"Ölüm, umudun kıyısında müziksiz dans..." Yüreğimi armağan ediyordum. Yüreğimi göklere salıyordum. Yüreğimi azad ediyordum... Benim olan her şeyden vazgeçiyordum işte. Umutlarımdan, unutamadıklarımdan, anılarımdan, anılarımda yaşayan insanlardan. Böyle böyle ölüyor, böyle böyle siliniyordum 'hayat' deden kitaptan... Devam ediyordum işte. Sonunda bu oyunun kaybeden tarafı olduğumu bile bile oynamaya devam ediyordum. Yüreğim, nefesim gibi titreyen ellerimi kaldırıp omuzlarına koyduğumda geri çekilmişti. Eldivenlerden dolayı tenini hissedemeyişim canımı sıksa bile kahverengi gözlerini görmek tüm sorunları silip atıyordu kafamdan. "Filmlerde bu sahneye hep küfür ederim Yiğit." dediğimde yüzünde ufak bir tebessüm oluştu. "Şimdi sırası değil gerizekalılar, kaçsanıza!" diyerek de kendimi

