Kafa Kağıdı...

1448 Kelimeler

Nazif efendinin konağında kimsenin akşam sofrasına oturmaya iştahı yoktu. Ancak yine de, Müzeyyen kadın her akşamki doyurucu sofralarından birini kurmuş ve yardımcı kızı ev ahalisini ünlemesi için yollamıştı. Avlunun dış kapısının açılıp kapanma sesini duyunca başındaki leçegi düzeltti ve kapı yanına döndü yüzünü. Gelen; evin küçük beyi Ömer'di. Müzeyyen hanımın salonda tek başına durduğunu görünce etrafı şöyle bir kolaçan edip dibinde bitiverdi hama. "Müzeyyen abla senden bir şey rica edeceğim ama kimsenin haberi olmayacak. Eğer başkasından duyarsam ölümü gör." dedi. Müzeyyen kadının aklı çalınmıştı bu lafla. "O nasıl konuşmak öyle deli oğlan, Allah korusun. De hele ne istersin?" Ömer bu sözlerinin etkili olacağını bildiğinden, isteğini açık etmekde bir behis görmedi. "Yarın sabaha kadar

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE