5.YENİ AİLE
DEFNE
Konağa gelipte herkesle tanışınca,ardından bana kalacağım odayı göstermişlerdi.Hemen yanında da Alparslan'ın odası vardı.Karşısında da Davut ağanın odası vardı.Sonradan öğrendimki;Bu kat tamamen ona aitti.Alparslan'ın odasında tek kişilik bir yatak ve tekli bir koltukta vardı.Daha yenidoğan olduğu için,çoğuncası orda emzirirken uyuya kalırım diye yatmam için düşünülmüş.Yada annesi Serpil hanım,bebeğini rahat emzirebilmek için böyle tasarlamıştı belkide Davut ağa.
Bu ayrıntıyı çok düşünmeme gerek yoktu.Sonuçta sonsuza kadar kalacak değildim burda.
******
40 günü devirmiştim bile.Alparslan çok yormuyordu beni.Geceleri hep onun yanında kalıyordum.Sürekli kaldırmasada beni,onun kokusu olmadan uyuyamıyordum.Bazen o uyurken saatlerce onu izliyordum.Kendi bebeğimi kaybettiğimden,ona bir şey olacak diye aklım çıkıyordu.Temmuza yeni girmiştik.Bu gün 40 banyosu yapacaktım.Tabi Alparslan'ı, babannesine ben de yardım ederek, beraber yıkamıştık.Kırklamıştık süt oğlumu.Zerrin hanım ile bu sürede baya yakınlaşmıştık.Kadın ölen gelininin vicdan azabını yaşıyordu.Belki dominant ve baskıcı olmasaydım bana kendini yakın hisseder ve hastalığını söylerdi, diye düşünüyordu.Ona ecel saatinin değişmeyeceğini söylediğimde,benden özür dilemişti.Çünkü ben aynı gün içinde hem eşimi hem oğlumu kaybetmiştim.Bana imrendiğini söylemişti.Daha 19'una yeni gireceksin ama dirayetlisin demişti.Allah'tan geldik,Allah'a gidicez.Neyin isyanını yapacaktım ki.
Kabullenmiştim.Demek ki emanetlerimi daha çok sevdiğinden yanına almıştı Rabbim.Tabi olaylar tazeyken içim yanmıştı.Acısı farklı, hala kalbim sızlıyor.Ama ölenle ölünmüyor.Helede sana muhtaç bir can varsa..
Alparslan bana can olmuştu.
Alparslanı, banyodan sonra emzirince,rahatlamanın etkisiyle uyumuştu.Bende bu sürede onun odasındaki banyoya girmek istedim.Evde çalışanlar dışında kimse yoktu.Davut ağa kardeşi ve babası ile şirkete gitmişti.Elçin okul kaydı için gitmişti.Dilek ise arkadaşlarıyla buluşmaya ve Zerrin hanım komşusuna taziyeye gitmişti.Kimseyi yeteri kadar tanımadığımdan, Alparslan'ı yalnız bırakmak istemedim.Bu yüzden kendi odamdaki banyo yerine, onun odasındaki banyoyu kullandım.Tam banyoda kurulanmış ve giyinmiş ama başımda havlu sarılı bir şekilde çıkmıştım ki, kapı birden açıldı.
İçeriye Davut ağa girdi.Ama hemen arkasını döndü.
''Ben özür dilerim Defne.Senin burda olduğunu düşünmemiştim.Çalışanlar oğlumun banyodan sonra uyuduğunu söyleyince bir kontrol edeyim dedim.Toplantı iptal olduğundan eve erken geldim''dedi.
Saate baktıgımda 50 dakikadır banyoda olduğumu anladım.Baya kalmışım.Ama Alparslan o kadar rahatlamış ki, uyanmamıştı.
