Gözlerimi açtım. Her şey sessizdi. Karanlıkta bir an için kaybolmuş gibi hissettim. Ama bu kez, her şey daha netti. Bir zamanlar yitip giden, unutulan her şey birer birer yerine oturuyordu. Zihnimdeki boşluk yavaşça dolarken Karan’ın sözleri yankılandı: “Zaman, senin içindeydi.” Ama zaman neydi? Hangi zaman? Geçmiş mi, gelecek mi? Bu sorular kafamda dönerken bir adım attım. Zemin ayaklarımın altında usulca kayıyordu, ama ben hâlâ bir yolculuktaydım. Karan, bana doğru ilerledi. Gözlerinde korku yoktu, sadece sarsılmaz bir kararlılık… Sanki son bir umudu içinde barındıran bir tür teslimiyet gibiydi. “Yavaş ol,” dedi. “Henüz her şeyin farkında değilsin. Geçmişin seni içine çekebilir.” Geçmişin beni içine çekmesi… Bu kelimeler zihnime kazındı. Ben kimdim? Ne yapıyordum? Karan’ı hatırlıy

