Korkaksın

1030 Kelimeler
Selamun aleyküm 🍂🍂 Keyifli okumalar...🍭🍭 -N. Ne? **O gün ne değişti de birden çocuk istedin? O zaman ki bahanelerden duymak istemiyorum. Salak gibi yine o zamanlar söylediklerine inandım ama sen sana inanmamı bekleme benden. ** Selim' in ağzından çıkan kelimelerle hemen ayağa kaktım. Selim de benim gibi ayağa kalkmış birkaç adım da dibime kadar gelmişti. İki elini de yanaklarıma koyarak fısıltı halinde konuşmaya başladı. -Çocuk diyorum. Hâlâ istiyorsan... -Ne değişti? Aylardır hatta üç yıldır her konuyu açtığım da sürekli kavga çıkarırken ne değişti de birden bire fikrini değiştirdin? -Sen haklıydın. Zamanla alışacağımı anladım. Galiba bu sefer de senin fikrin değişti. -Yok, hayır. Ben hâlâ çocuk istiyorum. Sadece şaşırdım. Yıllarca seni ikna edememişken birden bire fikrini değiştirmen... Aff ne bileyim. -Şhhhh..... Ağlama. Özür dilerim. Bu zamana kadar hep kendi açımdan düşündüm ama sen haklıydın. Empati yapınca doğru söylediğini anladım. -Ben.... -Böyle konuşacak mıyız? Biliyorsun ki çocuk konuşularak yapılmıyor. Bir an da kucağına alması ile çığlık atarak kollarımı boynuna doladım. Üst kata yönelmişti. -AYYY. -Kulağımın zarını patlattım güzelim. -İnsan bir haber verir. -Ne diyeyim güzelim. Kucağıma mı alacağımı mı söyleyeyim. -İndir beni. Kahvem kaldı. -Kocan seni kucağında odaya götürsün, sen kalk kahvem kaldı de. Oldu mu şimdi? -Banane. Şimdi de ben istemiyorum. -Kimi kandırıyorsun. Daha yeni istiyorum dedin. Bu geceden itibaren çalışmalara başlıyoruz. -Olabilir. -Olabilir ha? Tamam. Dediğin gibi olsun. -Yuh ya. Hemen kabul ettin. İnsan biraz ısrar eder. Tabi ki konuşmam hemen işine geldi. Bahanen de hazır oldu. Ben tamam dedim sen hayır dedin diyeceksin şimdi de. Bencil, pislik. Hayır ben de inan..... Cümlemi yarı da kesen Selim 'in dudaklarına kapanması olmuştu. Selim 'in dudaklarını ısırarak geri çekildim. Hangi ara odaya gelmiştik, hangi ara yatağa geçmiştik farkında değildim. -Pisliksin sen. -Biliyorum. -Gel buraya. Yakasından tuttuğum gibi kendime çekerek dudaklarına yapıştım. Anında karşılık vermişti. ... Duş alıp hemen üstümü giyinerek odaya geçtim. Selim nevresimleri değiştirmiş, kendisi duşa geçmişti. Hemen yatağa geçtim. Örtüyü üstüme çekerek gözlerimi kapattım. Tam uykuya dalacağım sırada yatağın diğer tarafı çökmüştü. Birkaç saniye sonra belime dolanan kollarla kendimi uykunun kollarına bıraktım. -Özür dilerim. Çok özür dilerim. Beni affet. Seni kan. kandırmak istemiyorum..... Ama mecburum. Gerçeği söylesem beni bırakmandan çok korkuyorum. Affet beni güzelim. Sabah namazı için uyandığım da yatak da tek başınaydım. Hemen banyoya geçerek abdest alarak namaza durdum. Namazın ardından duamı ederek aşağıya indim. Salona baktığım da Selim yoktu. Mutfağa baktığım da da yoktu. Üst kata çıkarak üstüme uzun bir hırka alarak hemen bahçeye çıktım. Etrafıma baktığım da ilerideki kamelyada oturan Selim' i görmüştüm. Hızlı adımlar atarak hemen yanına gittim. Yanındaki boşluğa oturdum. -Selim? -... -Selim. Birkaç defa seslenmemden sonra ancak tepki vermişti. -Ebru, ne işin var burada? -Asıl senin bu saatte burada ne işin var? Sesleniyorum ses de vermiyorsun. -Uyku tutmadı. -Uyku tutmadı? Yatağa girdiğimiz de zaten saat üçü geçiyordu. Saat altıya geliyor. Nasıl uykun yok. -Bilmem. -İyi misin? -Hı hı. Hadi içeriye geçelim üşüyeceksin. -Selim.... -İyiyim. Bu saatte ayak da olduğuna göre senin de uykun yok. Aklımda çok güzel fikirler var. -Neymiş o? -Uygulayarak göstermek isterim hanımefendi. -Hmmm. Neden olmasın diyeceğim ama uyuyalım. Geri dönüş yolunda zaten yorulacaksın. -Yarın gideceğiz. -Ama iş? -Unuttun mu güzelim patron kocan. Karıma izin de verdim. Ufak bir