"Bunun niye ağzı kulaklarında?" "Bilmiyorum." Dora inanmamış bir şekilde bana baktığında sırıttım. "Ne?" "Çatlayacağım bir gün orta yerimden ama. Neden saklıyorsun ki benden? Arkadaşınım ben senin. Değil miyim yoksa?" "Şu senin kopardığın çiçekleri hatırlıyor musun? Solmamışlar." "Ha bir de konuyu değiştiriyoruz. Tamam ya. Anladım ben." "Dora. Canımın içi. Kaç yaşındasın bilmiyorum, ama benden büyük olduğun kesin. Biraz daha zeki de olman gerekmiyor mu?" "Of! Yine anlamadım." dediğinde kahkaha attım. "Dersten sonra seninle çiçekleri almaya gidelim. İkimiz." "Haaaaa..." dedi gülümseyerek. "Anladım." "Birazdan borazanla ilan verecektim zaten. Anla bi zahmet." dediğimde kahkaha attı. "Selam." Karşıma geçene baktım. "Beni unutma dediğim çocuktu. Bak sen... "Unutmadım." "Aferin." de

