Azad'ın İzinde, İhanetin Kokusu

430 Kelimeler
Şahinler timi, barikatı aşmanın verdiği kısa süreli nefesin ardından, mağaranın labirent gibi koridorlarında ilerlemeye devam etti. Yüzbaşı Demir'in liderliğinde, her adımda daha dikkatli ve tetikte hareket ediyorlardı. Azad'ın ana karargahının nerede olduğuna dair kesin bir bilgi yoktu, bu da operasyonu daha da riskli hale getiriyordu. "Termal kameralarda ileride bir hareketlilik seziliyor. Birden fazla ısı kaynağı," diye bilgi verdi Emre, elindeki cihazı dikkatle incelerken. "Büyük bir odaya yaklaşıyoruz gibi." Demir, timini yavaşlattı. "Hazır olun. Azad orada olabilir." Sessizce ilerleyerek, geniş bir odaya açılan bir geçidin önüne geldiler. Odanın içinden gelen hafif bir konuşma sesi duyuluyordu. Demir, dikkatlice köşeyi gözetledi. Oda, basit bir karargah gibi düzenlenmişti. Birkaç masa, telsiz cihazları ve haritalar göze çarpıyordu. Odanın ortasında, heybetli bir figür, haritaların üzerinde eğilmiş, bir şeyler anlatıyordu. Bu, istihbarat raporlarındaki eşkale uyan Azad olmalıydı. Yanında birkaç silahlı terörist de dikkatle onu dinliyordu. Azad'ın yakalanması için doğru an yaklaşıyordu. "Plan şu," diye fısıldadı Demir, tim üyelerine dönerek. "Ali, sen kritik noktaları gözetle. Emre, iletişimi kesmeye devam et. Serkan ve Ayşe ile birlikte odaya ani bir baskın yapacağız. Önceliğimiz Azad'ı sağ olarak ele geçirmek." Derin bir nefes alan Demir, Serkan ve Ayşe'ye işaret verdi. Aynı anda, sessizce odaya sızdılar. Azad ve yanındaki teröristler, ani baskın karşısında şaşkına döndüler. "Teslim olun! Türk Silahlı Kuvvetleri!" diye haykırdı Demir, silahını Azad'a doğrultarak. Azad, kısa bir anlık şaşkınlığın ardından, alaycı bir şekilde gülümsedi. "Demek sonunda geldiniz, Türkler. Ama bu kadar kolay olmayacak." Azad'ın bu sözlerinin ardından, odanın farklı köşelerinden silahlar ateşlenmeye başladı. Şahinler timi, ani bir çatışmanın ortasında kalmıştı. Ali, yüksek bir noktadan keskin nişancı ateşiyle teröristleri etkisiz hale getirmeye çalışırken, Serkan ve Ayşe, Demir'in etrafında bir savunma çemberi oluşturmuşlardı. Çatışma şiddetlenirken, Azad, arkasındaki bir kapıya doğru kaçmaya çalıştı. Demir, onu durdurmak için hamle yaptı ama bir terörist araya girerek Demir'i engelledi. Kısa bir boğuşmanın ardından Demir, teröristi etkisiz hale getirdiğinde, Azad çoktan kapıdan içeri girmişti. "Peşinden!" diye emretti Demir, diğer tim üyelerine. Azad'ın girdiği kapı, karanlık ve dar bir tünele açılıyordu. Şahinler timi, Azad'ın izini sürerek tünele girdi. Tünel, mağaranın derinliklerine doğru kıvrılıyor, ilerlemeyi zorlaştırıyordu. Tam bu sırada, telsizden Emre'nin endişeli sesi duyuldu. "Yüzbaşı! Komuta merkezinden bir mesaj geldi. Operasyonla ilgili sızdırılmış bilgiler olabilir. Teröristler, hareketlerimizden önceden haberdar gibi görünüyorlar." Demir'in kaşları çatıldı. İhanet şüphesi, operasyonun başarısını tehlikeye atabilirdi. "Bu nasıl olur? Kim bilgi sızdırmış olabilir?" "Henüz net bir bilgi yok, Yüzbaşı. Ama dikkatli olmamız gerekiyor. Tuzaklarla karşılaşabiliriz," diye yanıtladı Emre. Demir'in zihni karmaşıktı. Hem Azad'ı yakalamak hem de olası bir ihanetin izini sürmek zorundaydılar. Mağaranın karanlık dehlizlerinde, sadece teröristlerle değil, aynı zamanda ihanetin kokusuyla da mücadele ediyorlardı. Azad'ın izini sürerken, kimin dost kimin düşman olduğunu kestirmek giderek zorlaşıyordu.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE