Kız ise; hala bana üzgün gözlerle bakmaktaydı. Doktor durumu anlamış olacak ki, ''Hastamız bir hayli yoruldu, dinlenmesi gerek. '' dedi. Yiğit'le kız da başını tamam anlamında salladılar. Ardından da, kapıyı yavaşça kapatmadan önce, Yiğit'in gözleri beni buldu.  Bu gözler bana hiç de yabancı gelmiyordu. Sanki uzun yıllardır tanıyormuşum gibi.. Bir tek onu hatırlıyordum...Hemşire de, beni yavaşça yatağa yatırmış, rahat uyumam için ilaç vermişti. Uyku bütün bedenimi ele geçirdiğinde, kendimi biraz olsun huzurlu hissediyordum. Saat gece yarısı olduğunda kapım yavaşça açıldı. İlacın etkisiyle gözlerimi açmakta zorlansam da, gelen kişinin yiğit olduğunu anlamıştım.Kokusu bütün ciğerlerime dolmuştu. Bu, kokuyu bile özlemiştim. Yiğit'in eli yavaşça saçlarıma dokundu. Usul usul saçlarımı

