5

2231 Kelimeler
5 2040, Ağustos (Mısır, Güney Kahire) Almanya’da tüm bunlar olurken, oradan yaklaşık 3000 km güneyde, Mısır’da güzel bir Cuma günü güneş tüm kavurucu sıcağıyla çöldeki kızgın kumları kavuruyordu. Kahire’nin ıssız bir bölgesinde küçük bir vaha içinde kurulu olan çiftlik evinde Prof. Gregory Kravnik kedisi Murka ve diğer evcil hayvanlarıyla inzivaya çekilmiş dinleniyordu. Akademi tatilde olduğu için, yeni akademik yılın açılışından önce bazen Kızıldeniz kıyısındaki turizm kenti Sharm Al-Şeyh veya bazen de bu küçük çiftlik evinde hem denizin ve hem de çölün tadını çıkarmaya çalışıyordu. Hastalıklardan ve yaşanan kaostan da bir kaçış yolu ve izolasyon yöntemiydi bu onun için aynı zamanda. Kravnik, son zamanlarda özellikle Mitoloji’ye merak salmıştı. Asistanı Katya ile arada bir telefonda görüşüyor ve son zamanlarda ilgi duymaya başladığı eski Yunan mitolojisi, Bizans ve Roma tarihi hakkında karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuyorlar ve bazen de saatlerce konuşarak, bu konu hakkında öğrendikleri yeni şeyleri paylaşıyorlardı birbirleriyle. Katya, ona resimlerini gönderdiği eski Yunan tanrıları ve mitolojik varlıkları hakkında sorular soruyor ve anlatılagelen mitolojik hikayeleri derleyip, Prof. Kravnik’e mail olarak gönderiyordu. Prof. Gregory Kravnik: - “Eee Katya, bugün neler buldun bakalım? Anlatacağın yeni mitolojik hikayeler var mı?” Katya: - “Çok ilginç bir hikaye buldum efendim. Bilirsiniz şu ünlü Medusa hakkında. Hikayesini okudum bugün, biraz trajik ve biraz da ürkütücü geldi bana. Bir düşünsenize başında saçları yerine zehirli yılanlar olan bir kadın ve ayrıca gözleriyle baktığı herkesi taşa çeviren korkunç bir yaratık. Bir Tanrı mı yoksa Şeytan mı? Çünkü, ismi eski Yunan tanrıları içinde geçmiyor. Bu çok ilginç geldi bana. Çünkü, genelde tüm eski Yunan mitolojisindeki karakterler aynı zamanda birer tanrıdır da ama birisi hariç: O da Medusa! Sizce de bu garip değil mi? Mesela, Poseidon denizlerin tanrısı; Zeus, gökyüzü tanrısı; Hades, yeraltı, yani Cehennem’in tanrısı; Ares, savaş tanrısı; Hermes, şifa ve bilgelik tanrısı iken; tüm bunların arasında hakkında en az bilgi olanı ve en gizemli olanı Medusa olması bana çok ilginç geldi. O neden insanüstü güçlere sahipken bir tanrı olamadı diye düşünürüm hep. Onun ismi hep lanetlenmiş bir güç veya yaratık olarak karşımıza çıkıyor mitolojide. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz Profesör? Sizce de bu ilginç değil mi?” Kravnik: - “Evet Katya, söylediklerin oldukça mantıklı ama sanırım daha fazlası da var gibi. Tabi bu fazla olan kısmı tarih içinde çok iyi bilinmez ve bir nedenle açıklanmaz. Sebebini ben de tam olarak bilmiyorum ama sanki Medusa etrafında büyük bir gizem saklı gibi. Yeraltında öylece taş kesilip oturan ve etrafına delici bakışlarıyla komutlar yağdıran iki kadın figür var eski Yunan mitolojisinde. Birisi, Delphi Kahini ve diğeri de Medusa’dır. Yalnız şu var ki, Delphi Kahini iyi yönde uyarılar ve kehanetler yapar, insanlığı uyarır ve nasihatler verir. Medusa ise, tam tersidir. O, yeraltında yüzen bir ateş denizinin ortasında kesik başıyla oturan ve başından çıkan zehirli yılanlarla etrafına kötülük ve zehir saçan, delici ve keskin bakışlarıyla lazer ışını gibi yok edici veya taşa çeviren ışınlarla herkesi yok eden bir Şeytan olarak tasvir edilir. Bu, sanattan tarihe, film sektöründen kitaplara kadar pek çok eserde ilham kaynağı olmuştur tarih boyunca. Fakat, işin doğrusunu söylemek gerekirse, Medusa gerçekten tarih içinde kimdi veya neydi? Bunu arkeolojik kanıtlarla ortaya koyabilecek tek bir kişi bile olmadı. Bugün hala daha Medusa’nın varlığını tartışabiliyorsak onu tam olarak tanımladığımızı söyleyemeyiz diyebilirim sevgili Katya. Bilmem anlatabildim mi?” - “Üstelik, bu konuda değişik bir teorisi olan bir Alman profesör arkadaşım da var. Onun da bu konuda farklı bir teorisi var. Tam olarak içeriği nedir bilmiyorum ama dünyada yaşanan felaketlerle Medusa’nın bir bağlantısının olup olmaması üzerine çılgın bir tarih tezi ortaya attı yakın bir zaman önce. Bu teze göre, Medusa aslında Şeytan’ın ta kendisi. Yani, şu tüm dinlerde bahsi geçen gerçek Şeytan’dan bahsediyorum ve dünyadaki tüm kötülüğün kaynağı da o. Çok çılgın bir adam Katya. Fikirleri de hep öyle oldu ama sanırım yaşlanan kır saçlarıyla o yaşlı bunağı artık pek dinleyen yok akademik camiada. Bu konuda tüm bildiklerim işte böyle Katya. Peki, şu bana gönderdiğin maillerdeki şu Medusa veya Medusa’nın laneti ile ilgili bir şeyler var mı? Bana özetleyerek anlatabilir misin rica etsem?” Katya: - “Elbette Profesör. Ben de bazı şeyler buldum, şöyle kısaca özetleyebilirim size:” Medusa Kimdir? Bilinen en ünlü Medusa heykellerinden birisi (Apollon Tapınağı, Ddyma) Medusa; kelime anlamı olarak eski yunan mitolojisinde, yılan saçlı dişi canavarın gözlerinin içine bakanı taşa çevirdiği kişidir. Nitekim, canavara birçok yerde, filmlerde, heykellerde ve resimlerde rastlamış olabilirsiniz. Özellikle de, filmlerde ve kitaplarda bu karakter filme ve kitaba heyecan katan bir unsur olmaktadır. Medusa, “Gorgonlar” adı verilen üç kız kardeşten tek ölümlü olanıdır. Gorgonlar ise Yunan mitolojisinde yılan saçları olan, korkunç yüzlü ve kendilerine bakanları taşa çeviren Sthenno, Euryale ve Medusa adlı üç kız kardeşe verilen genel addır. “Gorgon” kelimesi Yunanca “Gorgos” sözcüğünden gelir. Anlamı “Korkunç, dehşet verici”dir. Bu nedenle, bu gorgon kızların arasında en çok tanınan Medusa’nın baktığı her yeri taşa çevirme özelliği olduğuna inanıldığından; yunanlarda adet haline gelen bir şey de şudur ki; Medusa’nın başını yani bu yılan başlı kızı kalkanlarında, korumak istedikleri eşyalarına, binalarına, tapınaklarına, zırhlarına bir sembol olarak işlemişlerdir. Bu gelenek en çok M.Ö. 8. yüzyılın sonlarından sonra yaşadıkları bölgede Gorgon başları, yani Medusa yılan saçlı kız başları heykel veya kabartma resimler şeklinde, insanların ev girişlerinde, giysilerinde, silahlarında da olduğuna sıkça rastlanmaktadır. Medusa efsanesine gelecek olursak: Bu konu hakkında birkaç tür efsane bulunmaktadır. Bunlardan birini en doğru şekilde aktaracağız sizlere: Şöyle ki, Medusa doğuştan itibaren yılan saçlı, korkunç yüzlü bir dişi olarak doğmamıştır. Kimi eski mitoloji kaynakları böyle doğduğunu da yazmaktadır. Ama efsaneye göre, böyle doğmamış, aksine herkesi büyüleyecek kadar güzel bir kız olarak doğmuştur. Güzelliği o kadar göz alıcıdır ki, diğer tanrıçaların özellikle de Tanrıça Athena’nın kıskançlığını üzerine çekmiştir. Tüm tanrıların dikkatini çeken Medusa, Deniz tanrısı olan Poseidon’un daha da dikkatini çekmiştir bu durum. Öyle ki, Deniz tanrısı olan Poseidon için öyle bir hale gelmiştir ki, Tanrıça Athena’nın tapınağında zorla Medusa’ya sahip olmuştur. Tanrıça Athena, bu durumu kendisine yapılan bir saygısızlık olarak görüp güzeller güzeli Medusa’yı Gorgon yaparak cezalandırır. Yani Athena kıskançlığından Medusa’nın güzelliğini elinden alır. Artık, Medusa’nın saçları yılana dönüşmüş, yüzü çirkinleşmiş ve ona bakanlar artık taş olmaya başlamıştır. Athena bu cezayı da az bularak Medusa’nın öldürülmesini ister. Bu sırada devreye giren Perseus insanların kahramanı olarak bilinmektedir. Çünkü, Medusa’yı o öldürmüştür. Perseus Medusa’yı öldürmek için yola çıktığında, Athena’dan ve diğer tanrı ve tanrıçalardan büyük yardım alır. Athena sayesinde Medusa’nın yerini öğrenerek en batı Afrika ülkelerine doğru yönelir. Yolculukta altın elmalarıyla dolu Tanrıça Hera’ya ait olan ülkeye gelir. Perseus orada akşam perilerinden bir sırt çantası alır. Bu sırt çantasına öldürdüğü Medusa’nın başını koyacaktır. Efsaneye göre; Tanrılar Perseus’u silahlarla her türlü saldırıya karşı donatırlar. Perseus, Zeus’tan elmas gibi son derece sert ve keskin kılıcını; Hermes’ten, kanatlı sandaletlerini; Hades’ten görünmezlik miğferini; olağanüstü koruma gücüne sahip, aynalı kalkanını da Athena’dan ödünç alarak Medusa’nın kaldığı mağaraya doğru ilerler. Fakat, Medusa’yı öldürebilmesi için gözlerine asla bakmaması gerekir ve bunun en kolay yolu da Medusa’nın uyumuş olmasıdır. Perseus mağaraya gelince Medusa uyurken içeri girer. Medusa’nın uyumasını kollamasına rağmen hala tehlike vardır çünkü Medusa en ufak bir sesten uyanır ve uyanır uyanmaz da Perseus’u taşa çevirebilir. Bu yüzden, Perseus çok dikkatli bir şekilde ilerlemektedir. Her an uyanmasına karşın Athena’dan aldığı aynalı kalkandan Medusa’yı izlemektedir. Medusa’nın yanı başına geldiğinde, hala uyuyan Medusa’yı Zeus’tan aldığı keskin kılıcıyla tek darbeyle öldürür ve başını aldığı çantaya koyar. Ama bu sırada Medusa’nın gövdesinden çıkan Denizlerin tanrısı Poseidon beraberliğinden olan iki tane Pegasus (Kanatlı at) ile dev Khrysaor adlı çocuk-canavar dışarı çıkar. Perseus’un bu durumda mağaradan kaçması o kadar da kolay olmaz çünkü bu iki yaratık öc almak için peşine düşerler. Fakat, buradan da Hades’ten (Yeraltı Cehennemi) aldığı görünmezlik miğferiyle kurtulur. Yine, Efsaneye göre: Medusa ölse bile hala gözleri gördüğü yeri taş yapabilme özelliğini kaybetmemiş ve kesik kafasından damlayan her bir damla ölümcül zehirli birer yılana dönüşmeye başlamışlardır. Perseus, Medusa’nın başını Athena’ya verir. Athena bu başı zırhına yerleştirerek düşmanları mahvettiği için Mycenae antik kentinin Perseus tarafından kurulduğu düşünülüp, Perseus halkın kahramanı ilan edilir. * * * Kravnik: - “Sadece bu kadar mı? Bu hikayenin hiç iyi tarafı yok mu?” Katya: - “Elbette var efendim. Bununla ilgili bazı şeyler de buldum bakın. Medusa’nın aslında bir tecavüz kurbanı olduğu ve tarih içinde zamanla şeytanlaştırıldığı ile ilgili bir teori bu:” Bir Başka Medusa Efsanesi: Medusa efsanesinin bir sürü rivayeti vardır ama en çok bilinen bu ilk versiyonuna karşılık, dilden dile anlatılagelen ikinci efsanesi nedendir çok bilinmez ve tarih içinde çok dikkat çekmemiştir. Medusa denince aklımıza canavar, Şeytan gibi siluetler gelir. Medusa’dan Şeytan diye bahsedildi, kötü kadın olarak dillerden dile süregeldi. Fakat bilinmeyen bir yanı da vardı, Medusa isteyerek bu duruma gelmemişti. Zorla tecavüze uğrayan Medusa, tecavüzcüsünün karısının kıskançlığı ve nefreti yüzünden bu duruma gelmiş masum bir kızdır. Medusa birçok filmde, kitapta ve dizide hatta şarkıda bile figüran olarak bu şekilde kullanılmıştır. Fakat, kullanılma şekli ise hep kötü kadın olarak kaldı. İşte, yanlış bilinen gerçek hikaye ise gerçekte şöyleydi: Atina’daki Athena tapınağında; Phorkus ve Keto’nun kızları olan Sthenno, Euryale ve Medusa isminde üç kız kardeş yaşardı. Bu üç kız kardeşten Medusa ölümlü, Sthenno ve Euryale ölümsüzdür. Medusa o kadar güzelmiş ki, bu güzelliği yüzünden yeryüzündeki bütün kadınlar onu kıskanırmış. Öyle ki, Tanrılar bile Medusa’nın peşinden koşarmış. Bir gün kendisini tanrılara adayan Medusa, Athena’nın kendi tapınağında Athena’ya yardımcı olarak yaşamaya başlamış. Athena kendi tapınağında yaşayan bu güzel kızı her gördüğünde onun güzelliğinden etkilenirmiş fakat kendisi kadar güzel ve akıllı bulmadığı için onu umursamazmış. Athena’nın kocası Poseidon ise, karısının tapınağında yaşayan Medusa’nın güzelliğinden etkilenip ona aşık olmuş fakat bir ölümlüye aşık olduğu için Tanrılar tarafından küçümsenmekten korkup aşkını gizlemiş. En sonunda, bir türlü onu aklından çıkaramadığı için tutkusuna yenik düşüp Athena’nın tapınağında Medusa’ya bir gün tecavüz etmiş. Bu durumu öğrenen Athena kıskançlıktan deliye dönmüş ve Medusa’ya en ağır cezayı vermeyi kararlaştırmış. İşte o zaman, Medusa ve kız kardeşlerini Gorgon denilen korkunç dişi canavarlara çevirmiş. Medusa, Poseidon’dan hamile kalmış. Athena Medusa’ya olan nefretinden kurtulamamış ve sadece bununla kalmayıp, Medusa’nın öldürülmesini istemiş. Güzelliği yüzünden tecavüze uğrayıp kıskançlık ve nefretin sonucu çirkin bir yaratığa dönen Medusa, sonunda kafası kesilerek korkunç bir şekilde öldürülmüş ve bu cinayet sonucunda da dünya artık lanetlenmiş, yani Medusa’nın Laneti işte buradan geliyor. İşte, Medusa efsanesinin çok bilinmeyen ikinci bir rivayeti de budur. Diğer ilki ise, sadece Medusa ve Perseus aşkı olarak bilinir. Fakat her iki efsanede de sonunda Medusa Şeytani bir canavara dönüşür, aynen Cennet’den kovulan Şeytan’ın hikayesinde olduğu gibi. Ayrıca, yine Kutsal Kitaplara baktığımızda da aynen Medusa gibi Şeytan’ın da dişil bir karakterde olduğunu görürüz ve o da başlangıçta masum bir karakterde olduğu düşünülür, tabi ilk insan Adem ortaya çıkana kadar. İkisi arasındaki benzerlikler oldukça dikkat çekicidir, yani Medusa ve Şeytan arasındaki. Katya, Mitoloji’deki Medusa ile Şeytan arasında büyük benzerlikler olduğunu fark etti. Kravnik, önünde açık duran dizüstü bilgisayarında açmış olduğu arkasında melek benzeri kanatları olan tuhaf bir Medusa heykeline gözlerini dikmiş dikkatlice bakarak, Katya’nın anlattıklarını dinliyordu ve bir yandan da küçük notlar alarak: - “Bu çok ilginç! Masum bir tecavüz kurbanı mı yoksa kötü bir canavar mı? Yoksa Melek görünümüne girmiş olan gerçekte bir Şeytan mı? O kısmını tam anlayamadım ve çözemedim Katya. Peki, başka ne var bilmediğimiz bu konuyla ilgili? Bu konu bana çok ilginç gelmeye başladı. Mesela, Medusa mitolojik olarak, tam olarak nerede ve ne zaman yaşamış? Bilirsin ben bir bilimadamı olarak, teori ve efsanelerden çok somut kanıtlarla ilgileniyorum Katya. Bununla ilgili herhangi bir arkeolojik kanıt var mı?” Katya: - “Evet, var efendim. Kesin olmamakla birlikte hemen hemen tüm Yunan Tanrıları ve tabi Medusa da bugünkü Yunanistan, Türkiye ve Ege kıyıları ile ikisinin arasında bulunan adalarda yaşamışlar. Neredeyse tüm efsaneler bu bölgede geçiyor. Bugünkü Anadolu topraklarını içine alan, yani o zamanki antik adıyla “Asia Minor” (Küçük Asya) olarak bilinen bölgedir burası Roma dönemindeki adıyla. Burası aynı zamanda insanlığın en eski yerleşimlerine de ev sahipliği yapan çok eski medeniyetlerin olduğu yerler. Özellikle, Roma’dan çok önce kurulan Likya, Karia, Lidya bunlardan sadece bazıları. Parayı ilk bulanlar ve dünyanın ilk şifacıları bu topraklarda yaşamışlar. Yine, Tanrı Zeus’un da bu bölgelerde yaşadığına dair bazı ipuçları var. Hatta, bir efsaneye göre bugünkü Samos adasının karşısında halen ziyarete açık olan bir Zeus Mağarası bile var. Bu, aynı zamanda yeraltında nereye kadar gittiği bilinmeyen ve denize bağlantısı bile olduğu düşünülen dev bir sualtı mağarasının girişi.” Gregory: - “Hmm, tüm bu bilgiler gerçekten çok ilginç Katya, bazılarını ilk defa senden duyuyorum doğrusu. Bu tür efsanelerle gerçek dünya arasında bir bağlantı olabileceğini daha önce hiç düşünmemiştim.” Katya: - “Daha bitmedi. Yine, bugünkü bilinen dünyanın en eski Medusa heykellerinden 3 tanesi yine bu coğrafyada bulunuyormuş. Bunlardan bilinen en eskisi Türkiye’de Didim, yani eski antik adıyla Ddyma antik kentinde bulunan Apollon Tapınağı’nın içinde yer alıyor. Diğer 2 en eski Medusa heykelinden birisi ise, İstanbul’da Yerebatan Sarnıcı olarak bilinen çok eski bir Bizans bazilikasının içindedir. Bu ikinci heykelin yarısı yaklaşık 1 metre suyun içinde ve bir yeraltı su havuzu olarak kullanılan bu bazilikada yer alan ürkütücü bir yerde ters bir şekilde sütun başı olarak kullanılmış. Bu Medusa heykeli olan sütunun, İstanbul’u yeraltındaki bir kötülükten koruduğuna inanılmış hep ayrıca o dönemde. Üçüncüsü ise, en gizemli olanı ve yeri kayıp. Belki tüm tarih boyunca bu Kayıp Medusa heykeli araştırmalara konu olmuş ama bir türlü bulunamamış. Roma kayıtlarına göre, yeraltında bir mağarada olduğuna dair söylentiler var. Dünyanın bilinen en eski Medusa heykelleri bu üçü efendim. Başka bakmamızı istediğiniz bir şey var mı? Ben telefonu kapatıyorum, biraz dışarı çıkacağım.” Gregory: - “Hmm, hayır yok Katya, bugünlük bu kadar yeterli. Herşey için teşekkürler. Tekrar konuşacağız bu konuyu. Biraz çiftlikle ve hayvanlarımla ilgilenmeliyim. Biliyorsun tatildeyiz ve zamanı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyorum. Ha aklıma gelmişken, bugün şu Almanya’daki çılgın tarih profesörümüzü, bay Herbert Johnson’u aramak istiyorum. Bakalım bu konuyla ilgili bulduğu yeni şeyler var mı ihtiyar tilkinin. Uzun zamandır onunla görüşmedim, eğer ulaşabilirsem bugün bu konuyu da konuşmak istiyorum. Neyse, ben kapatıyorum Katya, sana güzel bir gün geçirmen dileğiyle, By.” Telefonu kapatan Gregory çiftlikte bir süre oyalandıktan sonra tekrar çalışma masasına geri döndü ve yeniden telefonuna sarıldı. Bu kez aradığı kişi Almanya’daki eski dostu Prof. Herbert Johnson’du. Fakat, telefonda kendisine bir türlü ulaşamıyordu. İçinden, “Meşgul olmalı” diye düşündü ve telefonu tekrar kapattı..
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE