Duyduklarım dan sonra bedenim kas katı kesilmişti. Doğar doğmaz terk edilmiş olmamız içime koca bir kaya gibi oturdu. Hiç tanımadığı adını bile bilmediği bir kızdan bir bebek almak neyin mantığıydı. Yada hayatında hiç görmediği birine bebeğini vermek... Aklım duyduklarımı idrak etmiyordu. Ayşe hanımı daha fazla dinleyemedim. Haberlerde duyduğumuz çöpe atılan bebeklerden tek farkımız vardı. Atıldığımız yer çöp konteyneri değildi. Acı ile güldüm. Dudaklarımı birbirine bastırıp ağlamamak için direndim. Hayata bu kadar geriden başlamak zorundamıydık. "Ben seni kendi öz evladım gibi sevdim öz evlatlarımdan ayırmadım." Onun sözlerini tiye alır gibi sesli güldüm. Benim gülüşümle gözler bana döndün. Duyduklarımdan sonra ilk defa yaşam belirtisi göstermiştim. "Haa! Evet Diyarı öz evl

