"Hakkını arayan herkes 'nankör' olurmuş? Nankör, diyenler ise hak sahibi..." Silahımı sıkıca tutup etrafa baktım. Lui'nin arkasından sürünerek küçük duvar kısma geldiğimizde Lui elini kaldırıp beni durdu. "Be careful, camera is there."(dikkatli ol, kamera orada." diyerek işaret ettiği kamera ile gülümseyerek gözlerine baktım. "Don't think about it. You know, I'm already hacked." (Bunu düşünme. Biliyorsun, zaten hackledim.) dediğimde gülümseyerek gözlerime baktı. Hızlıca ayağa kalkıp beton duvarlara geldiğimizde ellerini açtı ve basmam için önümde diz çöktü. Silahımı belime koydum. Avcu içine basıp yukarı uzandım. Beton zemine sıkıca tutunan parmaklarımdan hemen sonra Lui ayağa kalkmış ve beni yukarı doğru ittirmişti. Nefesimi tutup kendimi zorla yukarı çektim ve duvarın üstüne

