18

2615 Kelimeler

Yolculuğun çoğunu küçücük bir varlığın fotoğrafına bakarak geçirdim. Camın arkasından çekilmiş, tam olarak yüzünün bile görünemediği fotoğrafta minik yeğenimin iki tutamlık kırmızı saçlı kafasını fark edebiliyordum. Onu annesinin yanına götürdüklerinde birkaç dakika görmek dışında bir şey yapamamıştım. Hediyesini bile teslim edemediğim lokmalık Alâ’yı bir daha ne zaman kanlı canlı göreceğim hakkında fikir sahibi de değilim üstelik. Benimle havalimanına gelmek isteyen aileme muhteşem bir sürpriz yapılmıştı. Bu sebeple Alâ Karaca’ya anlayamayacağı ölçüde minnettarım. Onların gelmemesi için ne bahane bulacağımı asla bilmiyordum. Hastane ani doğumla cümbüşe dönünce ve annemle babam da nihayet teşrif ettiklerinde Toprak’ın beni bırakacağını söylemiştim hızlıca. Hepsiyle o kadar apar topar veda

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE