"Şimdi siz nesiniz?" "Vampir." "Lâl?" "Dora?" "Ya of!" diye isyan etti ayağını yere vurarak. "Delirtmesene." "Delirme yahu sen de." "E cevap ver sen de bana." "Adin'e sorsana." dedim onu kışkırtırcasına. "Yaaa. Zaten sinirli bana. Dokuz parçaya ayırsın değil mi?" "Neden dokuz?" diyerek elimi çeneme koydum. Aynı benim gibi yapıp masanın üzerindeki yüzünü benimkine yaklaştırdı. "Kişisel tercih diyelim." Ben kahkaha atınca gözlerini bana dikti. "Artık bir cevap alacak mıyım?" "Söyleyecek bir şeyim yok ki." "Nasıl?" "Yani oturup biz şuyuz eyvallah dayıoglu diyerek el sıkışmadık henüz." "Romantizm anlayışının beni bi tık dehşete düşürdüğünü söylemem gerek." dedi gülerek. "Sizde durumlar ne?" "Ha. Yok ya. Ben takılıyorum öyle." Elini öylesine havada salladı. "Beni örnek alma se

