Jeremy Kargısan; Islık çalarak şirket kapısından girdim ve tanıdığım insanlara baş selamı verip asansöre bindim. Asansörde çalan jazz müziğe uygun bir şekilde ıslık çalmaya devam ederken kapılar açıldı. Odamın olduğu kata çıktığımda hızla adımlarla Uzay'ın odasına girdim. Odada Uzay'ın arkadaşı Rüya vardı. Geçen hafta Uzay'la öğle yemeğine çıktığımızda peşimizden gelmiş ve bizi yalnız bırakmamıştı. "Jeremy bey kapıyı niye çalmıyorsunuz?" Uzay koluyla dürttüğünde "Burası bir şirket. Ağır olmalısınız biraz. Hem saat kaç oldu sizin haberiniz var mı? Öğlene geliyor. Bu ne rahatlık? Bu ne laubalilik? Biraz ciddiyet!" Uzay tekrar dürttüğünde "Olmaz böyle şey. Bak bu da burada dürtüyor. Bu ne ya?" Gülerek Uzay'ın yanına gidip sarıldım. Uzay'da kollarını boynuma sardı. "Günaydın." "Günaydın. Nası

