmaz küçük.''dedi ve Hotel.
''Sen bilirsin ,Hürmüz Spor'a adam mı yok.Sen kaybedersin.''dedim gülerek.Pikacuyla sohbet etmek beni eğlendirmişti.Moralim yerine gelmişti.En iyisi odama çıkmaktı..Asansöre binip odamın katına bastım.Asansör hareket etti.Birkaç saniye sonra asansör ineceğim kata gelmişti.Asansörden çıkıp odama doğru ilerledim. Kapıyı çalacakken arkadan boynuma dolanan ellerle irkildim.
''Benim Batuhan''dedi arkama dönecekken kollarıyla engel oldu. ''Dönme Nur,bu söyleceklerimi yüzüne söylemem.Ben seni ilk gördüğümden beri aşığım.Biliyorum diğerlerine kıyasla ,ne arabam ,ne de zengin bir ailem var.Bunu ilk sana söylüyorum.Yetimanede büyüdüm annem ve babam ben 8 yaşındayken trafik kazasında öldü.Kimsesiz biriyim sana layık değilim ama ben seni seviyorum.''dedi ve kollarını çözüp sessizce gitti.Ben donmuş halde kapının önünde bekliyordum.Bugün bitsin istiyordum artık.
Kapıyı çalıp bekledim.Birkaç saniye sonra Zeynep kapıyı açtı.
''Nerdesin sen? Meraktan öldüm.''dedi telaşla.
''İçeri geçelim herşeyi anlatacağım.''dedim.
''Nur mu geldi?''dedi Sevgi
''Ne olmuş?''dedi Çiğdem
İçeri geçip yatağa uzandım. Kızlar Zeynep'in yatağına oturup konuşmamı bekliyordu.
''Tamam bakmayın öyle anlatıyorum.''dedim ve herşeyi olduğu gibi anlatım.
''Hürmüz'' dedi Zeynep gülerek
''İlanı aşk serisi.'''dedi Çiğdem sırıtarak
''7 koca.''dedi Sevgi şaşkınlıkla
Konuşamıyordum sadece başımı salladım.
Zeynep kızlara birşeyler söyleyip eline saç fırçasını alıp yanıma geldi.
''Başkan'ım Hürmüz Spor' a transferler devam edecek mi?''dedi Zeynep elindeki saç fırçasından yaptığı mikrafonu bana uzattı.Çiğdem video çekiyor Sevgi fotoraf çekiyordu.Onların oyununa bende katıldım.
''Malasef arkadaşlar yaş yüzünde Pikacu lakaplı Pars oyuncumuz reddetti. Ama aramıza yeni katılan Batuhan takıma alışırma çalışmalarına başladı.Yakında yeşil sahlarda göreceğiz.''dedim ve kahkaha atmaya başladım.Ardından kızlar üstüme atlayıp yatakta zıplamaya başladık.Yorulunca yatağa uzandık.Kapının çalmasıyla Sevgi koşup açtı.Bir personel gelmişti.
''Hanım efendi biraz sessiz olmanızı rica ediyoruz.Müşteriler rahatsız oluyor.''dedi
''Peki sessiz oluruz.''dediğimde Personer gitti .
''Bizde odamıza gidelim.''dedi Çiğdem ve ayağa kalkıp Sevgi'nin yanına gitti.
''İyi geceler.''dedim
''İyi geceler.''diyip odadan çıktılar.
Bende üstümü değiştirmeden yatağa uzandım.Ayakkabılarımı çıkartıp yorganın içine girdim.
''İyi geceler Zeynep.''dedim
''İyi geceler Hürmüz.''dedi Zeynep kıkırdayarak.
Sonunda bugün de bitmişti.Yarın yeni bir gün olacak...