Dünyanın her yerinde karılar doğuruyordu. Onun köyünde de, o büyüyende bir çok doğum olmuştu ama kimsenin böyle dokuz ay yattığını ne duymuş ne de görmüştü Gülfidan. Karnı büyüdükçe kasıklarına vuran ağrıları artmasa o da "aman sen de " deyip ayaklanacaktı ama bu kadar sabrettikten sonra, sekiz ayı da yarılamışken kalkıp da başına iş açmak istemiyodu bizim kız. Yaz ayları eyice kendini belli ettirdiğinde evde de bunalır oldu hepten. Arada bir mutfak yanının balkonuna çıkıp güneşi tatmasa, bittabi gün görmemiş denirdi adına. Köy yerinde olsaydı şimdiden kararakalmıştı yüzü. Ellerinin üstü bile yanar, bileklerinden yukarsı koyun yoğurdu gibi bembeyaz kalırdı. Bahar da ayaklanmış hem de epey dillenmişti. Atıf beyi aşağıda ufak bahçesini çapalarken görünce çığırtı kıyamet "dede beni ay" diye

