Mahir’i gördüğü, Mahir’le görüştüğü, Mahir’in onu dehşete soktuğu günün üzerinden tam yedi gün geçmişti. Hâlâ olanları idrak edebildiğini düşünmüyordu. Henüz onu anladığından ya da ona inandığından emin değildi. Bu gerçekten çok tuhaftı. Adama zerre güvenmiyordu ama güveniyordu da… Eğer gitmesini isterse gideceğinden emin olacak kadar güveniyordu. Ama onu yıllar sonra yanında görebildiğini söylediğinde bunun bir safsata olduğunu düşünmeden edememişti. Sizi yıllar boyunca anımsamaya bile meyletmeyen birisi geleceğiniz olabilir miydi? Aşkınızı bir paçavra gibi buruşturup atan adam sizin gölgeniz olmayı sahiden istiyor olabilir miydi? Zeynep buna nasıl inanabilirdi ki? Mahir’in, o mesaj attığında elinden düşürdüğü kitabı alıp okumaya başladı. Yine belli ki sahaftan alınmış, yıpranmış bir

