Hale sinirle çıktığı avukatın bürosundan sonra bulduğu ilk taksiye binmişti. İçi içini yiyor, bir şey yapamamanın, hırsını çıkaramamanın acısını yaşıyordu. Lanet olası Alaz ve onun annesinden nefret ediyordu. Onlardan daha fazla nefret ettiği biri varsa o da Zeynep ve onun oğluydu. Hiç hesapta olmayan gayrimeşru çocuktan da nefret ediyordu. Şirket hisselerinin yüzde kaçının Alaz’ın üzerinde kaldığını öğrenememişti. Fakat hayatı en başında tahmin ettiğinden çok daha farklı bir yöne kaymıştı. Taksi kalabalık şehir trafiğinde ilerlerken genç kadın çantasından telefonunu çıkardı. Rehberinden aradığı numarayı bularak üzerine tuşladı. Taksiciye radyonun sesini kısmasını söyledikten sonra hattın düşmesini bekledi. Telefon son ana kadar cevaplanmadığında Hale’nin öfkesi biraz daha arttı. Ve karş