Ben ''Sorun değil.Bugün kırkımız çıktı diye bende, hazır o uyuyorken banyo yapayım dedim.Ama evde kimse olmadığından ve daha herkese tam güvenemediğimden, onu kimseye emanet edemedim.Uyanırsa diye burda banyo yaptım.Benim hatam'' dedim.Bir yandanda örtümü geçirdim başıma.O da önünü bana döndü, hazır olduğumu söyleyince bir adım atıp tam önümde durdu.Heybetliydi...Allah var yakışıklıydıda.Bir bakan bir daha bakardı.Ne diyordum ben, ayıp Defne ayıp.Allah sahibine bağışlasın.Evlenirdi yakında,,, daha gençti,,bekar kalacak değildi ya.Bananeyse.
Kafamı iki yana salladım.Bu düşüncelerden kurtulmak için.
''Defne, sakın benim çatım altındayken özür dileme.Sen oğlumun annesisin.İstediğin her şeyi yapmaya muktedirsin.Hakkın var.Dünyaları önüne sersem hakkını ödüyemem''dedi ve yanağımı okşadı.Ardından sanki ateşe dokunmuş gibi elini çekti ve hemen çıktı odadan.
Yapma be Davut, bana böyle davrandıkça size daha çok bağlanıyorum.İyi davranma bana.Öldü sandığım yüreğimi canlandırma....
DAVUT
Ben ne yapıyordum.Neden kapıyı çalmadan girmiştim ki.Hadi girdim neden yanağını okşamıştım ki.Elimde olmadan ona doğru çekiliyordum her seferinde.28 yaşında adamım ve ilk defa bu duyguları yaşıyorum.Ne lise yıllarımda, ne üniversite yıllarımda, ne de evliliğimde böyle duygular yaşamadım.Zaten ailem de bu yüzden evlen baskısı yaptılar.Yaşım geçti diyerek.Baktılar ki tam bir iş koliğim.Ne yapayım babam hep çalışırdı.Ondan daha iyi olup, onun emeklerini boşa çıkarmak istemedim.Daha da büyütmek istedim.Annem, hanım ağalık ile babam şirket ile kafayı bozunca, her ne kadar sevgi görsekte, şefkat başka bir şeydi.Ve bizim buralarda yumuşak olursan sözün dinlenmezdi.Ben de babamın yolundan gittim.Serpil ile evlendiğimde de daha çok saygı çerçevesindeydi ilişkimiz.Tabi şimdi vicdan azabı da çekiyordum.Ama Defne'yi hastanede gördüğüm o gün, sanki ona yardım edersem biraz olsun vicdanım rahatlar diye düşündüm.Üstelik Serpil'İn rahatsızlığının genetik olması ve erken teşhiste, küçükte olsa bir umut olsada,çoğuncası kurtuluş olmadığını ve ecel saatinin değişmeyeceğini öğrenince.Biraz olsun artık rahatlamıştım.Hatta Defne'yi eve getirdikten bir hafta sonra, rüyamda Serpil'i gördüm.
Koşup ayaklarına kapandım.Af diledim.Bana benim suçum olmadığını, huzurunun yerinde olduğunu söyledi.Helalleştik.Ve hayatımın dönüm noktası olacağı o sözleri söyledi.
'Defne'yi bırakma.Ondan başkası oğluma annelik yapamaz'dedi.
Uyandığımda ter içindeydim.Ama yüreğimde bir huzur vardı.
O günden sonra da ister istemez kendimi, Defne'ye bakarken ve ona çekilirken buluyordum.Nerdeyse aramızda 10 yaş vardı.Ama gönül ferman dinlemiyordu.
Tam da demin olanlar gibi.Aslında onun orda olduğunu tahmin ediyordum.Bilmediğimi sanıyordu ama gece oğlum uyusada saatlerce onu izliyordu.Kendi odası yan tarafta olsa da, yanında kalıyordu.Konaktaki hiç bir çalışandan yardım istemiyor her şeyiyle kendi ilgileniyordu.Annem bile sevmişti onu.Rüyamı ona da anlatmıştım.
O da ''Defne kızımı, bize Allah gönderdi.Ben kabulüm oğlum.İsterim ki, Defne gelinim olsun.Ama, o ne der bilemedim.Acısı daha taze'' demişti.
Annem her ne kadar başta yeniden evlenmem için ısrar etsede.Defne'nin o merhameti, oğlumu kendi oğlu gibi sahiplenmesi ve herkese saygılı davranışı ile kalpleri fethetmişti.Babam onun yaptığı kahveden başkasını içmiyordu.Annemin ilaçlarını takip ediyordu.Emrah'ın şakalarına tek gülen oydu.Elçin desen, sanki kız kardeş gibiydiler.Dilek bir soğuk yapıyordu.Ama ona bile hoşgörülüydü.Bana zaten saygı duyuyordu.
Ama ben artık bu 40 gün sonunda ona dokunmam ile niyetimi belli ettim mi yada anladı mı bir şeyler diye düşünüp durdum.O günden sonra da mesafemi korudum.Onu ürkütmek istemedim.
Ve böyle 3 ay geçti.Defne burda kalmaya başlayalı 4 ay olmuştu.Oğlumda 4 aylık olmuştu tabi.Ve dışardan bakan biri, Defne doğurdu sanırdı Alparslan'ı.
O derece güzel bakıyordu.Sanki kendi kanından ve canındandı.Oğlum da ona karşı öyleydi.Hala herkesle ilişkisi samimiydi.Ama bana karşı, gün geçtikçe daha da uzak kalıyordu.Ben onun iddet süresini beklemiştim.Onunla konuşmak içinde, bugün şirketten erken gelmiştim.Odamda kendimi hazırlıyordum konuşmak için..Annem misafirliğe gitmişti.Babam ve Emrah ise hala şirketteydiler.Elçinde okuldaydı.Burdaki üniversiteye gidiyordu.Dilek ise tatil boyunca burda kalıp,bana yanaşmaya çabalamıştı.Sonra öğrenmiştim derdini.Meğer benimle evlenmekmiş amacı.
Ama ben kalbimi çoktan bir çift ela göze kaptırmıştım.Ve Dilek'e o gözle hiç bakmamıştım.Söylediklerini duymamış olayım diyerek onu göndermiştim konaktan.Zaten tatil bitmişti.İstanbul'a okuluna dönmeliydi.
Düşüncelerimden, konağın kapısının alacaklı gibi çalmaya başlamasıyla çıktım..Kimdi bu densiz.Hemen aşşağı indim.Korumalardan biride tam bana doğru geliyordu.
''Ağam Kapıda bir kadın ve erkek var.Defne hanımın anne ve babası olduklarını söylüyorlar'' dedi.
Bende elimi salladım kapıyı aç manasında.
Kapıyı açıp içeri buyur etti onları.Bende ''Buyrun, hoş geldiniz sefa geldiniz inşallah ''dedim.
Babası öne çıkıp''Hoş bulduk ağam ama sefa gelmedik''dedi.Dertleri neydi bunların.Gerçi az çok tahmin ediyordum.
Dertleri çoğunlukla paraydı.Burda süt anneler ücret alırdı.Ve bu parayı genelde aileleri alırdı.
''Hele bir oturun,Bir soğuk ayran ikram edelim size.Tanışalım.İsminiz ne? kimlerdensiniz''dedim.
Adam''Ben Zeybekli köyünden Hamdi Taşan,bu da karım Hatun Taşan.Defne benim en büyük evladımdır.Gerisi küçüktür.Evdedir.4 tane daha evladım vardır.Zeybekli buraya çok uzaktır.Fakir aileyiz.Taşıtımız yok.Haberi yeni aldık.O da ölen damadımızın ailesi gelip söylemese zor duyardık.Köyde kimse doğru düzgün şehre inmez.Kendi kendine yeten insanlarız.Kızımın gelin gittiği köyde uzaktır.Bizde gelin çıkan kızın ardına düşülmez.Yeni ailesi kocası ve onun ailesidir.Amma duyduk ki, kocasıda bebeside ölmüş.Dul bir kadının 4 ay burda, bekar adamların olduğu evde, süt annelik yapsa dahi tek kalması uygun değildir.Bu yüzdende kızımızı almaya geldik ağam''dedi.
Ama ben çoktan öfkemin doruklarındaydım.Ne saçmalıyordu bu adam.Tamam uygun olmazdı nikahsız gençlerin bir arada kalması ama konakta yalnız değildik.
Defne de sese gelmişti.Merdivenlerden baka kalmıştı.Söyleceklerimi bu şekilde duymanı istemezdim Defne ama karşımdaki insanlarada seni vermem.Biliyordum bilerek bu kadar beklemişlerdi.İddet süresi dolsun ki kızlarını tekrar everebilsinler.Eğer hemen götürselerdi.Bir boğaz daha beslemek zorunda kalırlardı.Zaten bir boğaz eksilsin diye süt parası adı altında satmıyorlarmıydı kızlarını Zeybeklide.
''HAMDİ BEY SENİN AĞZINDAN ÇIKANI KULAĞIN DUYUYOR MU? KARŞINDA URFA'NIN İLERİ GELENLERİNDEN DAVUT SEYRAN VAR. BEKAR YADA DUL FARKETMEZ.BENİM ÇATIM ALTINDA KALAN BİR KADININ NAMUSUNA LAF ETTİRMEM.HELE Kİ DİYEN BABASI DAHİ OLSA BUNU SÖYLEMEYE HAKKI YOKTUR.DEDİĞİN GİBİ O EVDEN ÇIKMIŞTIR ARTIK.DEFNE BENİM HANEMİN İNSANIDIR.İLLA MİLLET NE DER DİYE DÜŞÜNÜYORSANIZDA!! BİLESİNİZKİ DEFNE BENİM HELALİM OLACAKTIR''dedim gür sesimle.
İçimdekileri sesli söylemek rahatlatmıştı beni.Göz ucuyla Defne'ye baktığımda elini ağzına kapatmış,merdiven korkuluğuna tutunuyordu.
Hamdi''Affet ağam bilmiyorduk.Biz Damadın ailesi başka şeyler söyleyince,Zeybekli küçük yer bilirsin çabuk duyulur böyle şeyler''dedi.
Kendi ağzıyla tuzağa düşüyordu.Daha demin yeni haber aldık dememişmiydi??Ne kurnaz insanlardı.
''ŞİMDİ GİDİN!! EN KISA ZAMANDA ÖNCE DİNİ SONRA RESMİ NİKAH KIYILACAK.BEN SÜT PARASI ADI ALTINDA KIZLARINIZI SATTIĞINIZI BİLİRİM.BEN DEFNE'Yİ MAL GİBİ SATIN ALMAM.O BENİM EŞİM OLACAKTIR.SİZE SADECE DİĞER ÇOCUKLARINIZINDA, SİZİN ELİNİZDE HEBA OLMASIN VE DEFNE'NİN YAŞADIKLARINI YAŞAMASIN DİYE DESTEK OLACAĞIM.ÇOCUKLARINIZI OKUTACAĞIM'' dememle adamda karısı da elime yapışıp öpmeye kalktı.Koca koca insanlara el öptürecek değildim.Teşekkür edip,kızlarıyla görüşmeden konaktan ayrıldılar.Dertleri resmen sadece paraydı.Ne kadar ucuzdu insan hayatı onlar için.
Arkamı döndüğümde Defne yoktu.Sanırım utanmıştı.Aslında ona sormadan böyle bir şey yaptığım için, kızmışta olabilirdi.Ama ailesinin gelmesi bana bu fikri vermişti.Hem onlara karşı savunmuş hemde emrivaki ile Defne'yi evliliğe razı etmiş olacaktım.Biliyordum bana karşı boş değildi.
Daha fazla kapılmamak için mesafesini korumaya çabalamıştı bunca zaman.
Ama geçmiş ola Defne.Ben bu hissi yaşamışım,yaşatanı bırakırmıyım.
Asla....
Sen merak etme yaralı ceylanım,,,,Sana derman olacağım sevgimle......Yeterki bana evet de.....