YİRMİ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

2721 Kelimeler

Bir insanın ebeveynlerini kaybetmesinden daha ağır bir şey varsa o da evladını kaybetmesidir. Alaz Ateş’i sağlığında kaybetmişti. Bu maddi değil, manevi bir kayıptı. Alaz o gün, o cenaze çıkışında oğlunu da geleceğe dair umutlarını da orada bir başkasının ellerinde bırakmıştı. Genç adam aklını toparlayıp da işini yapamadığı halde oturduğu masasının başında düşündükleri karşısında kendisiyle alay eder gibi güldü. Dört senedir evladına bir kere olsun babalık yapmış mıydı ya da bir kere olsun sahiplenmiş miydi de kaybettim diye üzülüyordu? Buna hakkı mı vardı? Ne yazık ki şu anda yaşadıklarının hepsi geçmişte en yakınlarına, en değerlileri olması gerekenlere yaşattıklarının bir cezasıydı. Cenaze töreninden bu yana iki gün geçmişti. Alaz o gün odasının odasından çıkmamış, Hale de evde bırakt

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE