AY SONATI

930 Kelimeler
hala elindeki kolyeye hayranlıkla bakarken etrafındaki ailesi de Chise ile beraber duygulanmıştı annesi kızının son gecesinde her zaman gülmesini istediği için kendi hediye paketini alarak Chisenin önüne koydu. "Bu kadar duygusal olmak için daha çok erken tatlım, hadi kolyeyi tak ve babnla sana aldığımız hediyeyi aç." chisenin yeşil gözleri parladı ve Büyükannesinin hediyesini boynuna taktı bu kolyeyi asla çıkarmayacaktı. gülümsedi " Bu kolyeyi asla çıkarmayacağım söz veriyorum büyükanne." büyükanne Erza torununa gülümsedi anne ve babasının hediyesini açarken karşısında kendi gençliğini izliyor gibiydi. yanında duran genç ve yakışıklı yüze sahip eşine baktı gözleri dolu dolu. kocası Gray de eşine bakarak ellerini tuttu ve karşılık verdi. Chise için ikisi de içinden gittiği akademide başarılı olması için dualar ediyorlardı bu sırada Chise anne ve babasının hediyesini açtığında üçüncü kez hayranlıkla bakıyordu hediyesine. diğerlerine oranla daha büyük ve uzun olan dikdörtgen kutunun içinden bir çalı süpürgesi çıkmıştı, Chise sesli bir gülüşle çalı süpürgesini eline aldı ve incelemeye başladı. süpürge normal bir çalı süpürgesi şeklinde idi ama sapı kaliteli gece ağacının siyah ahşabından oyulmuştu, sapının ucuna Chise karanlıkta uçarken etrafını aydınlatabilmesi için fener asabilmesi için dışa doğru şekil verilmişti. süpürgenin çalı kısmı ise yine aynı gece ağacının ince dallarından yapılmıştı. Chise süpürgesini incelerken sap ve çalının birleşme noktasındaki işlenmiş ismini gördü ve o an parmaklarını isminin üzerinde gezdirdi hayranlığını artırarak. süpürgede ki son detay ise çalı kısmına yerleştirilmiş mor taşlı bir aksesuar idi. "Bu muhteşem bir süpürge" Dedi heyecanla. Babası, annesinin beline elini koydu ve gururla cevapladı. " Chise, doğduğunda çok güzeldin, o kadar güzeldin ki her parçan ben ve annenin birleşimi gibiydi, saf duru bir su tanesi gibiydin bu yüzden bugün akademiye başlarken de bizden bir parça ile yolculuk yapmanı istedik bu süpürge sana tanıdık geldi mi bilmiyoruz ama süpürgenin sap kısmı benim, uç kısmı ise alademiye giderken annenin kullandığı süpürgeye ait canım. eski olduğuna bakma yön bulman da sana yardımı olacaktır, asla kaybolmayacaksın. artık sana ait olduğu için senin ismini işledik yolculuğunda her zaman bizimle olduğunu hissetmen için." Chise şimdi hatırlıyordu zaten süpürgenin ucundaki mor aksesuar tanıdık gelmişti şimdi parçalar yerine oturuyordu sürekli annesinin eşyalarının arasında gördüğü süpürge idi bu. süpürgeyi özenle yanına koyarak anne va babasına sarıldı. karşılık verdiklerinde annesi Juvia ne kadar kendisini zorlasa da gözyaşlarına hakim olamıyordu bunu gizlemeye çalışması kendisini daha da ele vermesine sebep oluyordu. geri çekildiklerinde kızarmış gözlerine rağmen gülümsediler. geriye sadece Lulu teyzesinin hediyesi kalmıştı. Juvia hemen toparlandı ve kızını son hediye paketine çevirdi. " Hadi tatlım son hediyeni de aç yoksa bugün ağlamalarımız dinmeyecek." Chise başını salladi ve son hediyesine yöneldi orta boy kutunun içini açtığında ise teyzesi son eksiğini tamamlayan bir hediye göndermişti. akademi de kullanması için siyah bir pelerin, siyah uçları sivri bir çizme, ve sivri uçlu bir şapka. Chise gülümsedi her ne kadar kendisi akademi için alsa da teyzesinin aldıklarını daha çok beğenmişti ve bu yüzden bunları götürmeye karar verdi. pelerininin detaylarını incelerken içinden düşen not kartı ile durdu eline aldığı kartta ise teyzesi sanki geleceğini önceden hissetmiş sözlerini yazmıştı. "ailemizdeki her cadı senin yaşında, senin hissettiğin duyguları hissederek evinden ayrılıp akademiye başladı ama her defasında daha güçlü bir şekilde döndüler. gönderdiğim pelerine iyi bak sevgili Chise çünkü onu giyerek çıktığın evden gerçek ve güçlü bir cadı olarak dönerken de giyeceksin. pelerinin seni her türlü karanlıklardan, soğuktan ve kalbini kırıp üşüten kişilerden korusun." Chise yutkundu okuduğu sözler sanki şu an Lulu teyzesinin sesi ile kulaklarında yankılanıyordu, haklıydı şu an çok duygusal olsa d a bu bir son değildi ailesini tekrar görecekti ve her gördüğünde daha güçlü bir cadı olarak çıkacaktı karşılarına. gecenin ilerleyen saatleri yaklaştıkça Chisenin evi gittikçe daha da kalabalık olmaya başlamıştı ormanda bulunan tüm tanıdıkları kendisini tebrik etmeye ve uğurlamaya gelmişlerdi saatler o kadar hızlı geçiyordu ki gitme vakti çoktan gelmişti. Chise Lulu teyzesinin hediye ettiği pelerinini, çizmesini ve şapkasını takarak diğer hediyesi olan süpürgesi ile evinden çıktı arkasında kendisini dualar ile uğurlayana ailesi ve yakınları vardı. ormanda bulunan güçlü ve eğitimini tamamlayan cadılar Chise gibi birçok genç cadının gidecekleri yolun daha da aydınlanması için büyüleri ile gökyüzünde sırayla oluşan bir fener yolu yapmışlardı. Chise süpürgesinin ön kısmına fenerini yerleştirdi ve arka kısmına beyaz kuzgunu ve eşyalarını koyduğu bavulunu koydu. süpürgeler gerçekten cadılar gibi güçlü ve zayıf özelliklere sahiplerdi ve Chisenin anne babasının birleşimi olan süpürgesi ise gerçekten en güçlü büyülerin karışımından oluşuyordu. eşyalarını güvenle yerleştirerek son kez ailesine sıkı sıkı sarıldı Chise içindeki ağlama isteğini bastırmaya çalışarak her zaman neşeli bir şekilde gülümseyerek veda etmeyi hayal etmişti. süpürgesinin üzerine bindiğinde kendisi ve diğer genç cadılar için aydinlanan gökyüzüne baktı belirli bir yolu bu fenerlerin ışığında gideceklerdi. rengârenk ışıkların altında Juvia kızının süpürgesinin önünde sallanan fenere yaklaştı, sönük fener etrafını aydınlatmaya başladığında kızına dayanamayarak bir kez daha sarıldı ve Chisenin kulağına bir anne olarak son sözlerini fısıldadı. " Unutma her zaman beraberiz ve seni çok seviyoruz Ayın ışığı her zaman seni korusun yavrum." Chise daha fazla dayanamayacaktı bu yüzden gülümsemesini bozmadan başını salladı. süpürgesi yavaş yavaş ayaklarını yerden keserken gökyüzüne yaklaşmaya başlamıştı Chise. evlerinin bulunduğu ağacın tepesine yükseldiğinde etrafında kendisi gibi akademiye gitmeye hazırlanan arkadaşlarını gördü sivri şapkalar aydınlanan fenerlerin arasında birer birer dolunaya doğru süzülmeye başlarken Chise son kez ailesine baktı kendileri için ellerini kavuşturup dua eden büyük anne ve büyükbabasına gülümsedi. bulunduğu yerden bile seçebildiği gözü yaşlı anne babasına baktı ve diğerleri gibi dolunaya doğru yolculuğuna başladı l. yanında geçtiği aydınlık fenerlerin arasında diğer akademi arkadaşlarının kafesinde ki farklı hayvanları görüyordu, diğerleri de Chisenin beyaz kuzgununa hayretle bakıyorlardı. bir süre aydınlanan fenerler gökyüzünde kaybolan yıldızlar gibi teker teker söndüler, sonunda Chise yalnız yolculuğuna devam etmeye başladı. gecenin karanlığını dolunay ve feneri yırtıyordu ve Chise Ay ışığı yolculuğuna başlamıştı, Fioren Cadılar akademisinde son bulacak yolcuğu kaderinin başlangıç noktası olacaktı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE