Karanlık geceye sığınmış, arabada oturarak karşısındaki apartmanı seyrediyordu genç adam. İçten bir güdüyle buralara kadar sürüklenmişti ancak şimdi ne yapması gerektiğini bilmiyordu. Çıkıp çalsaydı genç kadının kapısını ne derdi ki? Derin derin soluklanıp, direksiyonun üzerindeki kollarının üzerine bıraktı başını Sinan. Sonra başını yana eğip apartmana bakmaya devam etti. Burcu’nun dairesinin bulunduğu kata öyle bir odaklanmıştı ki camının tıklatıldığını görmedi bile. Sesin ani yankısıyla kendisine geldi ve oturduğu koltukta dikleşip penceresini araladı. “Hayırdır hemşerim?” diye sordu karşısındaki orta yaşın epey üzerinde gösteren bir adam. Sinan adamın burada olmasından rahatsızlık duyduğunu anlayarak olabildiğince saygıyla cevap vermeye çalıştı. “İyi akşamlar amcacığım. Bir sorun mu

