Maddeyi öğrendikten sadece yirmi iki dakika sonra Buse'nin attığı konuma ulaşabilmiştim. Bu maddeye pek sıcak baktığım söylenemezdi, hatta her an kaçıp gidebilirdim. Saçmaydı, tamamen onlara alay konusu olacağım bir maddeydi ve bunu bilerek yapıyorlardı. Benimle alay etmek için kendilerine madde uyduruyorlardı, en çok da buna sinir oluyordum. Onları ilk gördüğüm anda ellerimin arasına alıp kafalarını bir zombi gibi koparacaktım.
Bir kumsaldaydım ve hava cehennem ateşinden farksızdı. Ayağımda sandaletler olmasına rağmen sanki kızgın kumun üzerinde çıplak ayakla yürüyormuşum gibi hissediyordum. Kumsal epey kalabalıktı, bir kısmı plaj olarak kullanılıyordu. Bir tarafta ise geldiğim yarışma için ayrılmış bir alan vardı. Uzun masalar yan yana dizilmişlerdi, kendi aralarında bir kare oluşturmuşlardı. Etrafta seyirciler için ayrılmış alanlar vardı, şimdiden kalabalıktı.
Yarışma alanına doğru ilerlediğimde sıra olduğunu gördüm. Yarışmaya katılacaklar adlarını yazdırıyorlardı ve numara alıyorlardı. Yarışma birden fazla kez yapılıyordu, bu yüzden onlarca yarışmacı vardı.
Sırada beklerken etrafı süzüyordum ki ödülün miktarının yazdığı bir tabela dikkatimi çekti. Beş yüz dolar veriyorlardı, gözlerimin şu an dolar gibi parladığına yemin edebilirdim. Bu yarışma şimdi daha zevkli bir hal almıştı işte. Para nerede ben oradayım.
Adımı yazdırmayı başardığımda ve yarışmacıların numaraları karıştırıldığında şans benden yana olsa gerek ilk yarışmacılardan biri ben oldum. Yumruğumu zafer edasıyla havada sallayıp yarış alanına girdiğimde gülümsemem soldu. Benim dışımda bütün yarışmacılar erkekti. Bir dondurma yarışmasındaydım. İzbandut gibi adamlarla yarışacaktım ve işin ucunda beş yüz dolar vardı. Buradan öncelikle bana bu maddeyi yazan arkadaşlarıma küfürlerimi iletiyor, hemen ardından teşekkürlerimi sunuyordum. Yine de bu onları öldürmeyeceğim anlamına gelmiyordu!
Şimdi yarışmayı kazanmanın, maddeyi tamamlamanın zamanı gelmişti. Bu dondurma yarışından galip olarak ayrılacaktım ve bana bu maddeyi zorunlu kılan şerefsiz arkadaşlarıma her türlü maddeyi aşabileceğimi kanıtlayacaktım.
Ne demişler?
Madde yolunda her şey mübah!