Savaş'a en sonunda itiraf etmiştim. Ama Savaş sadece şaşkın şaşkın bakıyordu.
"Birşey söylemiyecek misin?" dedim sıkıntıyla .Şuan rezil oluyorum.Çocuğa bildiğin ilan-ı aşk ettim .Savaş sessiz kaldıkça korkum daha çok artıyordu.İlk defa aşık oldum o da karşılıksız çıktı.Savaş beni üzmemek için sessiz kalıyordu.Savaş dan ayrılıp arkamı döndüm .Daha fazla yüzüne bakarsam ağlayabilirdim. Derin bir nefes aldım,sesimin titrememesine dikkat ederek konuştum.
"Biliyorum beni üzmemek için cevap vermedin. Söylediğim herşeyi unut,saçmaladım.Arkadaş olarak devam edelim ." dedim
"Nur ben sadece şaşırdım. Ben seni....."dedi Savaş devamını izin vermedim.Biliyorumdum çünkü.O beni sadece arkadaşı olarak görüyordu.Daha fazla dayanamadım .
"Tamam Savaş ,açıklama yapmana gerek yok." dedim ve koşarak spor salonundan çıktım.
Aptal kafam, ne sandın itiraf edince , boynuna mı sarılacaktı.Şimdi ne yapacağım .Onu her gördüğümde kalbim acıyor.
Etraf boştu , saate baktığımda zil çoktan çalmış,dersin bitmesine on dakkika var.Göğsüm sıkışıyor, kalbim Savaş' a yer açıyordu. Aşk geliyorum demez ama gidiyorum der. Savaş kalbime girdi girmesine . O beni istemiyor ki. Bacaklarım tutmuyordu, galiba vücudüm iki kalbi taşıyamıyordu. En yakın çardağa oturdum .Kafamı gökyüzüne çevirdim, havada kara bulutlar vardı .Yağmur yağacaktı.Gökyüzü de gözlerim gibi dolmuştu.Yağmak için bir kıvışcım bekliyordu.Gözlerimi ayırmadan gökyüzüne bakıyordum.Yaklaşan ayak seslerini duysamda umursamadım .
"Ne oldu ? dur sen söyleme ben tahmin edeyim.Savaş gerçek yüzünü gördü ve tekmeyi bastı sana. Doğru bildim demi!" dedi Dilara .
Yüzünü görmesemde sesindeki kibir ve öfkeyi seziyordum. Çok yoruldum ,tabi beden olarak değil ,ruhum yoruldu.Şimdi dilara ile uğraşamam. En iyisi Savaş'la arama bir mesafe koymalıyım.Bunada şu sahte sevgililik oyununu bitirerek başlamalıyım.
"Evet doğru tahmin.Savaş'la ayrıldık.Şimdi beni rahat bırak."dedim
"Bende sana meraklı değilim "dedi ve gitti. gökyüzüne bakıp avazım çıktığı kadar bağırdım.
"Bitti." dememle bir şimşek çaktı ve yağmur yağmaya başladı. Yüzümü gökyüzünden düşen yağmur damlaları göz yaşlarımı gizliyordu. Böylece ağladımı kimse görmüyordu. Kolumdan tutulup çekilmemle bir bedene çarptım.
"Sen ne yaptığını sanıyorsun.Bu havada ,hasta olacaksın."dedi Savaş sinirle. Savaştan uzaklaşıp bağırmaya başladım.
"Sanane ,beni düşünüyor gibi davranmayı bırak .Merak etme artık rol yapmana gerek kalmadı.Herkes senin beni terk ettiğini sanıyor."dedim alayla
"Başkası umrumda değil,ben seni düşünüyorum.Beni bir kere dinlesen ,anlayacak ama inatçı keçi."dedi Savaş bağırarak.Kolumdan tutup beni arabasına sürükledi."Rahatca konuşabileciğimiz bir yere gidelim."dedi
Ne kadar ısrar etsemde bırakmadı.Mecbur peşinden gittim.Belki onu sonkez doya doya bakmak istiyordum.Savaş'ın arabasına bindik,kollarmı birbirine sardım.Üşüyordum,ellerimi birbirine sürtüp ısınmaya çalıştım.
"İnatçı keçi "dedi ve arabanın kaloriferini açtı .Biraz ısındım ama hala üşüyordum. Savaş arabayı kenara çekti, üzerindeki montu çıkarıp bana uzattı.İtiraz etmeden montunu giydim.Montunda keskin bir parfüm kokusu vardı. Pahallı bir marka sanırım.Bu hoşuma gitmedi. Burun kıvırıp yana döndüğümde Saval bana bakıyordu.
"Parfümün kokusunu beğenmedim.Nefes almamı zorlaştırıyor, keskin kokulardan hoşlanmam."dedim.
"Tamam değiştiririm ,o zaman "dedi Ciddiyetle
"Gerçekten mi?" dedim şaşkınlıkla
"Evet , zaten bende pek sevmiyordum.Berber alışverişe çıkarız."dedi aynı cidiyetle
Yüzüne baktığımda gayet ciddi görnüyordu .
"Adama bak ,senden hoşlanıyorum dedim sustu.Şimdi parfümünden hoşlanmadım dedim değiştiririm diyiyor.Dengesiz it "dedim kısık sesle ama Savaş duymuştu.
"Şimdi dengesiz it mi oldum." dedi Bu adam neden duyması gereken yere takılmıyor da en saşma yere takılıyor .anlamış değilim.Sinirle Savaş'a döndüm.
"Gerçten dengesiz ite mi takıldın.Ulan adama aşk sözleri söylerim o arasından it dediğime takılır.Şimdi ondan hoşlandığımı söylüyorum ,o yine ite takıldı.Söylesene senin itlerle alıp veremediğin ne?"dedim sinirle. Savaş ise onca söylediğim şeyden sonra sadece geldik dedi
"Geldik." dedi ve arabadan indi. Bende arabadan inip onu takip ettiğim.Şirin bir kafeyd gelmiştik. Hayret bizim it böyle yerlere gelir miydi! Cam kenarında bir masaya oturduk.Garson gelene kadar hiç konuşmadık.
"Ne alırsınız?" dedi
"Kahve " dedi Savaş bana döndü." Sıcak süt ve kurabiye "dedim
"Süt mü?"dedi Savaş gülerek. Gülüşü kalbimi bıraktı buzları çözüyordu. Savaş benim için hem zehir hemde panzehir.Onun bıraktığı yaraları ancak o sarabilirdi.
"Evet ne olmuş ?Süt içemez miyim?" Dedim ciddiyetle
"Hayır , sadece şaşırdım." dedi
"Bugün de çok şaşırıyorsun." dedim alayla spor salonunda itiraf ettiğimde de sadece şaşırdım dedi.Adam ya evet der yada hayır .Şaşırdım demek nedir .
"Nur beni hep yanlış anlıyorsun.Ben seni...."derken garson siparişleri getirdi ve sözü yine yarım kaldı.İyiki de yarım kaldı .Çünkü bana arkadaşımsın demesine hazır değilim.
"Afiyet olsun"dedi garson ve yanımızdan ayrıldı.
Kurabiyeden bir ısırık alıp süt dolu kupayı avuçlarımın içine alıp bir yudum aldım.Tam konuşacakken Savaş'ın telefonu çaldı.Bana bakıp telefona döndü.Telefonu açmakta kararsızdı.Acaba kim?Sevgilisi mi yoksa? Yok canım daha bugün ayrıldık.Ne zaman buldu yeni sevgili.
"Savaş ,aç artık şu telefonu .Önemlidir belki "dedim .
"Tamam "dedi ve telefonu açtı.
"Efendim Elif " dedi .Elif mi! Neden savaşı arıyorki Savaş'a biraz yaklaşıp konuşanları dinlemeye başladım.
"Sadece derste göremeyince merak ettim."dedi Elif .Sanene kızım Savaş tan .
"Nur'la dışarıdayım ."dedi
"Tamam rahatsız ettim "dedi Elif. Aynen rahatsız ediyorsun.
"Tamam " dedi ve Savaş telefonu kapattı.
"Elif'le yakınsınız galiba.Sahte de olsa sevgilindim, bende bile telefon numaran yok tu."dedim sinirle
Savaş elimi tutup beni sakinleştirmeye çalışıyordu.Ama yapamıyorum.Savaş'ı başka biriyle düşündükçe sinirlerime hakim olamıyorum.
"Nur sakin ol."dedi ve bana sıkıca sarıldı.
"Tamam Savaş ,ben iyiyim."dedim ve kollarından ayrıldım.
"Nur ben seni ....."dedi ve Savaş'ın sözü garsonun gelmesiyle yine yarım kaldı.
"Başka bir isteğiniz var mı?" dedi garson
"Yok ulan başka birşey istemiyoruz.Sizin yüzünüzden bir konuşamadım ."dedi Savaş bağırarak.
"Belki de zamanı değildir Savaş."dedim
"Yeter söyleyeceğim artık. Nur senden hoşlanıyorum.Hatta Aşığım kızım .Oh be sonunda söyledim." dedi ve kahvesini bir dikişte içti.
