Mahir bu kafeyi gördüğünde muhakkak birlikte gelmeleri gerektiğine karar vermişti. İki katlı, oldukça eski görünen bir yapı olmasına rağmen içeriye girdiği an tuhaf bir şekilde onu dinlendiren bir havası olduğunu hissetmişti. Kafenin duvarları raflarla süslüydü. Rafların üzerindeyse eskimiş kitaplar, nostaljik eşyalar ve küçücük saksılara yerleştirilmiş kaktüsler vardı. Alt kat oldukça kalabalık olsa da üst kat masaların daha küçük olması sebebiyle mi bilmiyordu, tek tük gruplar haricinde sakindi. Anlaşılan çoğu insan günün telaşında buraya bir kahve ya da çay içmek için hızlıca girip çıkıyor, oturmak isteyenlerin büyük bir kısmı da girişte kendini ve çevresini zehirleyebileceği açık alanı kirletmeyi tercih ediyordu. Durum böyleyken Zeynep ve onun için en ideal yer elbette üst katta, en ç

