Ateş Vadisi, Feyre-Boon Krallığı’nı çepeçevre saran, kızılçam ağaçlarının ve çarpık duran bazı çıplak ağaçların tutunduğu büyük bir vadiydi. Bölge, savrulup giden ölü yapraklarla seriliydi ve göz alabildiğine kırmızı toprakla örtülüydü. Zaman zaman görülen koca çalıların yüzeyi bile kırmızı tonlarda parıldamaktaydı. Vadinin belli bölgelerine kurulmuş küçük köyler, ana yolun etrafında bir şerit gibi uzanarak krallığın kalbine, yani Feyre-Boon’a doğru yükseliyordu. Feyre-Boon ise doğusunda sönmüş bir yanardağ olan Byotna’nın eteklerinde kurulmuş, kara surları kızıl alevlerle çevrili devasa bir kale görünümündeydi. Kalenin sağında ve solunda, mızrak ucu gibi ileriye doğru uzanan koca kayalıklar vardı. Kayalıkların ortasında parlayan alevler ise, buranın millerce uzaktan fark edilmesinde ve b

