Gün içinde Nurgül nihayet onu aradı. Şaşırtıcı bir şekilde yaşananlara kızmamış, söylenmemiş, laf sokmamış ve moralini bozmaya çalışmamıştı. Aslında yapsaydı da önemli değildi ama yapmadığı için mutluydu. Bir ara ablalarını aradı. Sonra annesiyle konuşsa da Mahir’den bahsedecek cesareti kendinde bulamadı. Kadını korkutmak istemiyordu. Deli bir kızı olduğunu, kara sevdaya düşmüş bir çocuk yetiştirdiğini düşünebilirdi çünkü Zeynep henüz sakinleşmemişti. Bir enerji tufanına tutulmuş gibi sağa sola koşturup duruyordu. Çocuklar bile neşesini fark etmişti. Onlarla dans etmiş, oyunlar oynamış, her birini sevgiyle kucaklamış, tüm günü etrafına neşe saçarak geçirmişti. Ruh hâlini çok belli ediyordu, bunu biliyordu ama kendini durduramıyordu. Belli ki bir süre dünyanın onun aşırı neşeli hâline alış