kaçamak yapacağız. Gel buraya. -Yakalarsan neden olmasın. Selim 'i geriye doğru iterek koşmaya başladım. İstikamet evdi. Bir ara arkama baktığım da Selim olduğu yerde durmuş kahkaha atıyordu. Olduğu yerde durması işime gelmiş yavaşlayarak eve geçtim. Tam üst kata çıkacakken kolumdan tutulup çekilmem ile duvar ve Selim arasında kalmıştım. Dün akşam ki gibi çığlık atmıştım. -Selim. -Nereye güzelim. Daha seninle işimiz var. Unuttun mu? -Yoooo. -Yo diyen ağzını öpeyim. Kaçmanın bir cezası olmalı bence. Gülümseyerek iyice sokuldum. Boynuna bir öpücük kondurup geri çekildim. -Ne diyordun canım? -Hı. -Şapşal. Yerim de gerinerek gözlerimi açtım. Daha doğrusu gerinemeyerek. Çünkü Selim öyle sıkı sarılmıştı ki kımıldayamamıştım bile. -Selimmm. Birkaç defa seslenmeme rağmen tık yoktu. Aksine her seslenmem de gitmemden korkar gibi daha da sıkı sarılmıştı. -Selimmm, aşkım, canım benim hadi bırak beni. Bak açlıktan öleceğim.... SELİMMMM. -Hı. -Bıraksana beni. Nefes alamıyorum. Birşey demeden kollarını çekmiş, arkasını dönerek uyumaya devam etmişti. Fırsat bu fırsat diyerek ayaklanarak odadan çıktım. Lavaboya geçerek saçımı toplayıp, elimi yüzümü yıkayarak alt kata indim. Saat on ikiye geliyordu. Açlıktan bayılacaktım resmen. Hızlıca mutfağa geçerek çay suyu koydum. Bir yandan da kahvaltıyı hazırlamaya koyuldum. Haşlanması için ocağın üstüne yumurta koyarak kahvaltılıkları masaya yerleştirdim. Son olarak demlenen çayı da masaya koyarak üst kata çıktım. Selim hâlâ bıraktığım gibi yatıyordu. Kenardaki boşluğa oturarak ellerimi saçlarının içine koydum. Yavaş yavaş yumuşacık saçları ile oynadım. -Selimmmm. Birtanem. Uyanma vakti. Birkaç defa daha seslenmem sonucu Selim nihayet uyanmıştı. O lavaboya geçerken ben de yatağı toplayıp odadan çıktım. Selim de o sırada banyodan çıkmıştı. Açtığı kolunun altına girdim hemen. Beraber aşağıya inerek masaya geçmiştik. .... İki gün çok güzel geçmişti. Başbaşa kısa bir tatil bize iyi gelmişti. Selim' in de dediği gibi bu ev bize her zaman iyi gelmişti. Haklı çıkmıştı, bu ev yine bize iyi gelmişti. Buraya geldiğimizde dış dünyayı unutup sadece ikimiz kalıyorduk. 1 AY SONRA -Yine negatif. Bu ay da olmadı. Gözümden düşen yaşı silerek elimdeki tek çizgi yazılı testi çöpe attım. Resmen günübirlik test yapıyordum. Biliyordum bu yaptığım delilikti ama kendimi geri alamıyordum. Elimi yüzümü yıkayarak aynadan kendime baktım. Biraz toparladıktan sonra odaya geçtim. Selim yatak da oturmuş telefonu ile uğraşıyordu. Daha doğrusu bakıyordu ama aklı orada değil gibiydi. Beni fark etmiş olacak ki telefonu kapatıp kenardaki komodinin üstüne bıraktı . Lambayı kapatıp hemen yatağa geçtim. Selim' in açtığı kolunun altına girerek gözlerimi kapattım. Selim üstümüzü örtmüştü. -İyi geceler güzelim. -Sana da canım benim. Boşta kalan eli ile saçlarımı okşamaya başlayınca iyice mayışmıştım. Uykunun kollarına kendimi bırakmadan önce Selim' in sesini duymuştum. -Beni affet canımıniçi. Yine benim yüzümden yine ağladın. Bir umut mutlu olursun sandım ama yine benim yüzümden ağlıyorsun. Yine bencillik ediyorum değil mi boncuk gözlü? Seninle evlenirken de bencildim, şimdi de bencilim . Seni hiç hak etmiyorum. Sen herşeyin en iyisini hak ederken ben her zaman ki gibi bencilliğimi konuşturdum. Sanırım seni hiç bir zaman mutlu edemeyeceğim. **Evet bu konu da hem fikiriz. Sen bencilsin. Herşeye her zaman kendi açından bakan bencil herifin tekisin. Korkaksın. Her şeyi kendi içinde yaşayıp bana tek bir kelime söyleyemecek kadar korkak birisisin. Korkaklığının bedelini şu an içinde olduğumuz durum ile ödüyorsun. Sanırım bir ömür boyu da ödeyeceksin. ** 💫💫💫
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE