Ölmek böyle bir şey olsa gerekti. Yok olmaktı ölmek. Hiç düşünmeden geride bıraktığı karısı ve oğlunun gözünde aslında hiç var olmamış gibi yitip gittiğini görmekti Alaz için ölmek. Toprağa verdiğinin babası olduğunu sanıyordu. Ancak oğlu Sinan’a ‘baba’ dediği zaman aslında ölenin kendisi olduğunu sandı genç adam. Ayakta duramayacak kadar sarsılırken suçlayan bakışları Zeynep’e kaydı. Kadının bakışlarını kaçırması üzerineyse gözleri Sinan’a döndü. Bir zamanlar en yakın arkadaşı olan adamın da kendisine bakmadığını gördüğünde delirmiş bir adam gibi kıkırdamaya başladı. Kıkırtıları kahkahalara dönüşürken dizleri üstüne toprağa çöktü ve yumruk olmuş elleri ile yeri yumruklarken öfkeye bürünmüş gözlerini tekrar Zeynep’e dikti. Sinan Ateş’in bu olanları görmemesi için aceleyle oradan uzaklaşı