Doğru mu duydum.Savaş bana aşık.
"Nasıl ? Şimdi sen beni ......"dedim şaşkınlıkla .Savaş gülerek başını salladı.
"Biz şimdi neyiyiz?"dedim .Savaş elimi tutup konuştu.
"Biz geçekten sevgili olduk."dedi gülerek .Elimi Savaştan çekip kollarımı göğsümde birleştirdim.
"Şimdi sorularıma cevap verirsen ,sevgilin olurum.Elif'le aranda ne var."dedim
"Birşey yok,sadece sınıfta yanıma gelip tanışmak istedi,sonra kantinde yanıma oturdu.O kadar."dedi
"Sen de hemen kabul ettin.Pislik işine geldi demi."dedim sinirle
"Kıskançlık bir insanı bu kadar mı yakışır "dedi gülerek .
"Pis yalancı ,Şimdilik sana inanıyorum.Eğer o kızı yanında birdaha görürsem.Elimden çekeceğin var. "dedim ve elimi çeneme koydum."Bu kız bizim sınıftan Asiller sınıfına nasıl geçti anlamış değilim."dedim
"Para Nur ,herşeyi çözer."dedi Savaş
"Bu kız burslu değil miydi?"dedim
"Elif'i tanımam ama babasını tanırım.Çalıştığı şirketten kara para aklayarak zengin olduğunu duymuştum.En son işinden büyük vurgun yaptığını ve kendine ait bir şirket bile açtığını duydum."dedi Savaş
"O kız hep yanında olucak yani."dedim üzgünce .Savaş elimi tutup kalbine götürdü.
"Yanımda olana değil ,kalbimde olana bak."dedi Savaş bende aptal aptal sırıtım.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Kafeden çıkıp okula geri döndük.Savaş arabayı park edince dışarı çıktık.Savaş yanıma gelip elimi tuttu.Okula el ele girdik ve tüm gözler bizdeydi.Sınıfın önüne geldiğmizde karşımızda bu üçlüyü beklemiyordum.Dilara ,Gökmen ve Mert karşımızda sırıtarak bize bakıyordu.Savaş elimi sıkıca tuttu,güven verircesine.
"Çiftimiz tekrar barışmış ."dedi Dilara alayla.
"Ama ayrılmak zorundalar "dedi Gökmen .Mert ise sadece bakıyordu.Bunlar ne saçmalıyor.Neden ayrımak zorundayız ki.
"Gökmen ne şaçmalıyorsun."dedi Savaş .
"Savaş sende biliyorsun ki ,sınıflar arasında aşk yasaktır."dedi Gökmen.Bende daha fazla dayanamadım.
"Biliyoruz ,Gökmen .Eğer sınıf başkanları anlaşırsa bu yasağı kaldırabiliz.Aynı Döküntüler sınıfı ve Brujuva sınıfıyla yaptığımız gibi."dedim.
"Malesef bu mümkün değil.Çünkü Asiller sınıfın üç başkanı var.Ben ,Mert ve Savaştır.Sizin sevgili olabilmeniz için iki yol var.Asiller başkanlarından ikisi aşk yasağı kalması için evet der.Yada ikinizden biri fedakarlık yapıp diğerinin sınıfına gider."dedi Gökmen
"Bu çok saçma .Bu kurallara uymak zorunda değiliz"dedim sinirle
"Evet uymak zorundasın.Bu okulun sistemi çok eskiye dayanır.Ben Gökmen için bunu yaptım.Peki sen Savaş için döküntüler sınıfını bırakır mısın?"dedi Dilara
Savaş'a döndüm .Bir tarafta aşık olduğum adam diğer tarafta bana güvenen insanlar.Döküntüler sınıfına döndüğümde Zeynep dahil herkes kapıda benim cevabımı bekliyordu. Ne yapacağım şimdi?
Evet yeni bölümle karşınızdayım.
Nur'u zor bir karar bekliyor. Siz hangisini seçerdiniz?
Bir tarafta sevdiğiniz adam diğer tarafta size güvenen insanlar ve arkadaşlarınız.
Savaş sizce ne yapmalı. Asiller sınıfını Gökmen ve Mert'e bırakıp aşkını mı seçecek. Yoksa aşkından vazgeçecek.
Çiftimizi zor bir karar bekliyor.
Yorumlarınızı bekliyorum. Oy ve yorum sınırı koymak istemiyorum. Sadece yeni bölüm erken gelmesini istiyorsanız. Yorumlarınızı bekliyorum.