Bir kayık akıntıyla yanaştı, sazlar titreyerek hışırdadı, su çağlayıp şırıldadı; rüzgâr ıslık çalarak eserken. Uç kısmı simsiyah olan yat denizin ortasında ilerleyerek bana doğru yaklaşıyor. İskelede beklerken yüzümde tuhaf fakat her yanından heyecan fışkıran bir tebessüm var. Bu yatın bana ilk kez yaklaştığı zamanı hatırlıyorum. Ali Kemal’in bana nasıl geldiğini, yatın üst katına çıkışımızı, orada bizi bir nikâh memurunun beklemesini, Seza’yla Yekta’yı yan yana ilk görüşümü dünmüş gibi hatırlıyorum. Hatırlamak bana iyi gelen bir şeye dönüşüyor. On altı yaşımdaki halime bile kocaman gülüşler bahşedecek vaziyete geldiğimi, ellerimle tuttuğum ne varsa kıymetini bildiğimi, her daim parmak uçlarımda yürümek yerine topuklarımın üzerine bastığımı fark ediyorum. Farkındalık içimde büyüyor, onu
Ücret ödemeden günlük olarak güncellenen sayısız kitap ve hikayeyi okumak için QR kodunu tara ve hemen indir


