EDA Valizden çıkardıklarım dudağımda tebessüm oluştu oyalanmadan ona sezdirmeden yanına gittim. Tepeden ona bakışım merakla ve sabırsızlıkla sıradaki hamlemi bekliyor yavaşça başımı eğdim dudaklarına yaklaştım öpecek gibi yapıp geri çekildim. Saçıma dolanan elleri beni kendine çekecekken kelepçeyi el çabuklu ile bileğine doladım koltuğun ayağına sabitleyene dek şoka girdi. " Edam hayır “ “ artık çok geç “ Hırlayıp direnmesi tepkisi bende etkisiz boşta kalan bileğini yakalayıp kelepçeyi geçirdim. İsyan edip tıslamasının faydası yok geri dönüşü olmayacak. Zaferimi ele almış kelepçeleri sallayarak ayak ucuna geçtim vakit kaybetmeden kelepçelere mahkum ettim. “ Edam hayır bunu bana yapamazsın hem ben onları çöpe atmamış mıydım? “ “ çık “ “ aklıma tüküreyim Edam lütfen istediğin her şey

