Uzay Heykelci; İstanbul'a dönmek için havaalanına gittiğimizde Jeremy'nin arkadaşlarından birkaçı bizi yolcu etmek için havaalanına gelmişti. Bir hafta boyunca birlikte New York'u gezip eğlenmiştik. Bazen arkadaşları ile birlikte gece gezmiş ve içmişlerdi. Ben içmiyordum. Liam Jeremy'in Ege'den sonra en yakın arkadaşlarından biriydi ve oldukça yakışıklı ve iyi kalpliydi. Yemekleri de oldukça lezzetliydi. Ona elimi uzattım. Ama o bana sarıldı. "I will miss your meals." Yemeklerini özleyeceğim. "I do it when you want." İstediğin zaman yaparım. Jeremy beni kendisine çekti. "See you, brother!" Görüşürüz, kardeşim. "Goodbye, brother!" Güle güle kardeşim. Gülerek diğer arkadaşlarıyla vedalaştım. Anons yapıldığında el sallayarak uçağa ilerledik. Kıskanmıştı ve öncekilerin aksine bu oldukça hoşum

