8. bölüm( Yarım Kalanlar)

221 Kelimeler
"Kapıyı çalan kaderse, açmaya cesaretin var mı? " Efe kapıya doğru yürürken göğsü hala inip kalkıyordu. Vücudu hala Miray'ın teninin sıcaklığını unutmamıştı. Ama düşüncelerinde bir karmaşa vardı. "Tam her şey değişecekti" dedi içinden. "Tabi ki tam o anda birşeyler olması gerekiyordu. " Kapının önünde bir kaç saniye durdu. Sonra tokmağı çevirdi. Kapıyı açar açmaz karşısında Mert'i gördü. Üzerinde üniforma, yüzünde herzamanki güleç, goygoycu ifade yerine ciddiyet vardı. -"Acil bir şey var" dedi Mert içeri adımını atmadan. -"Üsteğmen, karargahtan bilgi geldi. Şüpheli dosyayla ilgili... Hem seni ilgilendiriyor hem onu" Efe'nin yüzü bir anda gerildi. Bakışlarını yere indirdi. Sonra hafifçe başını salladı. Arkasını dönmeden önce sordu: -"O burada mı? " Mert hafifçe başını eğdi. -"O hala odada üstünü giymemişti... " Sonra alttan alttan gülümsedi: -"Ama sende pek vakit kaybetmemişsin komutanım. " Efe Mert'in omzuna kısa ama anlamlı bir yumruk attı. -"Kes lan! " Mert gülümseyerek geri çekildi. Efe içeri döndü. Miray hala duvarın dibindeydi, gömleği biraz aceleyle üstüne geçirmişti. Saçları dağınıktı, yüzü hala yanıyordu ama bakışları daha netti. Birşey söylemedi. Sadece efe'ye baktı. -"Gitmem gerekiyor"dedi Efe sesinde ciddi bir ton vardı. -"Amaa... bu konuşma burda bitmedi, Miray" Miray başini hafifçe salşadı. Kırılmadı, küsmedi. Çünki onun da içinde o cümle eksikti: "Evet ,bu ...bitmedi" Efe cebinden anahtarı çıkarıp bıraktı. -"İstersen burada kal, rahatsız olursan mert seni evine bırakır. " ve kapıyı çekip çıktı. ************
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE