Birlikte yedikleri akşam yemeğinin ardından Asaf ve Mahir mutfağı toplamaya başlamış, Safa Aras ders çalışmak için odasına çekilmişti. Yade ise bir sandalyede oturmuş keyifle onları izliyordu. Dilinin ucuyla yardım etmeyi teklif etmişse de Mahir onun yerinden kalkmak istemeyecek kadar uykulu olduğunu görebiliyordu. “Asaf, ablam sence de yeterince şımarık değil miydi?” Arkadaşı sudan geçirdiği bir tabağı makineye yerleştirirken yüzünde hayranlık dolu bir tebessüm vardı. “Öyleydi.” “O hâlde onu daha fazla şımartmanın sebebini öğrenebilir miyim?” “Mahir Karaman!” Yade’nin sesi araya girerken güldü. “Böyle tepki verdiğinde beni haklı çıkarmış oluyorsun abla.” “Mahir Karaman!” Ablası ona tekrar seslendiğinde yanına oturmak için hareketlendi. Bir sandalye çekip aralarındaki mesafeyi azalt

