bc

KAR TANESİ +18

book_age18+
870
TAKİP ET
8.1K
OKU
dark
family
HE
forced
opposites attract
friends to lovers
arranged marriage
neighbor
drama
sweet
bxg
kicking
city
mythology
small town
another world
childhood crush
secrets
love at the first sight
addiction
teacher
seductive
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

Albino hastası olan Yağmur Teksöz, babası yüzünden Bulut Sarer ile evlendirilir. Ama Bulut’un geçmişten gelen sırları vardır. Birbirlerine aşık olacaklar mıdır yoksa korkunç bir son onları mı bekler?

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
1. İKİ YABANCI
"Yağmur!" Annemin sesini duyduğumda hemen cevap verdim. "Efendim anne!" "Kızım gel Hafize ablanın çocuğunu okula bırakıver." Hafize ablanın çocuğunu sevmezdim çünkü çok yaramazdı ve her onu okula bıraktığımda başıma işler açardı. Bıkkınca iç çekip "Tamam!" diye seslendim. Odamdaki aynanın karşısında kendimi son bir kez süzdüm. Çok belli olmasa da bluzun altından sırıtan yağlı bir göbek ve şişkin bir vücut beni selamlıyordu yine. Albino hastası olmam da cabası... Hastalığım aklıma geldiği gibi düşünmemeye çalıştım. Gözlerimi umutsuzca kapatıp açtım ve oflayarak odamdan salona ilerledim. "Yağmur abla hadi hadi hadi!" diye salonun ortasında zıplayan Derya'ya somurtup anneme döndüm. Annem kulağıma "İşimiz düştüğünde yardımcı oluyorlar sen de biraz idare ediver işte." diye fısıldadı. Derin bir soluk aldım ve "Gidelim." dedim Derya'ya kaş göz işareti yapıp. Beş dakika sonra yola koyulmuştuk ve okula varmamıza az kalmıştı. Çünkü kasabamız çok küçüktü ve okul da bizim eve çok yakındı. Derya yolda hiç susmamıştı ve öğretmeninin çok yakışıklı olduğundan bahsetmişti. Daha dördüncü sınıfa gitmesine rağmen erkeklere neden bu kadar ilgi gösteriyordu anlamıyordum. Okula vardığımızda Derya'yı okul kapısının önünde bıraktım çünkü içeriye veli almıyorlardı. Tam Derya'ya 'iyi dersler' dediğim sırada onu gördüm. Bulut Sarer... Okul merdivenlerinden aşağı yavaşça iniyordu. Beyaz gömleğinin altına giydiği kot pantolonuyla çok şık görünüyordu. Bulut Sarer'in beni sevdiğine dair dedikodular vardı ve kasaba ufak olduğu için dedikodular çabuk yayılırdı. Bu söylentiler ailemin kulağına da gitmişti tabii ki. Ama bana bu konu hakkında hiçbir şey söylememişler, adını bile geçirmemişlerdi. Bense sadece gülüp geçiyordum. Derya'ya son kez el salladım ve tam arkamı dönerken sırtımda bir serinlik hissettim. Arkamı döndüğümdeyse şiddetli bir şekilde tanımlayamadığım bir şeyle çarpıştım. Sarsıntının etkisiyle dengemi kaybedip yere düştüm ve kafamı demir tellere çarptım. Derya'ya el sallamadan önce iki çocuğun buraya doğru koştuğunu görmüştüm fakat bana çarpacaklarını hiç düşünmemiştim. Gözlerimi araladım ve etrafı algılamaya çalıştım. Başımda şiddetli bir ağrı vardı ve kafamı kaldıramıyordum. Yerde gözlerimi kapatmış bir şekilde acıyla inlerken birden erkek parfümü kokmaya başladı ve bu koku daha da fazla ağrı verdi. Gözlerimi araladığımda Bulut Sarer'in üzerime eğilmiş olduğunu ve bana endişeli gözlerle baktığını gördüm. "Yağmur..." diye tek nefeste soludu. Elini yavaşça alnıma uzattı ve parmaklarının kan olduğunu gördü. Ben de gördüm. "Kalkmama yardım eder misin?" diye sakince sorduğumda bir saniye içinde beni kucağına aldı ve hızlı adımlarla okula ilerlemeye başladı. "Ne yapıyorsun?" diye kızgınca inlediğimde toplanan kalabalığa mı şaşırayım, başımın ağrısına mı üzüleyim yoksa Bulut Sarer'e mi kızayım bilmiyordum. Beni öğretmenler odasına getirdi ve ikili koltuğun üzerine nazikçe bıraktı. Beyaz gömleği kan olmuştu. Kendimden çok utandım ve benim gibi bir insanı nasıl taşıyabildiğine hayret ettim. "Gömleğin... Kirlenmiş..." diye hafifçe söylendiğimde çatık olan kaşlarını daha da çattı ve "Gömlek umrumda bile değil. Sen hiç iyi görünmüyorsun." dedi. "Bulut... Bulut Bey... Ben... Eve... Gidebilirim..." nefes nefese konuşuyordum çünkü canım çok yanıyordu. "Şimdi uslu bir çocuk ol ve arkana yaslan." diye kızgın bir sesle konuşunca sesimi kestim ve gözlerimi sımsıkı kapattım. Birkaç dakika sonra Bulut Sarer yanıma geldi ve gözlerimi araladım. Elinde batikon, pamuk ve yara bandı vardı. Batikonu pamuğa döktükten sonra alnıma bastırdı ve o an öyle bir yandı ki kanayan yer refleksle Bulut Sarer'in elini tutmak zorunda kaldım. Bana sakin olmamı söyleyen bakışlarla baktı ve elimi elinden çektim. "Gözlerini kapat ve sadece sakin ol." diye rahatlatıcı bir şekilde fısıldadı ve pamuğu tekrar bastırdı. Acıyla inlerken önce koltukta kıpırdandığını hissettim sonra da alnıma yara bandını yapıştırdığını. "Tamam, işin bitti. Artık gözlerini açabilirsin." Dediğini yaptım ve yeşil gözlerine teşekkür ederek baktım. Yavaşça koltuktan kalkarken beni belimden destekledi ve kapıya kadar eşlik etti. Odadan çıkmadan önce aynada kendi yüzüme son bir kez daha baktım. Bulut Sarer arkamda durmuş saçlarımı inceliyordu. Küt kesilmiş ve rengi bir değişik olan saçlarımı. Kan, beyaz yüzümle öyle bi tezatlık oluşturmuştu ki kendimden ilk defa korktum. Odadan Bulut Sarer'in yüzüne bakmadan, bakamadan, çıktım ve mırıldanarak teşekkür ettim. Başıma ceketimin kapüşonunu geçirmiş bir şekilde hızlı adımlarla okuldan ayrılırken aklımdan tek bir düşünce geçiyordu: Bu adamdan nefret ediyordum.

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
589.0K
bc

MENZİL 🧭🧭🧭

read
4.8K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
101.8K
bc

ÖTEKİNİ SEVMEK

read
1.8K
bc

AŞKLA BERDEL

read
96.3K
bc

EFSUN: AĞANIN GELİNİ

read
81.2K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
63.3K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook