Uzay Heykelci; Uzun bir araba yolculuğundan sonra Jeremy'in doğum gününü kutladığımız kumsala geldiğimizde park edip indim. Peşimden gelip yanımda yürümeye başladığında arabada olduğu gibi yüzüme baktı. Ben ise kafamı ona çevirmedim. Geçen geldiğimizde oturduğumuz hemen kurumuş ağacın yanına yattım. Üzerimin kum olması umurumda değildi. Yanıma yattığında kollarımız birbirine değiyordu. Üzerimdeki elbiseyi çekiştirdim. Artık konuşmaya başlaması gerektiğini anlamış olacak ki doğruldu. "Uzay... Bak ben nereden başlayacağımı bilmiyorum. Tamam sana bugün biraz sert, hatta baya sert çıktığımın farkındayım. Özür dilemeyeceğim. Bu sefer ikimizde haksızız. İkimiz de birbirimizin damarına damarına bastık... Evet, kabul. Bebek istemiyorum. Hem de hiç istemiyorum. Hatta nefret ediyorum. Ama bunun biz

