Bölüm: Zamanın Sınırları Gözlerimi açtığımda, tekrar karanlık bir boşluğun içinde buldum kendimi. Ama bu kez, etrafımda yalnızca siyah bir hiçlik yoktu. Her şey, silik, ama belirgin bir şekilde şekil almıştı. Sanki zihnimdeki bütün hatıralar, ellerimin arasına sıkışmış ve bükülerek bir araya gelmişti. Zaman kaybolmuştu, ama onun izleri hâlâ buradaydı. Karan, birkaç adım geride durmuş, bana doğru bakıyordu. Gözleri hâlâ bir boşluk gibi görünüyordu, ama bu kez o boşluk bana yabancı gelmiyordu. Sanki onun gözlerinde kaybolan bir şey vardı ve o şeyin ne olduğunu biliyordum. “Her şeyin bir bedeli vardır,” dedi, sesi net ve kararlıydı. Söyledikleri zihnimde yankılandı, sanki kelimeleri yalnızca işitmekle kalmıyor, iliklerime kadar hissediyordum. Bedel… Zamanın kaybolmuşluğu, kaybolan her şey

